Bu Blogda Ara

20080531

Final Diyalogları

Sınav zamanlarım yanında kaldığım arkadaşım ki adı X olsun ve ben adım S olsun,ve de diğerleri eşsiz diyolagları içinde barındırır.2 haftam aşağıdaki konuşmalarla geçicek.

X:Çalışmaya başlayalım mı?
S:Yooo
X:Sen de not var mıydı?
S:Yooo
X:O zaman not bakalım.H'yi arayıp not var mı diye sorsana
_Tam o ara H'den telefon gelir._
H:Nbr ortağaam sizde not var mı len?
S:Yooo
............................................................................................................
X:Akşama ne yiyeceğiz?
S:Çiftlik kebabı-pilav,kurufasulye-pilav,etliekmek,döner
X:Hepsini mi yiycez?
S:Yersin sen nolcak :)))
X:Ebeni...
............................................................................................................
_H arar:Not buldum lan sanayi durağına gelin.
X:Çok uzak lan kim gitcek oraya,yarın okulda bakarız.
S:Tamam
H:Eeee,geliyo musunuz?
S:Senin notuna ihtiyacımız yok tamam mı?
H:Sizin ben.......
S:Terbiyesiz
............................................................................................................
S:Abi zaten akşam bakamadık,yarın erken kalkalım bari,
X:4 saat need for speed oynamasan bakardık,bütün arabaları da polise gaptudun.
S:Bilgisayar hile yapıyo
X:Tamam arkadaşım,senin dünyan dönsün
............................................................................................................
S:Hani erken kalkacaktık.
X:Acele et,sınava yetişemeyecez.
S:Beklesinler
X:Ebeni.....
S:Sınav giriş belgen yanında mı?
X:Bi de o vardı de mi,önce danışmana gidelim o zaman,ya da salla ya
S:Tamam
............................................................................................................
Yolda
X:Şu ihtiyara yer verelim mi,belki dua eder.
S:Hayır,ne kadar çıkarcısın sen.
X:Büte gelmekten anam ağladı ama napıyım.
S:Çalış alla alla
X:Ebeni....
S:Arkadaşım ebemi rahat bırak
X:Tamam uzatma bak ihtiyarlar da oturdu.
............................................................................................................

DAYIMA...

Hiçbir şeyden korkmazdın.Korkmak için bile korkuyu öğrenmek gerekti ki sana kimse bunu öğretememişti.En afillisiydin memleketin.Kavga etmeyi senden öğrenmiştim.Niçin rakı içilmesini ve nasıl içilmesi gerektiğini de sen öğretmiştin bana.Senin kendi doğruların vardı.Kimseye kendi doğrusu bu kadar yakışmazdı.Haksızlık görüp de sustuğun olmadı hiç.Ben hiç o kadar cesur olamadım ama.Özentiden geçilmezdi memlekette;itinden,kopuğundan geçilmezdi.Şimdilerde delikanlı denilen şey bile bozardı seni.Başka bir adamdın sen.
Lösemisin dediklerinde,suratın asılmadı.Hastaneye yatman 45 gün sürdüğünde karalar bağlamadın.Benden almamı istedikleri ilacın ne işe yaradığını yine bana sorarlardı mesleğini sorsan utanmadan doktorum derlerdi.O kadar çok puşt görmüşdün ki,o puştlara aldırmadın bile. Uğruna bıçak yediğin adamlar,halini hatrını sormadı belki ama sen hiçbirine sövmedin.Önünde bir leğen, kan kusarken "Allahım niye ben" diye sormadın.Dua bile etmedin, ölümden de korkmadın.Hiç kaçtığını görmedim ki ben senin.
Zorla doktor yapmışsın gibi somurtup duran,bir egoya sahip olmak için tus sonucunu bekleyen, kızılayın yerini bilmeyen garibanları azarlayarak mutlu olan,o müsvettelerin seni öldürmesi 50 gün sürdü.

Bak bir sene olmuş işte.Ben seni bu kadar sevdiğimi bilmezdim ki dayı.Hem 40'ında ölmezdi ki insan.Devirdiğim şişenin bir kadehi illaki sensin ama, Ali Seven'ler,Kamuran Akkorlar,Esengül'ler sensin.Özledim dayı,çok özledim.

20080530

vatsyorcab

Bugün yarın gidicem sınavlara.18 yıldır ilim irfan peşinde,rampa düzlük demeden koşturdum ama hala sınavların işleyişini çözemedim.Şansımla alakalı galiba.Sarhoş sınava girip 87 alıyorsun,4 saat çalışıp(kişisel rekorum) 40 alıyosun.Bu alkole teşviktir hocam demek istiyosun diyemiyorsun.Öğrenci olarak son günlerim,neler yapsam diye düşünüyorum.Ama aklıma gelen herşey öğrenciliğin ameleliğiyle ilgili oluyor.Kampüsteki atm de sıra beklemek,yemekhane de yemek yiyip zehirlenmek vs. bu konuda hayal gücüm kıt maalesef.Önerilere açığım ama.
Bazen kendimi motive etmeye çalışıyorum.
"Bak bitermiş işte.Şimdi kpsssss'ye girip 80 alıcaksın.Kaymakamlık sınavına girip 90 alıcaksın.Emniyet senin hakkında temiz raporu vercek.(hiğiç zannetmiyorum ama:)Mülakata gireceksin.Sempatikliğinle ordan da geçiceksin.İnternetin olmadığı bir Anadolu köşesinde vatan aşkıyla görev yapıcaksın.Şansın varsa icraatın içinden ya da anadoludan görünüm programında ilkokula başlattığın kızları anlatırsın"
Ben kuğulu parka gitmezsem bank'a oturduktan 42sn. sonra mümtaz bir çift gelip,izinsiz oturup ilişkilerini tartışmazsa.Yaşayamam ki.
Şu kuğulu konusuna da açıklık getiriyim.2 sene evvel kuğuluya gittim,banka oturdum.Sonra yandaki banka 3 tane hatun geldi.Filolojik bilgilerime göre slav aksanıyla fransızca konuşuyorlardı.(o ne lan)Ben o ara bunların birine tutulmuşum,sonra farkettim.Kızdan gözümü alıp etrafıma baktığımda,parkın doğu yakasının bedava allı-ballı dağıtılıyomuş gibi hıncahınç dolu olduğunu gördüm.Kızlar da ilgiden bunalıp,kornetlerini bitirmeden basıp gittiler.
Kayferengi saçlı,kayferengi gözlü,benim güzel manolyamı bir daha göremedim efenim.O gün bugündür,bi umut giderim kuğuluya.Çaycıyla arkadaş olduk,neden bilmem bana başkan diyo hatta adımı verip 50 kuruşa çay içebilirsiniz.
Laf lafı açtı nerelere geldik.Velhasıl bir anket açıp fikirlerinizi bekliyorum.

20080529

Uyu demeye geldim

Jamie King

Saçlarını dağıtırsın,rüzgarlara bırakırsın...

Dişperisi

Yaklaşık 10 gün önce düşen dolgumu yastığımın altına koyup,dişperisine dileğimi söyledim. Kate Moss'un yolu Keçiörene düşsün ve aramızda ilk görüşte vıcık-vıcık,inişli çıkışlı bir aşk başlasın. O gün bugündür,tık yok.

Posa

Senden kurtulduğumu günde elli kez tekrar ediyorum.Bitiş değil,kurtuluş bu.Ama hala sana yazıyorum.Canımı yakan herşeyi,"sen" yaptım.Boşa giden emeklersin sen,yalan yere kurulan hayaller,yitip giden seneler,duyduğum yalanlar,sırtımdaki bıçaklar'sın sen.O yüzden,sadece sana yazmıyorum.Beni yıkan herşeye yazıyorum.Belki de adam gibi bitmediğindendir.Aslında veda edebilmek bile büyük şans.Yine de söylenecek son bir söz kalıyor işte.Hep bir son söz oluyor.
Sınırsız olan aşk mı,yoksa aptallık mı bilmiyorum.İnandığım onca yalan geliyor aklıma ama biliyorum ki ben onları duymadım bile.Ben bir bakışa inandım.Hepsi o.
O bir çift göz için,yandım.Yanmaktan mutlu olarak.Yanmayı bir halt sanarak.Gerçekten doğru söyleyeceğini bilsem.Bir kerecik bir sözü doğru söyleyebilsen.Sorardım sana.Eline ne geçti?diye. Gözümün önündeki buğuydun sen.Ben kendimi bulutların üzerindeyim sanıyordum.Sonra bitti büyü.Buğular gözyaşına,bulutlar uçurumlara dönüştü.Bir şarkı kaldı aklımda,çok sevdiğim ama artık dinlemekten kaçtığım.Bir de dörtlük;

Beni koyup giden,cefacı dilber,
Koyduğun yerlerde duramıyorum.
Beni de alsaydın n'olur beraber,
Sırrımı kimseye veremiyorum.

Merhametim gitti senle cancağızım.Artık,kimseye acımıyorum.Biten hiçbirşeyi uzatmıyorum. Artık sözlerim daha net,artık ufacık bir yara almamak için başkalarını öldürmeye razıyım.Bir bebeğe bakmakla,duvara bakmak aynı şey artık.Başkalarından duyuyorum,baharın geldiğini. Artık çiçek kokusu almıyorum.Biliyorum ki bir daha düşmem,ruhumu kimseye meze etmem. Kimselere yüreğimi açmam.Senden geriye bu kaldı,sabit bir bakış,bilenmiş bir yürek. Düzelir miyim bilmiyorum.Ama artık seni sevmiyorum.

20080528

Bulun bir yerden

gül$en-i hüsnüne kimler varıyor
kim ayağın öperek yalvarıyor
ah bağrımı şane gibi kim yarıyor
sevdiğim zülfünü kimler tarıyor

Müzeyyen Senar Sezen Aksu birlikte söylüyor.Şahane bir şarkı.Ben nasıl atlamışım bu eseri anlamadım.Sanırm paslandım.Bulun bir yerden dinleyin derim.Ama sadece 2 dk.
Not:Bir şeyin güzel olma ihtimali,süresiyle ters orantılıdır.

Menekşe Gözlerde Hiç Vefa Yokmuş


Kıskandığım Hemcinslerim

David Gandy

Gael Garcia Bernal


Billy Bob

Tamam ilk ikisi yakışıklı napalım ya diğer ördek ağızlı ballı adi herife ne demeli?

20080527

Hiçkimseye Yazılar




Ne güzel yine sinirliyim.Bloga yazmanın en iyi tarafı da bu zaten, okuyanların umursamaması. Bir sıkıntınız olduğunda en kötü ihtimalle birisine anlatırsınız.En çok umursayacak ve sizi yargılamayacak insanı seçersiniz.Bunun sonucunda iki ihtimal vardır ya hayatınızda böyle bir insan yoktur ya da derdinizi sandığınız kadar umursamaz.O yüzden buraya yazmak güzel.

Hayatım boyunca mazeret üretmekten kaçındım.Durmadan şanstan,kaderden,talihten bahseden zayıflıklarıyla sempati toplamaya çalışan,hayatı boyunca gördüğü ilgiyi yalnızca ağlamasıyla doğru orantılı olarak görmüş insanlardan uzak durmaya çalıştım.Önceki yazılarımı okudum biraz önce,(epeydir de düşünüyorum) o insanların aynısı olmuşum nerdeyse.Tiksindiğim,yok saydığım,kaçtığım o insanlar gibi.Böcek olmayı seçen,ezilmekten hoşlanan ve ezildiği için şikayet eden adamlardan bir farkım kalmamış.

Önceden önemli mevzuları hiç konuşmazdım ben,sessizce halletmeye çalışırdım.Herkes için dalgacı adamdım.Aslında sorun çıkması bile hoşuma giderdi.Beni durduracak birşeyin olmadığını bir kere daha ispatlamak aptalca bir haz verirdi bana.Şimdi mızmızlanıyorum.Kendime bahaneler uydurup kaçıyorum.Belki bu başıma gelenlerle ilgili.Belki değil öyle aslında.

Nasıl anlatsam acaba?En basit şekliyle terli terli soğuk su içip hastalanırsanız ve bir daha bunu yapmayıp tersiz tersiz ılık su içip yine hastalanırsanız.Önce ne olduğunuzu anlamazsınız.Ama olaylar durmadan bu şekilde gelişmeye başlarsa garip bir şekilde önce bir kadercilik sarar sonra da umursamazlık.Aldırmazsınız artık.Bana da olan buydu sanırım.

Dar kapı teoremi diye bir şey vardır.Olayları öyle bir ayarlarsınız ki insanlar sizin istediğiniz kapıdan farkında olmadan geçerler.Hayatımda böyle bir kurgu gibi yani bayan okurlar kusura bakmasın ama her durumda giren çıkan serhata gibi bir durum var ortada.(Oh be anlatabildim)
Fena halde sıkıldım bu durumdan.Olayları akışına bırakmanın hiçbir faydası olmuyor bana.

Ayılar bile kış uykusundan uyanırken 5 yıllık uyku yeter sanırım.Şu yarında bir geçsin bakalım bakalım...

Don't worry,be salak


*iki haftadır bir fincan kahve içmek istiyorum ve şu an önümde bi kova çay var.
*12 yıl,ağaran saçlar,düşülen karakollar ve hala ben suçluyum.Sıkı bir dayak yemek istiyor canım ama 1991'den beri koşmadım,son 6 yıldır da kimseyle kavga etmedim.Zor biraz
*Hani bazen hayat üstünüze üstünüze gelir.Ben de bazen yok,her zaman.
*Okuluna bir,bahtına iki,hayatına üç,şansına dört ve de şahsına beş...
*Ne zaman mutlu olucağım?"okul biticek,iş bulucağım,askere gideceğim,ses telleri yanmış olan bir kadınla evleneceğim,sonra bir gün sevgili eşim ıspanaktan nefret ettiğimi bile bile önüme ıspanak getirecek işte o gün mutlu olacağım ya da ben öyle sanıyorum.
*Allahım....Yeter ya.Gerçekten yeter.

O Anlar


girizgah;

efendim kaşıkçı elması elden ele dolaşırken traş edilmesi için dönemin en ünlü sarraflarından birine götürülür.Sarraf tut deyip,karşısındaki kalfasına elması fırlatır,adam et şunu der. dükkanda bulunan ve elmasın değerini bilen birisi ustaya sessizce sorar.Yahu sen bunun ne kadar kıymetli olduğunu bilmez misin?Usta güler:Senden iyi bilirim ben onun değerini bu yüzden keserken elim titrer,berbat ederim.Ama bizim kalfa bunu sıradan bişey sandığı için bilmez kıymetini.O yüzden ona verdim işi.

Bazı şeyler ve de anlar sizin için önemlidir.Hazırlanırsınız 1500 kere kafanızda ne yapıcağınızı tekrarlar hayalini kurarsınız.O an geldiğinde ise hayaller,tekrarlar unutulur,bocalarsınız birden.
Öyle anlarım çok oldu,bocaladığım.Öyle konuşmalarım da çok oldu,sesimin titrediği mideme kramplar girdiği,herşeyi berbat ettiğim.

Gece ilk başta kulakta tadılır.Gündüz,duymayı yeğlediğiniz ve duymazdan geldiğiniz seslerden oluşurken gece sadece istediklerinizi duyarsınız.Ben genelde tsm eserleri duyarım.Şu an çalan "ümidini kirpiklerine bağladı gözüm" gibi.Nasıl ki ağlamak için en iyi yer mezarlıksa ki kimse size niye ağladınızı sormaz; düşünmek için de en iyi yer gecedir.yeterince nikotin ve kafein almışsanız, mayıs geceleri inceden bir yağmur yağmışsa,pencereyi açıp halının üstüne uzamışsanız,bi yerlerden bi iğde kokusu yağmurdan sonraki toprak kokusuna karışıp geliyorsa, ılık bir rüzgar yüzünüzü sıvazlıyorsa,kafanızı kemiren her düşünceden bıkıp dünyanın anasını satmışsanız,o an duyduğunuz şey huzurdur.

Benim böyle anlarım vardır. Anlattığım seher vakitleri gibi huzur verir ya da 1.5 yaşındaki bir çocuğun mamasını ağzına götürmeye çalışırken duyduğu çabayı izlerken keyif verir ya da sevgilinizden ayrıldığınız cafenin önünden geçerken "unutama beni"yi içinizden söylerken bulursunuz kendizi, hepsini birden verir.

Hani Mısır'da söylenen "Hava bulutluysa ve nil akıyorsa o gün güzel bir gündür" sözü var ya bu da onun gibi.Hayatından memnun olanı ya da geçmişinden pişmanlık duymayanı görmedim şimdiye kadar.Ama böyle anlarınız varsa hatırlayınca size tebessüm ettiren, yine de umut vardır heralde.Yaşayabilmek için.

20080526

Budur

"birini özlemenin en kötü yolu, onunla yan yana oturduğun
halde onu hiçbir zaman elde edemeyeceğini bilmendir."
Çok pis laf çakmış g.g marquez.
Kendime sarılır donarım adlı
parçayla süper gidiyor bu söz.

Ekstre

yorgunum,bıkkınım,huysuzum.
nuri bilge ceylanı kutluyorum
kimselere sövmeden,
ödül aldığı için...

20080525

Filozoftan İnciler

Öncelikle şu an gecenin körü,penceremi açmışım.Misler gibi yağmur yağmakta ki gece yağan yağmuru severim ben.Şevval Sam kızımız,"hastayım yalnızım" adlı parçayı icra etmekte.Yani... yanisi şu böyle bir ortamda sorunlu-ruh hastası(sorunsuz ruh hastası var sanki!) kimliğime bürünüp duygusallaşabilirim.Affola..

İnternette dolaşırken konu konuyu açıyor misali site siteyi açıyor,kendimi osho diye bir herifin özdeyişlerini okurken buldum.Tavsiye falan etmiyorum.Paşam paso sallamış ancak bir söze takıldım."Sakın unutma, ne zaman karşına bir seçenek çıksa, bilinmeyeni, riskli olan, tehlikeli ve güvencesiz olanı seç. Hiçbir zaman zarara uğramazsın. "Adam benim için söylemiş sanki.Bütün hayatım bu şekilde geçti benim.Eğer önceden bu sözü duyup,hayat felsefem olarak seçseydim, şimdilerde bu sohoya iyice bir söverdim.Özellikle de "hiçbir zaman zarar görmezsin" kısmı için.

Bizim milletçe sorunumuz(ya da insan olarak) her kavramı aşırı derece de abartmamız.Aşk mesela,aman aşık olanlar ne şanslı,aşkı tatmadıysan sen insan değilsin-allah belanı versin,asla vazgeçme,unutmak ayıptır,büyük aşklar koca bir yürek gerektirir vs. geyiğin haddi hesabı yok.Bunca şeyi duyunca bir halt var zannediyosun ama o büyük aşkın sonunda kendini şarkı söylerken buluyorsun.Nasıl bir manyak olduğuna göre değişiyor şarkı;Ya benimsin ya toprağın/Ben seni unutmak için sevmedim/Geç buldum çabuk yitirdim/Kapım her çalındıkça/Ya da neyse işte ama illaki ayvayı yiyen sen oluyorsun.

Konudan sapmayalım cesaret de bu kavramlardan biri.Neymiş, karlı bir günde yol ayırımına gelmiş de,çiğnenmemiş olanı seçmiş.Cesaret yoksa zafer de yokmuş falan da filan.Tanıdığım bütün korkaklar zafere ulaştı benim,buna ne demeli.(Hele biri var ki benle aynı yaşta küçükken üzülürdüm çocuk için şimdi... neyse fesatlığım azdı yine) Mahallemde bir adet Dr. Emmett Brown'ım olsaydı ve de geçmişe dönüş yapsaydım.15 yaşındaki serhatı bir güzel döverdim önce (ama onun beni dövme ihtimali daha fazla) sonra ona vereceğim tek felsefik öğüt sezen aksu şarkısındaki "just do it" olurdu.

Bu hayatta öğrendiğim tek şey bu," sadece yap".Ders mi çalışman gerek otur çalış,bu ne saçma şey diye felsefe yapma ne işime yarayacak diye sorma.Sadece çalış kardeşim.Sadece yapman gerekeni yap.İsteneni yap.Yapabilecek miyim diye korkma,nasılsa yaparım diye sallama işi. Benim bunu öğrenmem 24 yılımı aldı,uygulayabilmem o kadar sürmez diye umuyorum. Yazıyı yine uzattım.Kısacası boşverin osho'yu yaşasın Sezen Aksu.

Ayrıca duygusal bir yazı olmadı,şükür.

20080524

Eskiler


Bence bir dükkanda bulunması gereken en güzel şey,bulsam biyerlerde hemen alıcam.

Ecem

Ecem;,şarabım,kevserim,balım,mehtabım,güneşim,mutluluk sığınağım, kıymetlim, narım, gönlümdeki mısır'ın sultanı,ayıpsız kadınım,yaşama sebebim,karanlık gecelerimin sabahı,eşsiz sevgilim... Biliyorum, sana hakettiğin değeri veremiyorum ecem.Sarhoş muyum,yoksa sarhoş rolü yapıp sana şirin gözükmeye mi çalışıyorum ya da içimdekileri söyleyecek cesareti sarhoşken veya sarhoş rolü yaparken mi bulabiliyorum inan bilmiyorum.Kurduğum en uzun cümle bu sanırım.Sana hitap ederken bu rekoru kırmam ne güzel!
Hep başkaları gösteriyor ecem,ne kadar değerli olduğunu hep o zaman görüyorum. Sen bana verilen en değerli hediyesin.Çook uzun yazmayı düşünüyordum ama görüyosun ki halim yok. Beklemek,bu dünyadaki en zor şey beklemek.Ben ki senelerce beklemiş,bu bekleyişe kendisi bile şaşırmış,ilk kez kendisinde kendini sevmesini sağlayacak bişey bulmuş bir adamım.Sen de biliyosun.Ama bu bekleyiş diğerleri gibi değil ki ecem.Felaketimi bekliyorum hem de büyük bir kabullenişle.Yoruldum ecem beklemekten çok yoruldum.Uzattım boynumu kaderime, alnımda yazılanın olmasını bekliyorum.
Belki adından daha çok söyledim sana ama söylemek mutlu ediyor beni."Seni Seviyorum"
Şimdi gitmem lazım,gidip sızmam lazım,kötü kötü rüyalar görmem lazım.Yarın başağrısı çekmem lazım.

20080522

Tüm Kadınlarım ve de inanmak başarmanın....

İlk aşkımdı April O'neil,biraz bakımsızdı.Sarı tulumdan başka bir şey giymezdi.Ama iyi bir kızcağızdı.Kaplumbağalarla olan sapık ilişkileri nedeniyle soğudum kendisinden.Sonra Mary Jane Watson'a tutuldum.Allah var o alımlı bir kızdı.Çizgi filmde Peter'a pek yüzvermezdi ama ben Peter'ı kıskanmazdım zaten.Çizgi filmdeki Peter Parker utangaçtı,sinemadaki Peter ise sümsüğün teki.Allah sizi inandırsın Superman'in manitası Louis'e hiç bakmadım.Bir kriptonit'le maymun ediceğim bir adamla savaşmayı kendime yakıştıramadım.
Sonra ilk kanlı-canlı aşkım çıkageldi. Begüm Özbek.Bu hanım kızımız da Merve İldeniz ve Deniz Pulaş'la parsel parsel eylemişlerdi podyum dünyasını.Begüm daha bir avrupai daha bir cool dururdu.Duyduğuma göre ABD'de otel işletiyormuş şu aralar.
Liberalleşen ülkeme ayak uydurarak ben de sınırlarımı kaldırdım dışa açıldım ve karşıma bir ahu çıktı.Çek Cumhuriyeti'nin sonsuza kadar en büyük armağanı olucak olan Eva Herzigova gayet karizmatik olan akılda kalıcı adı ve eşsiz güzelliğiyle beni mest etti.Ona meylim epey sürdü ama çekce zor bir dil olduğundan bitirdim bu aşkı.
Sonra epey bir bocalama dönemi geçirdim.Demet Şener(gençken güzeldi) senin,latişya kasta benim önüme gelene yazdım.
O zamanlar internet falan yok tabi,biz hesap makinesiyle leblebi yazmaya çalışan garibanlardık.
Gazetede "mevsim gış ama pariste mayoğ tanıtıyolar ahanda size sindiy greyfurt" türünden haberler çıkardı.Avuçiçi kadar bir resim basarlardı.Biz de aval aval bakardık.
Ünlülerle bu kadar ilgili olsam da hiçbirini şöle dünya gözüyle göremedim.Vay be hatun gerçekmiş diyemedim.Bir kere,bir mekanda Seher Dilovanla(türkücü) gözgöze gelmişliğim var dersem nasıl bir bahtım olduğunu anlarsınız sanırım.Ama;
Elbet bir gün buluşacağız Monica kaçarı yok!

he,she,it bi de safiye ayla

*Blogları dolaşıyorum farkettim ki millet biriktire biriktire yazıyor.Ben aklıma geleni döşüyorum.

*Ayrıca erkeklerin blogları çok sıkıcı; futbol yaz,kafanı bozan şeyleri yaz,iki de manken resmi koy hepsi o(amma tanıdık geldi)kızlar daha eğlenceli yazılar yazıyor.

*Safiye Ayla'nın bir şarkısına takıldım bu ara ne yazık ki adını bilmiyorum.Kürdili hicazkar diye geçiyor ama cidden güzel.

*Babamla aramda cidden bir kariyer planı sorunu var.İsteklerimiz çok farklı,sanırım Allahın dediği olur demek vakti.(Türkiyede irtica yok diyenlere ahanda ben bile kaderci oldum)

*vudukız türkiye de bağyanların çektiği çilelerden bahsetmiş.Aklıma geldi kadının biri tecavüze uğramış,soluğu karate kursunda almış bu sefer de karate hocası tecavüz etmiş.Yazık tamam ama komik yani.(erkeklere her şey şaka gibi-özeleştiri-)

20080521

Artık senin değil


KARASEVDA

"Svartsjuka"derler ona isveç dilinde:
"Kara hastalık"diye çevrilebilir.
Türkçesi "karasevda"
iki sözcüğün bileşimidir:
Birinci sözcük "kara";
ikinci sözcük "sevda",
ki "güçlü tutku" anlamına gelir.
Ama şunu da belirtelim ki,
"sevda" sözcüğü,
Arapça "aswad" sözünün
dişili, "sauda"dan
kırma bir sözcüktür;
ve işin hoş tarafı,
Arapçada
onun da anlamı "kara".

Üstelik hiçbir filoloji
açıklayarak yok edemez
onun gösterdiği belirtileri;
hiçbir dil incelemesi
özünü betimleyemez onun;
ve hiçbir şiir,
örneğin bu şiirdeki gibi
düzenlenmiş dizelerle,
ne uzak tutabilir,
ne daha az öldürücü,
daha az tehlikeli,
daha az tatlı
ve en önemlisi
ne daha az kara
kılabilir onu.

H.Nodbrandt
çev.Murat Alpar

20080520

Farkettim ki;

*Bindirbir gece dizisinde fonda durmadan müzik çalıyor zannımca bunlardan birisi de şirinlerde gargamel çıkınca çalan müziğin aynısı(hafıza budur)

*içimde bir isyanın giderek büyüyen ayak sesleri var.Okulumun,karaciğerimin,kredi kartımın canına okumam yakındır.

*Havalar beni ısıtacak kadar ısınınca tatlıcıda gelin bohçası ve çikolatalı dondurma sipariş edicem.Ordan çıkınca çankırı cd.'den tunus'a kadar şarkı söyleyeceğim.Oralarda biyerde demlenip,botanik'e kadar daha şen şarkılar söyleyerek yürüyeceğim.Ayrıca gördüğüm en çirkin kıza laf atacağım.(bunun içinde yanımda birisinin olması lazım heralde kimseye laf atmadım bugüne kadar evet ben o mülayim çocuğum)

*Zengin olunca gördüğüm ilk şarapçının yanına gidip beni Allah gönderdi deyip bir kaç millar vereceğim.

*İçimdeki mazoşist kış uykusundan uyanıyor.

:)




Seviyorum!

*Sabah uyandığımda pencereden gelen iğde kokusunu,
*Akşam balkonda akşamsefası kokusunu
*Sigaramın yanındaki kahve kokusunu
*Ramazanda çift yumurtalı pidenin kokusunu
*Sakaryadaki çiçekçilerin yanından geçerken duyduğum çiçek kokusunu
*Yeni boyanan evdeki tiner kokusunu...

Hönk

A:Dingdong
B:Kimooğ?
A:Murat Boz
B:Gelme istemiyorum

Evcilik by apartman veledleri

20080519

Sarmal Gel oğlum

Şüphesiz sarmal o kadar basit bişey değil.Yazının devamını oku

Pazar Notları

Gayet hoş bir pazar günüydü.Yağmur yağmadı.Atilla'ya baban paraya kıyıp şemsiye almış terasa dedim.(Başa alalım bugün davetliydim efendim yani öyle bişey.) Atilla güldü,benim kuzenin marketten dedi.Zaten çiğköfteyi yapana kadar,akşam olduğu için şemsiye işlevini yitirdi.Üzüldüm niyeyse.Masayı kurduk,hazırlıkları yaptık.Bilmeyen var ise ya da kaldıysa diye hatırlatayım.Rakı güneş batmadan içilmez.Zaten ben de rakı sofrasının bu ritüellerine bayılıyorum.Tam istediğim gibi oldu.Rüzgar esti,zeki müren söyledi,ben de içtim.
(Tabii ki masa da levo varken rakı tadabilmenin nasıl bir maharet olduğunu bilmiyorsunuz)

Konuşurken farkettik ki kimse lise anılarından bahsetmek istemiyor,kimse gelecek günlerden de bahsetmek istemiyor.Konu sıkıntısı çekerken atilla'nın komşusu murat geldi ki kendisi dünyanın gelmiş geçmiş en büyük otlakçısıdır,çamdan kavaktan konuşmaya başladı.Beynimiz murat tarafından iğfal edilirken,konuşmadığımız anları özlemeye başladık.Allahtan atilla kovdu da kurtulduk.

Eve geldim ve kuzenimle onun mazoşist aşk hayatı hakkında 350. kez konuştuk.Erkekler niye öyle niye böyle.Sanki ben standart erkek modeliyim(öyle miyim).Ben nerden biliyim,diyemedim ama 10 yaşında dolmakalemini bana parayla sattığı günden beri kılım kendisine.

Evet şimdi ben bu yazıyı niye yazdım.Bu kadar sıradan bir gün bile bana yeterli gelmeye başladı.
Eskiden ben sabahı emekte,öğleni gop'ta,akşamı meclis parkında,geceyi evine gitmeyen arkadaşlarını aramakla geçiren bir insandım.Hatta nüfus sayımının olduğu gün sabah 07.30'da kızılayda ikinci tüp geçitin altında minyatür kale maç yapmışlığım bile vardır.
Güzel günlermiş.

Şunu anladım ki;yaşlılığım çok zor geçicek hele de yanımdaki insanlar için.Doğmamış çocuklarım, müstakbel eşim(nerdeysen) sizin için ne kadar üzülsem azdır.

20080518

Son 24

Ben epey alıştım bu blog işine ama hala neden yazdığımı bilmiyorum.Yarınki sigara yasağıyla artık dışarı çıkma hevesim de kalmayacak.Aman ne güzel! 25 yaşına gireceğim yakın gelecekte (annem ısrarla 26 diyor,sırf bu yüzden hiçbir yaşımı doğru düzgün yaşayamadım)Neyse işte geçen 24 yılda hiç bu kadar yıpranmamıştım,hiç bu kadar psikolojik saldırılara,manipülatif hareketlere maruz kalmamıştım.
Adını hatırlayamadığım birisi,bir zamanlar; her gelen sene bir öncekinden kötü olur buna da hayat derler demişti.Şomağızlı herif haklı çıktı ne yazık ki.Artık hiçbir şey tatlı gelmiyor bana.
Yasak listemde olmasına rağmen içtiğim kolalar anlamsız.Sigara desek eskiden suyun altında oksijen tüpü neyse benim için de sigara oydu.Şimdi sadece alışkanlık.İçki desen o da sarmıyor.
(Bu geceki sadece muhabbet) Kız desen çok ciddi bişey konuşurken,şurda da çok güzel çantalar var diyen bir zihniyete hiç bişey demiyorum.Kafanı dinlemek daha güzel.
Yaşlanıyor muyum?Yoksa ölüyor muyum kararsızım yani.Yine de ve hala seni seviyorum monica...

20080517

Erkeklere Öğütler


part1
Zenginlik baki kalır.

Kızlara öğütler



Part 1
Güzellik geçicidir.

İnat murattır.

3 gün+bal+zeytin+apranax+novalgin+vermidon+asprin ve hala dişim ağrıyor.Gitmeyecem ulan doktora işte.Beyaz önlüklü tayfasına minnet etmiycem.

Anneanneciğimden İnciler

*Torun4:Bak anneanne sen bu filmi seversin.
Aa:Ne sevecem delü filmi

*Torun9:Hadi annanne ünlü sanatçı geliyor diye beni anons et.
Aa:Karşuğuzda bediaa akartürkk.
Torun9:o kim yaa..

*Aa:E sen de orda ne arıyon? (yolda yürüyen adamın kafasına karpuz fırlattıktan sonra)
Adam:geçiyodum!
Aa:İyi de durmadan burdan geçiyon sen de.

*Aa:O kadar söyledim Mustafa'ya bu kızı alma çirkin diye,
Sen nerden tanıyon ki bu kızı?
Kadın:Annesiyim

*Aa:Okuyun da büyük adam olun oğlum.
Torun4:Ne oluyum anneanne?
Aa:Bak bizim itfayeci ekrem ikinci evi alıyo,öle bişey olun.
Torun4:Tamam anneanne.

Paşam,


Madem blogum var,bir Zeki Müren yazısı da yazmam gerekir diye düşündüm.Zira kendisi en değer verdiğim sanatçı,çilingir sofralarımın vazgeçilmezidir.
Bir Yangının Külünü... adlı şarkıyı ilk duyduğumda kim bu demiştim ki o gün başlayan hayranlığım halen sürmekte.
Pek ilgilenmeyenler için biraz bahsedeyim.
Gazinolardaki T şeklindeki sahnelerin mucidi.Şarkılarını müziksiz okurmuş,o bitirdikten sonra saz ekibi stüdyoya gelir müziği icra eder sonra da iki ayrı ses birbirine eklenirmiş.
Argodan çok hoşlanırmış rahmetli,yüzlerce fıkra bilirmiş.Neşet Ertaş dinler, Münir Nurettinden pek haz etmezmiş.
Yaşım dolayısıyla hatıralarıma pek değinemiyorum ama önemli noktalar da var tabii ki;
Avuçlarımda Hala Sıcaklığın Var şarkısını en güzel icra eden sanatçıdır kendisi,
Çilingir Sofrası Kurmuşsan;Kahır Mektubunu dinlemeden olmaz,
Cana rakibi handan edersin de sakinleşmek için birebirdir.
Türkçesinden,dinleyicisine olan eşsiz saygısından falan bahsetmeyeceğim.Nacizane tavsiyem siz bir ara mutlaka dinleyin.Kendinizi vererek dinleyin,rüzgarı dinler gibi.
Vazgeçemiyeceksiniz.Bu da size kıyak olsun.

20080516

Salkımsöğüt



Küçüktüm,masamın karşısında bu resim vardı.Pisarro.Ben küçükken hüzünlü bir çocuktum. Büyüdüm,masamın karşısında bir denizfeneri çizimi var.Ne güzel olurdu,bırakıp gitmek.Kimse beni bulamasa ne güzel olurdu.Dünyanın ucundaki fenere gitseydim.Okyanusu seyre dalsaydım ama hiç gemi geçmeseydi.Bir nargile yaksaydım.Safiye Ayla çalsaydı,"Ah bu gönül şarkıları" dudağımda bir şiir;Nazım Hikmet,salkımsöğüt.Ölseydim oracıkta.Gitmeseydim cennete,gitmeseydim cehenneme,olmasaydı tanrı.Sadece ölseydim,gerçekten toprak olsaydım.

20080515

Saz Arkadaşları


Erdem Bey ve Elif Hanım

Ev Hapsi

C.tesine kadar evden dışarı çıkmamam gerektiği için kafayı yemek üzereyim.Neden diye sormayın, söyleyemem gülersiniz.Neler yapıyorum, kafayı blogumla bozdum onunla uğraşıyorum.Deneye deneye epey şey öğrendim.Ama son yarım saatim adriana limanın wallpaperını aramakla geçti.Siyah bir fon, yüzünün net göründüğü bir portre fotosu aradım(öss klavuzu gibi oldu) bulması ne kadar zormuş yaw,kızın giyinik fotosu yok.Gelse evimin kadını olsa ölür sanki.Başka,

*Esra Eron'la İzdivaç programını izledim.Çok beğendim.(Vallaha)
*Dilber Ay'dan "gelmezsen gelme" şarkısını dinledim.Çok beğendim.(Gerçekten)
*Mynet okeye takıldım.(Erkeksi nick kullanmayan kızlara Allah kolaylık versin.)
*Vikisöz'den latince atasözleri ezberledim.
*Annemden yemek yapmasını öğretmesini istedim.Masadaki pirinçi göstererek nimettir oğlum yazık dedi.
*Dolls'u ve oldboy'u tekrar izledim.
*Tahminen 22-23 yaşlarında olan karşı apartmandaki kızla kesiştik.(Aslında ben,niye durmadan aşağı tükürdüğünü anlamaya çalışıyordum.)

Yapacak bir halt da kalmadı,bugün napıcağımı çok merak ediyorum.

20080514

Dil şad olacak diye...

IV.Murat artık saplantı haline getirdiği Bağdat'ın fethi için tüm hazırlıklarını yapmıştır.39.gün teslim olur Bağdat, Murat Han'a.Padişah Bağdat Sarayına girer girmez hızla merdivenlere ilerler. Veziriyle beraber sarayın terasına çıkar,masallar kenti Bağdat'ı seyreder bir süre sonra vezire döner ve ağzından o unutulmayacak sözler dökülür:"Söylesene vezir,Bağdat'ı almak mı daha güzel yoksa Bağdat'ı almanın hayalini kurmak mı?"
Bugün biliyorum ki,dünden çok daha iyi biliyorum ki;Bazı şeylerin hayalini kurmak,elde etmekten daha güzel.Sanırım bunun için en uygun kelime "heba".Bir hayali gerçekleştirmek için yıllarını,diğer hayallerini,başkalarının beklentilerini(en kötüsü de bu zaten) heba etmek.Sağlığından,geleceğinden,gururundan,egondan vazgeçmek hem de ne için aptalca bir düşünce için.
Yüz ayrı yatakta uyansam da,yüz farklı içkinin,yüz farklı tütünün tadına baksam da geçmiyor pişmanlığım.Başıma gelmeyen kalmasa da hatta bi kulağımın arkası kalsa da geçmiyor naifliğim.
Sanma ki sen olduğun için,meziyetlerin için çektim onca şeyi sevdiğim kadın olduğun çektim.
Allahından bul diyeceğim onla da aram yok ki be güzelim.
Hangi omuzu istiyorsan onun olsun başın,kim koklarsa koklasın saçını.Kim bakarsa baksın gözlerine bilmeyecek ki o gözlerin Zeki Müren dinlerken türk kahvesiyle seyredileceğini.Ben o hayali sevdim.Gecenin bir vakti sen su içmeye kalktığında ben o hayali sayıklıyordum.Ben o hayale okuyordum en güzel şiirlerimi.
Şimdi acı bir şarap gibi o hayal.Tam da yandaki yazı gibi.Korkuyorum sevmekten,sevilmekten sevgiye dair herşeyden korkuyorum.Herşeyi ciddiye alıyorum artık.Yüreğimden korkuyorum.
Öğretiyor hayat,ne kadar aptal olursan ol yine de öğretiyor hayat. Anladım sevdiceğim kötüden sonra iyi gelecek diye bir kural yokmuş.Her gecenin bir sabaha varması şart değilmiş.
Bir söz var aklımda ben mi uydurdum,bir yerden mi duydum bilmiyorum hatta unuttum yaşlandım be sevdiceğim seni severek yaşlandım.Ne diyordu o sözde;
"Bir erkek çirkin olabilir,hatta fakir,hatta aptal ama şanssız olmamalıdır." Şimdi sen yoksun şansım döner mi sevdiceğim?

20080513

Ağlamak İstiyorum Sayın Seyirciler


20080512

Vallaha Olmaz

19 Mayıs yaklaşıyor,bayram diye kutladığımız gün matem gününe dönüşecek.Kapalı mekanlarda sigara içilmeyecekmiş.Peki o yasaktan sonra beni kim kapalı bir mekana sokabilir?Arkadaşlarımla buluşurken ki her randevuya yarım saat önceden gitmek gibi bir saplantım var sigara içmeyip napıcağım ben.Etek yukarı,gömlek dışarı,ted'de okuyorum,babam paralı(kafiye oldu) diyen o zibidi kızlar gibi yarım v şeklinde cafe önlerinde mi pinekleyeceğim.Yoksa dost'un önünde buluşalım tamam mııığğğ havasına mı bürüneceğim.
Hayır sigara içilen mekanlar olsun içilmeyen mekanlar olsun isteyen istediğini yapsın.Finaller gelince de çimlere yayılırım artık(ay üniversite çok farklı bi ortağm modu)
Sözü uzatmayayım böyle saçma yasak olmaz arkadaş kübaya mı yerleşelim napalım yani.
Memlekete bak,istediğimiz gibi ölmemize bile karışıyor.Herkes kapalı mekanlarda brokoli yesin o zaman alla alla.....

20080511

Eskiden ben;



1-BMW M-1 istiyordum.Piyasaya sürülmedi.Eyvahlar olsun.

2-Coca-cola'nın ceo'su olacaktım.Muhtar Kent kaptı.Canı sağolsun.




3-Monica Bellucci benim olacaktı.Vincent Cassel kaptı.Gözü kör olsun.





20080510

Sen de olmasan


Başka kim benim yüzümü güldürecek.Şu düştüğüm hale bak.Zaten Allah da benim belamı versin.Amin.

20080509

Sosyal sorumluluk

Halkbankasının önünde evet içinde değil önünde,doğalgaz sırasında beklemekteyim.Bedevi şansım sayesinde dükkanın gazının biteceği gün ile gaza yüzde 30 zam geliyomuş ahali dedikodusunun aynı güne denk gelmesi sayesinde yeni bir ızdırapla başbaşayım.Biz tüp-tuz-kız sırasında beklerdik yeni nesil çok şanslı diyenler halen var.Ama biz sıra beklemeye aldırmıycak kadar çok sıra beklediğimiz için koymuyor bize.Bankanın yanında kermes var gözleme veriyor fetullahcı-bacı tayfası.Muhabbet onun üstüne kimisi diyor ki ne mübarek adam herkeşe turkche öğretiyor.Diğeri yaw benım çocuk bunların evinde kalıyordu,ben de para bitti bunlarda müslümanlık!Yok yaw bikaç tane arada çıkıyor bakma sen onlara diyor ötekisi.Adam(feto) allahdostu.Ben de bütün fırlamalığımla fbı-cıa korumasında dolaşan allahdostu mu olur amca? deyip,pis pis sırıtıyorum.Aslında size bir sır vereyim.Dış borç-içborç-yolsuzluk hikaye, herhangi bir halk meclisinde(bilumum kuyruklar-kıraathane-eşdost ziyareti) 15 dakika oturup dönen muhabbeti dinleseniz bu memleketin asla ve de kat'a adam olmayacağını anlayabilirsiniz.
İnanmayın çocuklar,güzel günler göremeyeceğiz.

20080507

Nihansın dideden

EvA HerzigovA
Kendisi benim Begüm Özbek ve Merve İldeniz'den oluşan sınırlı dünyama girip,globalleşmemi sağlayan insandır.Lakin o bile çocuk sahibi olarak;bi lokma bi hırka anlayışını seçti. Cidden yaşlanıyorum.

Öf


**Otobüste merhaba'ma aleyküm selamla karşılık verip şakirtlik taslayanlara ve merhaba dedik diye bütün yol boyunca konuşmamız gerektiğini düşünenlere uyuz oluyorum.
*10 gündür insanlarla içiçeyim ve bir kez daha anladım.Ben insanları sevemiyorum.Benim seçtiğim grup dışındaki her ademoğlu işkence gibi geliyor bana.
*Haber izleme alışkanlığım var ve ne yazık ki her izleyişimde Atatürk geliyor aklıma.Bu milletin Atatürk'e yaptığı nasıl desem ölümsüzlük iksirini lavaboya dökmek gibi birşey.

20080506

Aklımda kalanlar


*Gece yarılarına kadar need for speed oynadım zira becerebildiğim tek pc oyunu ama ben atari demesini daha çok seviyorum.

*Sabahları ders çalışmak için kampüse gidiyorduk ama kendimizi Hüseyin Üzmezin kuku sevdası üstüne geyik yaparken buluyorduk.

*Güya iktisadi idari bilimler fakültesi ama kantini dükkan kadar,üstelik kahve diye cafe crown denilen insandaki intihar eğilimini tetikleyen o tuhaf şeyi satıyorlar.Bir de Ümit Besen çalıyor "ay lav yuğğ" adlı şarkısı hem de.

*4 senedir gözlerimle sevdiğim,adını bile bilmediğim gözbebeğim,fikrimin ince gülü...Konsolos köpeğine benzeyen bir herifle takılmaya başlamış.(Kızlardaki bu kendini değersiz görme durumu nerden geliyor acaba?)Bana da bir güzeli,bir öküze vermişler türküsünü söylemek kalıyor ve yine bana hüsran bana yine hasret var.

*Ticaret hukuku ve idari yargı hocaları!Gerçekten derse girip tanımak isterdim kendilerini.Beni Sabih Kanadoğlu zanneden bu insanlar kim acaba?

*Sınava giriyorum Baltalimanı anlaşmasını sormuş hoca efendi.Cevap kısmına şöyle yazmak isterdim:18 yıllık eğitim hayatı,ağaran saçlar ve hala Baltalimanı anlaşmasını soran zihniyet,bravo.

*Herşeyden kurtulmak için duşa giriyorum ve sarhoş halde denize girmeyi ne kadar özlediğimi hatırlıyorum.

Powered By Blogger

  © Blogger templates 'Neuronic' by Ourblogtemplates.com 2008

Back to TOP