Bu Blogda Ara

20111026

melemen

İyi de ben
Melemen yapmayı öğrenmiştim Kemalettin,
-ki
kendi karnımı doyurmak için
melemen yapmayı öğrenecek kadar yavşak biri değilim.
Pazar günleri Trt 1 ekranında western kuşağını da izlerdik belki.
kızılderilileri tutardık inadına,
çocuğumuza tarih anlatırken,
iyi ki Almanyayla girmişiz savaşa, ne güzel yenilmişiz derdik.
Hep de kazanmak için oynanmaz ki kemalettin.
Nolucak yani biz de yenilirdik.
Ağzımıza sıçardı hayat
-olsun
ne güzel yenilirdik.
Zaten hep kaybetmiyor muyuz Kemalettin,
benim mesela bi hayatım var
ama
ulan neresi benim?
kendi hayatımın hiçbiyerindeyim.
içim acıyor kemalettin benim,
dilim doğranmış da sanki
ağzımda tutmak zorundaymış gibiyim.
benden sana dost tavsiyesi kemalettinim.
boğazına geçirdinse ilmeği
as kendini
-ki
asmadığında o boğazındaki şey
tasma olarak kalmasın.
babamı aradım geçenlerde,
sen fatoşu unuttun mu dedim.
seni unutanı sen de unatacaksın dedi,
biraz da nasihat verir gibi.
sen kaç kişiyi unuttun kemalettin,
seni unutanı unutacaksın diye diye,
her sabah kendi kendine...

herşey de unutulmuyor ki kemalettin,
sıkıyosa unut şimdi melemen yapmayı.
bi de biz şimdi yenilmemiş mi olduk kemalettin,
hükmen mi malubuz,
yoksa
eş durumundan mı mahsunluğumuz?

sonra...
fırtınalı sonralar yakındır kemalettin.

20111022

Hicran

Hani ey göz yaşım akmayacaktın?
Diyor ya hani Kemalettin,
gözyaşına gücenmiş adam lan,
böyle, sırası mıydı der gibisine kemalettin.

Allahtan bizde sırasız bişey yok.
Ne yapmıycam dediysem yaptım ya lan Kemalettin,
Üniverste,askerlik,iş falan...

Ben seni hiç bırakmıycam demiştim,
tabi sana değil ona demiştim.
...
neyse,
gözyaşıma gücendirme beni Kemalettin.

sence duysam şaşırır mıyım,
unuttu diye gözlerimin rengini.
oysa bak bunca yıl oldu Kemalettin,
ben öyle bakan göz görmedim.
hani böyle bazı geceler,
anla işte Kemalettin; aq ben öyle gecelerin...
arım,balım,peteğimdi lan!
erisem yudum yudum,yine onu sevecektim.
ne sözünün eri adamım arkadaş
eriyorum yudum yudum da yine onu seviyorum.
-da
neye yarıyor be kemalettin.
boynumda bi kravat günde on saat kendimi
vicdanımdan asayım diye,
her gün traş sinekkaydı,
bordrönün prangası...

yaşadım say be kemalettin,
bigün vardı yani
seğmenler parkındaydık hani,
gülüyordu güneşe meydan okur gibi.
gülünce gözlerinin içi gülüyordu lan.
yaşadım say be kemalettin,
hem sonra;
biz ki orhan gencebay dinledik,
kahır mektubu yazmayı zeki mürenden öğrendik.
Rakı şişelerini;
-vermek istemeyen karı gibi değil de
bilyesiz falan günlerinde dudaklarından öpmüşlüğümüz de oldu.
e baya baya yaşamışız be Kemalettin.

Sonra...
Artık sonralar olmasa da olur be Kemalettin.

20111016

Direksiyon hoş bi kelime değil

Bugün benim için çok büyük, insanlık içinse gayet tehlikeli bir adım atarak direksiyon sınavına girdim.Hiç tarzım değil normalde, ben yaya olmaktan hayatım boyunca memnuniyet duydum.Kendini hareket ettirmek herhangi bi araçtan çok daha kolay ve bence insanı tanrıdan ayıran en önemli fark debriyaj.İnsanda debriyaj görevi gören bişeyin olmaması tanrının bize verdiği bi mesaj.Ben olsam kutsal kitaplara şüphesiz ki gücümüzü görün diye biz sizi debriyajsız yarattık diye havalı bi cümle kondururdum.Neyse işte;
Neyin eksik lan dedim; onca sınava girdin, hayatın sınava girerek geçti, bi de buna gir. Ama açıkça itiraf etmek gerekirse hiç bi sınavdan devlet parasız yatılı sınavındaki lezzeti alamıyorum. Bundan da alamadım.Öncelikle sinir bozucu yaşlı teyzeler canımı sıktı.Prostat kocanın kirlettiği çarşafları yıkamak dururken direksiyon sınavında senin ne işin var kadın.Bu ne medeni cesaret, bende bu cesaret olsa neler yaparım neler yaparım ( yalan aslında canım hiçbişey yapmak istemiyor)

Sert bi sınav olduğunu söylemem gerek, bence alesten daha zordu.Aleste üstüne 1 tonluk mekanik bir aletle kaptırmış gelen tonton bi amca yok mesela.Neyse uzatmayayım benim sıram geldi bindim arabaya, yanımda kelli felli yani kel milli eğitimde görev yaptığı için kendine böyle bi hasan ali yücel misyonu yüklemiş bi hoca, arkamda ise tatlı mı tatlı, güzel muğnis bir bağyan hoca ve kurstan bir eğitimciyle gidiyoruz.Sanki dünyaya çarpıcak göktaşını patlatmaya gidiyoruz anasını satayım dört kişi biz nereye gidiyoruz?
Arkadaki bayan hoca penelope cruz gibi bişey ya da ben bu ara yangınlarda olduğum için bana öyle geliyor.Ayarladım aynaları falan da bunla göz gözeyiz.O an ben bir Cemil olmuşum, o da bir İffet öylesine bi elektriklenmenin içerisine girdiğimizi hissediyorum.Gidiyoruz dedim ama aslında gidemiyoruz.Zira yanımdaki herif ikide bir frene basıyor hızlı falan gittiğim de yok ama amcada bir heyecan bir heyecan... Ben vites yükseltiyorum mesela bunu iki şekilde yapıyorum: hem arabayı üçe alıyorum, hem arkadaki hatuna sorular soruyorum: bu ise, temizlik hastası isterik ev karısının banyoda gördüğü hamam böceğinin üstüne ölmeyecekmiş gibi delice basmasına benzer şekilde frene basıyor.İlle yiyceksen bu haltı bari frene dokun.Fren pedalına sigara izmariti muamelesi yapmanın anlamı ne be adam.

En son buna pis pis baktım ki pis bakma konusunda üstüme yoktur.Az kaldı alıcam o pedalı güzel güzel dokunucam sana der gibi baktım.Sanırım bu bakışlar neticesinde kalmışımdır. En azından çakma penelope cruzumu görmek için bana yeni bi fırsat daha doğmuş oldu.Bi kere daha yolda izde görsem ona mutluluğun resmini anlatıcam.Eski kasa bi doğan alıcam yavrum diycem arkasına da çılgın çocuk bebeto yazıdırıcam.Teksaslı özcan, eryamanlı fatih, ayaşlı himmet... renk renk cd'lerimiz olacak.Dağ bayır demeden dolaşıcaz seninle.
Görün işte sonra derler ki aman ne karamsarsın umutsuzsun bilmem ne.Bendeki umut,ümit ve türevleri kimsede yok.Ayrıntıları ilerde anlatırım.Sağlıcakla.

20111015

Karakolda bişey var

Merhaba Kemalettin,
kaçtım geldim.
Ah bu kişilik bölünmeleri, ah bu napıcağını bilememeler, uykudan ağlayarak uyanışlar, salonda kendi kendine atılan tiradlar ve de işte hep bi abartışlar...
dün yine karakola düştüm ya Kemalettin,
İhtiyarca bi adam
derken adam değil aslında
bilmem nasıl anlatsam acaba
dünyanın tüm orospuları bir araya gelmiş de bunu doğurmuş gibi,
özel seri, yeni kasa...
vay efendim saatimi çıkarmışım sonra da ceketimi çıkarmışım işyerinin kapısını da kitlemişim çıkmasın diye bunu dövmeye kalkmışım.
insan şunun için türk polisini meşgul eder mi la?
ben zaten karşıma çıkan on insandan dokuzunu dövmek istiyorum aslında.
bu kendini önemli hissetmeler nedir acaba?
neyse konu o değil de kemalettin.
ben aşktan malulen emekli oldum galiba,
planlamıştım aslında önce güzel bi istifa,
askerliği de saydırdım mı emekli olurdum aslında
ama malulen daha havalı be Kemalettin,
hele de nelere mal olduğunu bilirsen...
tek düzen hesap planı gibi kemalettin,
tek bi düzen var
ve hep sen oluyorsun en çok üzülen.
yollara alacak yazıyorsun,

borcu kimden tahsil edicen?
sonuç belli işte,
ille iflas edicen.
Canım çok yazmak istiyor ama bir yandan da hiçbişey yazmak istemiyor Kemalettin.
Azıcık matematik bilsem x ilan y ilan süsleyip godsyan paradoksu diye formülize ederdim sana ama ben hiç bi işin formulünü bilmiyorum kemalettin.
Sağlıcakla kal.

Valla Bak

Kadere inanmıyorum ama bi ibnelik var.

20111013

Tornavida

Merhaba Kemalettin,
ben Godsy'nin alter egosuyum.
Bu çocuğu ne zaman boş bıraksam avamlığın dibine vuruyor.Ruhu arabesk gerizekalının.
Ben geliyorum evi çekip çeviriyorum önce,buna yeni kitaplar alıyorum.Başkent üniverstesinin manik depresif hatunlarıyla tanıştırıyorum.Böyle takıl git işte diyorum.Tekrar geldiğimde bi bakıyorum bu gerizekalı akşam yedide eşofmanlarını giymiş kanepenin tepesine uzanmış orhan gencebay dinleyerek otuzuncu sigarasını içmekte.İşin yoksa herşeye baştan başla.Bak bu sefer de sen çıktın kemalettin.Yapım gereği herşeye fayda/maliyet açısından baktığım için zaman gibi bir maliyete sahipken herhangi bir faydan olduğunu sanmıyorum Kemalettin.Ayrıca ismin de sıkıcı derecede uzun.Hadi sen evine dön,hem "aylen" merak eder annem.Ben de godsy puştunun ruhunu tornaya sokayım biraz.Kaave arkadaşlığınızı ben yokken sürdürürsünüz.

20111009

Falan Filan

Sen hiç aşık oldun mu Kemalettin?
Ben oldum.
Mütemadiyen de iş olsun diye oldum.
Doktor,mühendis neyim olamadım ben Kemalettin,
arada sırada aşık oldum.
Güzel bişey değil Kemalettin,
öyle kırlarda koşanlara ehi aşık oldum falan diyenlere kanma,
Aşığım diyosun mesela,
benim neyimi sevdin diyo kız -ki ille kendini övdürücek
ama benim açımdan yani ille kendine sövdürücek,
ebenin çeyizini sevdim,neyini sevecem la sevdim işte,
karıştırma ötesini berisini,
diyemiyosun.
hayvanlık bende Kemalettin,
niye seviyosun!

bazen diyorum,
o bi zamanlar sevdiğim kıza diyorum,
şaşırma kemalettin,
her geçen yıl biraz daha şizofrene bağlıyorum.
bu nasıl ekmek la diyorum,
bak sen bölmemişsin ben utanmadan yiyorum.
heyhat
kime diyorum?
yaşlandım Kemalettin,
rakının suyunu çok katar oldum,
ne zaman şişeyi bardağın koynuna soksa garson,
ben hemen kafi diyorum.

bi de vazo olayı var kemalettin,
-ki kırılanı eskisi gibi olmuyormuş,
ben kırdım sanki bu a.koduğumun vazosunu,
kırılmış madem gel yapıştıralım diyorum,
hep aynı laf eskisi gibi olmaz ama,
gel de yapıştırma kemalettin,
ağzına yüzüne yapıştırma.

bi de çok sinirliymişim kemalettin,
hayır gevşek mi olalım bu saatten sonra,
-ki
ben doğduğumdan beri sinirliyimdir kemalettin,
sanki evvelden laçka zibidiydim de,
lan işte gel de sinirlenme.
ama diyemiyosun,
aşıkken diyemiyosun kemalettin,
sonra aşk bitiyor,
okulu bitsin de diyeceğin çocuk da yok ortada,
bardağa rakıyı boca ediyosun.
orhan söylüyo kemalettin,
sen durmadan dinliyosun,

Sonra?
sonrası başağrısı pişmanlık falan...

20111007

Pi


"İnsan ancak olabildiğince az yalan söylediğinde olabildiğince az yalan söylemiş olur; yoksa olabildiğince az yalan söyleme fırsatı bulduğunda değil"
demiş Kafka.
Eskiden bu tarz cümlelerin başına "güzel" sıfatını getirecek kadar keramet sahibi bi umudum vardı.
Şimdi kafka mezarından çıkıp şahsıma bişey söylese; bırak hacı ya pirinçin kilosu dört lira olmuş sen neden bahsediyorsun derim.Bağlayamamış olsam da bahsetmek istediğim şu ki,
Malum Steve Jobs öldü ya bakıyorum her yerde "çok ilham vericiydi" falan deniliyor.Geçen bizim kasabın (burda hala kasap adı altında özgün dükkanlar var) kalfası da dedi bunu mesela.Hayır ne ilhamı aldın? İdana diye bi atılım mı yaptın mesleğinde?Yoo, o halde niye bu vizyonist cümle kuruluşları falan?
Ben kendime Yaşar amcayı örnek almaya karar verdim mesela.Onun hayatı bana ilham verdi.Sabah 7.30 evden çıkar,akşam 18.30 eve girer yemeğini yer, yatsıyı kılar yatar.Ne zamandır?Son yirmi senedir böyle. Vay efendim ben mutsuzum vay efendim arabayı yenileyim bi ev daha alayım işi büyüteyim falan... Hiçbiri yok bunların. İstikrar deyince Yaşar amca aklıma gelir benim.Karısının zoruyla falan bayramda misafirliğe gider mesela orda da konuşmaz.Ben vizyonumu yaşar amcayla sınırlandırmaya karar verdim.Halusinasyonun alemi yok azizim.
Başarısız bir deneme olursa dönüp size olanları anlatırım.Yok becerirsem bi ay sonra bi telefon sallarım anneme, bana bi kız bul anne, maaşı olsun,az konuşsun, memeleri tam olsun yeter diyeceğim.Sonuncusunu söylemesem daha iyi sanırım.Her neyse.Kafkayla başladık onunla bitirelim.
‎"Av köpekleri henüz avluda oynaşıyor; ama avları, daha şimdiden ormanda ne kadar hızlı koşarlarsa koşsunlar, ellerinden kurtulamayacaklar."

20111005

Otobüs

Sen hiç yazmaktan usandın mı Kemalettin?
Burayı kastetmiyorum, beynine yazdıklarını soruyorum.
Her ihtimali hesaplıyorsun ya hani,
her ihtimali hesaplayan adamlar genelde,
en olasılıksız ihtimallerin çilesini çekmiş olanlardır çünkü.
bu yüzden" her ihtimal"le kastedilen aslında normalde gerçekleşmemesi gereken ihtimallerdir.
Bu yüzden herşeyi elli kere düşünürsün,alışkanlık olur.
Patates soyarken,tv izlerken,gömleğini ütülerken...
Kendini kontrol manyağı sanırsın ama aslında,
manyakça kontrol edilmen demektir bu.
Kendi cümlende özne olmaktan çıkıp "ama" gibi "şey" gibi her yere kullanılabilen yavşak bi bağlaç olmuşsundur.
Evin bir köşesinde içilmeyen bi paket sigara durur,mahzun bi votka,cüzdanında hiç harcanmayan bikaç lira,aklında telefon numaraları.
Otobüse bindiğinde güneşin ne tarafa düşeceğini hesaplayarak başlarsın,hangi koltuk sahibinin en erken kalkacağını tahmin etmeye çalışırsın.Beynin sürekli en boktan şeyleri hesaplar zira sadece yaşaman gereken hiçbir şey kalmamıştır hayatında.
Bi kız gelir bazen "ayy" ne çok sever, sonra başlar "ah bu mesafeler" sonra özlemeler falan, her adımı bilirsin.
Otobüs muavini olmaktır aşktaki vazifen.
Muavin her yere mi gidiyordur Kemalettin,
yoksa aslında hiç gitmiyor mudur?

Bırakmak istersin bazen.Düşünmemek.Hayat bırakmaz Kemalettin, hayat boşluk bırakmaz. Sen doldurmazsan hayat kafasına göre doldurur.Birden kendini yanlış otobüste bulursun. Bu yüzden hesaplamaya devam edersin.Araya senin beklemediğin, beklemediğin halde sana sorulmadan rezerve edilmiş misafirler girer.Biri kanser olur bazen, bi borç gelir sırtına yüklenir, orospu çocuğunun biri sırtarır bazen bu nerden çıktı dersin.
Atlatırsın, bi şekilde atlatırsın.Ustasındır Kemalettin illaki atlatırsın. Mesela ben her konuda mazeret bulabilirim,binbir çeşit yalan söyleyebilirim.Benim kadar yalan duysaydın sen de ustalaşırdın Kemalettin.Vazgeçersin sonra herşeyi çok yapmaya başlarsın. Çok içersin mesela ama işte ne bir manzaran vardır karşında ne bir dost yanında.Çok kadın tanırsın ya da...
ama bak bu da yalan Kemalettin, hiç bi kadını hiç bir zaman tanıyamazsın aslında.
Acımasızlık gelir ardından.Kimse senin kadar mutsuz değildir, kimsenin derdi seninki kadar değildir, kimsenin acısı umrunda değildir.Şanslıysan çabuk biter bu yalanların.
Ne garip değil mi Kemalettin.Bu benim hayatım.Bu hayatın anasını siken de benim. Ama şimdi tam bu vakitlerde yani öğlen diyorum saat biriyirmi geçe sanki yoldan geçiyordum tuttular beni bu hayatın içine attılar.Tut da yıkılmasın der gibi.En acil en kestirme çözümleri buluyorum, en basit tedavileri yapıyorum, kanama durmuş gibi hani iç kanama yoksa yani... ama ne konuşuyor ne yürüyor bildiğin bilinçsiz bu hasta.Ben doktorluktan ne anlarım Kemalettin.
Galiba yoruluyorum Kemalettin,
günler geçiyor her geçen gün
o mutlaka geleceğini sandığım günün gelmeyeceğini haber verir gibi geçiyor,
o gün hangi gündü,
unutmaya başladım Kemalettin.

20111003

Çınar

Sen hiç dayak yedin mi Kemalettin,
ben yedim,
zamanında...
beni bir dövdüler bir dövdüler,
böyle bi dövmek olabilemez yani,
bildiğin böyle kalaslarla falan dövdüler.
ibneler...
yoruldular bi süre sonra,
dövmek de zor iş Kemalettin,
az bi dinlenip sonra tekrar dövdüler,
öldü diye bırakmadılar beni Kemalettin,
ölmüyor lan bu diye bıraktılar.
benim canım hiç acımadı.
valla,
bi üç-dört gün falan acı hissetmedim,
ondan sonra en küçük yapı taşlarıma kadar sızladı ama.
gel zaman git zaman,
yıllar geçti tabi.
sonra işte dün.
lan dedim keşke beni bi kere daha öyle dövselerdi.
herkesin keşke'si farklı oluyor Kemalettin.
Allah şaşırtmasın derlerken bunu mu kastediyorlardı,
inan bilmiyorum ama,
ben artık şaşıramam Kemalettin,
ben dün şaşırmanın lüks olduğunu öğrendim.
Kaderin sana böyle şeyler öğretmesin Kemalettin.

Sonra...
Lanet olsun tüm sonralara.

Powered By Blogger

  © Blogger templates 'Neuronic' by Ourblogtemplates.com 2008

Back to TOP