Bu Blogda Ara

20090130

Depresyon Günlüğü

Bu yazı yazmama mevzusu uzayacak gibi arada sırada çeşitli notlarla bloga uğramak da fayda görüyorum ya da öyle bişey işte.

*Yarın dersaneye gitmem gerekiyor ama dışarı çıkmaya korkuyorum.Bakalım nolcak.

*Hessenin bir kitabının arkasına mart 2000 tarihli düştüğüm notu gördüm.Ölümümün intiharla olacağı kesin 10 ay mı sürer,10 yıl mı bilmiyorum.Ama bu sadece bir zamanlama sorunu.En güzeli de çevremdekilerin bunu trafik kazası,elektrik çarpması ya da şofben zehirlenmesi sanacak olmaları. Notu okuduktan sonra garip hissettim kendimi.Paşamın dolmabahçe dolaylarından söylediği gibi "hesapça bu son senemizdir"

*Turşuyla tedavi edilemeyen depresyonun allahbelasını versin.

*Yükseklikten korkmakla,düşmekten korkmak arasında bir fark olduğu konusunda niye kimse bana katılmıyor.

*Depresyonist ilaçların yan etkisinin intihar olması tanrının şakacı kimliğinin bir tezahürü mü?

*Boşaltılmış zamanım çok olunca son sözümü düşündüm: ”Sana geliyorum curtis”

*Dünyanın en yorucu işlerini kronolojik sırayla söylemem gerekirse:Uyanmak,yataktan kalkmak,mutfağa gitmek,akşam yemeğini yemek,odana geri dönmek ve uyumak.

*Winampta şarkı sıralaması "la vie en rose-seni sevmediğim yalan-sinnerman-dertleri zevk edindim" şeklinde olan kaç insan var.

*Gece saat 04.30 da sandalyenin tepesinde oturup,maliye politikası test sorularından - ki hiçbiri çözülmedi-uçak yapıyorsanız fakat gözünüze kaçan sigara dumanı sebebiyle uçağınız kalkış esnasında yere çakılıyorsa bunu 57 insana duyurup kendinizi rezil etmemelisiniz.

(F)

20090123

Seratoninimle saklambaç oynamaktan bıktım.

Trablusgarp’a tayinimin çıkmasından mütevellid ya da mütevellit her neyse işte,epey bir süre buralarda olmayacağım.Bu vaadi de blogda takriben 1200 kere okudunuz.O yüzden gerekirse bileğimi keserekten sözümü tutmayı planlıyorum.Sorun bu blog yazma işini kutsal bir görev gibi üslenmem oldu.Vatan borcu sanki,(aç parantez vatan borcunu ödedin sanki bi daha parantez açıp vatan borcunu niye sadece erkeklerin ödediğini sormak istiyorum)bi de neysem onu yazıyorum.Bu seneki konseptimiz kimse beni sevmiyo,hayat ne acı,ben böyle hayatın... başlıklarını taşıdığı için blog yazıları da sıkıcı oluyor haliyle.Bunun kabiliyetsizliğimle de alakası var tabi.Yani teknolojiden anlamam ki size burda bi örnek vermem gerekiyor ama örnek verecek kadar bile anlamam.Edebiyatla alakam edebiyat hocalarına çemkirmek olduğundan o da olmaz.Beni evde iki gün yalnız bırak acıma ölürüm,yemek tarifi de veremem. Anlatacak tek şey geyik muhabbetimdi.Geyikim de kaçtı gitti.Zaten bu ara o kadar mutsuzum ki,allah sizi inandırsın 24 saatimin 12 si salak salak duvara bakmakla geçiyor(yazar burada okuyucuyu hislendirmeye çalışıyor)en son erbakan bey kaddafiyi ziyaret ettiği sene bu kadar mutsuz olmuştum.Ondan sonra kendimi toparlamam da 8 sene falan sürmüştü.İşim zor yani.Ne kadar düşünceli blog sahibiyim değil mi? Giderken okuyucularıma psikolojik tahlilimi bile veriyorum.Bu sırada içimdeki çocuk murtaza” boşuna yazmıyoz ya biri de beni anlasın hatta biri de beni sevsin hatta babağ beniii okula gönder” diye sesleniyor ama susturuyorum.Zaten sepetliycem köpeoğlusunu.Lafı dolandırmayı da ne kadar seviyorum.Gitmek dediğim şey de yıl sürmeyecek tabi ; kpss çalışmalarımdan istifa edicem.Bünyemde yeterli gramajda prozac depoluycam,kırlarda bira çakıp bilmediğim evlerde uyanıcam,pederle papaz olucam,(hiç yakışıyor mu,16 yaşında mısın lan it,biraz adam ol adam dedi superegom celallettin)kısacası sebebi olmayan ama bişekilde bünyeme nüfuz eden neşemi tekrar kazanınca dönücem.Artık 1 ay mı olur 5 ay mı üçün beşin hesabını yapmayın.Tabi istiyorum ki bu yazı bütün blog ruhunu bünyesinde barındırsın kah hüzünlü,kah neşeli olsun. Herşeyi yapmak isterken yazı berbat olur,ama idare edin.Eğer bu pc,tv,telefon detoksu iyi gelirse sizlere de tavsiye ederim.Temeli bilimum tekel ürünlerine dayalı bu içsel yolculuka çıkarken;Aklınıza mukayyet olmanızı diliyor,aksi olması durumunda neler olacağını bu yazıdan ibret alarak düşünmenizi istiyorum.Sağlıcakla kalın, ziyaretime gelin.
(F)

20090121

Kandinsky Mesela

W.Kandinsky,Trente 1937

sembol

Uyandığında 14.45 olmuştu,oysa 08.15 de uyanmak istemişti.Her güne böyle başlardı bay yeteneksiz. Ayakkkabılarını giydi ıkına sıkına,o kadar tembeldi ki bağcıkları çözmekle uğraşamazdı.Bu tembelliği yüzünden kravat bağlamayı bile öğrenememişti.Herkes bağlanamama sorunu yaşarken,bağlayamama sorunu yaşamak tam bay yeteneksize göreydi.Tanrısına şükür ki kravatla gideceği bir işe hiç sahip olamadı ve yine şükür ki -varsa eğer öyle bir tanrı- gideceği bir işi de hiç olmadı.Adı olmayan balığına yem vermeyi düşünmedi,olmayan komşusuna bırakmak ya da camdan aşağı tekmeyi basmak gibi şiddet dolu eylemlere girişmedi.Açlıktan ölmeliydi,ya da kudretten doymalıydı balık varsa eğer öyle bir kudret.Giydiği ince pardesü ya da halk ağzıyla pardüse mutlu etti onu.Üşümek istiyordu.Hatta utanmasa ya da üşümekten korkmasa çırılçıplak çıkabilirdi sokağa.Merdivenlerden birer birer inerken, üçer beşer inecek kadar genç olduğunu düşündü.Keşke önce ayakkabılarını değil pardesüsünü giyseydi.Hava buz gibiydi,yüzünü kesiyordu ayaz ki bundan hoşlanırdı.Sanki kimsenin görmediği yüzlerce faça vardı suratında.Mehmetin asumanı sevdiği duvardan sola döndü,şanslıydı sağa dönmesini sevmezdi.Ama onun şansı sadece yürürken döneceği yönün tayininde ortaya çıkacak kadar cılızdı.Hayır solak değildi.Sağlak yazarken harflerin yerini karıştıracak kadar salaktı.Kafasını karıştıran soru nereye gittiği hakkındaki soruydu. Hatırlamaya çalıştı,hayatta unuttuğu yegane şey kendisiyle ilgili olanlar ve peygamberdevesinin adıydı.Niye bi böceğe böyle isim verilirdi ki.Ayrıca peygamber devesi işin içine girince hayatta unuttuğu şeyler yegane özelliğini kaybediyordu. Peygamberdevelerinden nefret ediyordu.Peygamberdevelerinin ise bay yeteneksizi düşünüp ciddiye alacak kadar önem verdikleri hiç görülmemişti. Yüreğini gömmeye gidiyordu bay yeteneksiz,kendisi de bu gerçeği az sonra hatırlayacaktı.Bu gömme faaliyeti elliyeelli beyaz bir çaputla girişilen zaruri bir işlemden çok;teorikte sembolik, pratikte de gayet gerçek bir işlemi ifade ediyordu.Yeni evine gitmeden evvel yüreğini gömmesi,gömdükten sonra da yeni bir ev bulması eve yüreksiz girmesi gerekiyordu.Tek sorun bu işi nasıl yapacağını bilmiyordu.Başlayınca bulacağını düşünmüştü,ama olmadı.Önce otuzdokuzuna yeni basan egomanyak olduğu her halinden belli olan güzel bir kadının buram buram bencillik kokan teatral hareketlerine gömmeyi istedi.En çok haketmeyen yer burasıdır diye düşünüyordu.Sonra ansızın vazgeçti.Bütün gün uğraştı.Kendisini polyanna sanan bir kötümser,ruhu fahişe bir hanımefendi,kör olmayan bi dilenci hatta dilenci olmayan bi topal... denedi,denedi.Başaramadı.Bu başarısızlık hayatındaki başarısızlık kotasının dolmasından olucak ki onu çok kızdırdı.Bu sefer gerçekten yüreğini ve yüreğinin ölmesi gerektiğini söyleyen yerini hatta dalağını bile öldürmek istedi.Önce kendini bir arabanın altına atmayı düşündü.Sıradan bir arabanın altına atsa bir garibin başını yakacak olduğundan yüreği sızladı zaten en başta yüreğini bu yüzden öldürmek istemişti.Kendisini bir mercedes hatta hem mercedes hem benz türü bir arabanın önüne atsa zenginler ballı olurdu,yüzde noksanının felç olmasından korktu.Yüksek bir binanın çatısından atlamak istedi ama atlamak istediği binaya güvenlik onu sokmadı.Hesabı ödemeden kalktı gitti,oturduğu cafeden.Çay yerine sıcak su verdikleri için değil hep hesap ödemeden kalkmak istediği için yapmıştı bunu.Son bir ümitle aldığı çamaşır ipini bir iğde ağacına bağlayıp,kendini astı.Ama ne kadar çürük yapmıştı tanrı iğde dalını ki varsa eğer öyle bir tanrı bu gerçekten bir utanç olmalıydı.Evine gitti bay kaybeden, mehmetin asumanı sevdiği duvarın sağından dönmek zorunda kalarak,yüreğini gömmeye giderken bilincini gömdüğünü bilmeden.Herşeyden habersiz ve kuvvetle muhtemel aç olan balığını eline almasıyla duvara çarpması bir oldu.Bay mı bayan mı olduğunu bilemediğimiz balık bay kaybedenin onu ne kadar sevdiğini bilmeden hayata gözlerini yumdu.

Gördüğüm tek film.

O kadar doldum ki,susmam lazım.

(F)


20090120

Ben aslında kadınmışım

"Erkek arkadaşımdan ayrılalı sekiz gün oldu.Fondotenimin markası yüzünden kavga etmiştik,bastı gitti yaaa şerefsiz ,adam bi de kankim neşlayla çıkıyo ya ağlaya ağlaya sulusepken oldum inanır mısınız.Ona inat fondotenimin markasını değiştirdim.Ama anladım ki erkeklere köpek çekiceksin,bundan sonra böyle hahaaay.Ayrıca ilk gördüğüm yerde neclanın saçını başını yolucam"

Bu blogda buna benzer yazılar gördünüz mü sevgili okuyucular.Biraz önce kadın olduğumu öğrendim de ondan soruyorum.Baştan anlatayım.Blogumdaki okuyucuların yüzde 95 i hanımefendilerden oluşmakta.Benim okuduğum bloglarda da aynı oran geçerli zira erkeklerin blogları sıkıcı oluyor.Ama az önce kendi blogumu kadın blogları adlı bir blogda gördüm. Sayfasına marilyn monroe ve sophia loren fotosu koyan,kendisine avatar olarak arsene lupin i seçen, hemen hemen her hafta bir hatun tanıtımı yapılan bir blog ki ekran görüntüsünün alındığı günkü yazımda çocukken bir bağyanın bacaklarına baktığımı bile itiraf etmişken niçin beni bu şekilde kategorize ettiler cidden merak etmekteyim.Eğer bilmeyenleriniz varsa ya da kadın olduğumu düşünen(allahım böyle bi cümle kuracağım hiç aklıma gelmezdi)ben erkekim arkadaşlar.
Link veriyorum size açılan sayfadaki son blog efendim oy verin en popüler kadın blogu olayım belki ruj falan verirler.Bende şanslı bir okuyucuma hediye ederim hehehe.
Ahanda link

20090119

Mutlu Yıllar


Bugün Arda'nın doğumgünü.Kendisi Chaotic 'in sevgili oğlu.Çoook sevimli,hareketli,oldukça çapkın ve bütün fotoğraflarında gülümseyen,neşeli bir çocuk.Arda'yı şurada tanıyıp hayran olmuştum.Sanal dayısı olaraktan tüm hayatında sağlıklı,başarılı,neşeli olması dileğiyle doğumgününü kutluyorum.
(:Nice yıllara Ardacım :)

20090115

Yine mi başlık bulmam lazım.

Doğ:Yoruldum ben ya valla zaten bu ara böyle bi birıcıt cons havasına girdim blog ergen günlüğüne döndü birıcıt cons örneğini de duygusal erkek bulamadığımdan veriyorum.Huu gırant demeyin hiç sevmem.Neyse işte mola.Yeniden kendini tanrı sanan ibiş olunca dönücem.En merak ettiğim şey ise bu sözümü tutabilecek miyim?

Reğ:Milliyet yazarı sayın Ece Temelkuran, kahramanımsınız. Uzun zamandır bir köşe yazarının yazılarını bu kadar merakla beklememiştim.

Miğ:Her Çarşamba 22.00 de cnbc-e de Nuri Bilge Ceylan filmleri gösterilecekmiş.Duyanlar duymayanlara duyursunlar.Dün Mayıs Sıkıntısıyla başlayan 1yönetmen4film kuşağı haftaya İklimler ile devam edecek.

Faa:Yine haftaya Salı yine cnbc de tavsiye ediceğim bi film daha var ketrınzetaconsun ama filmin adını unuttum.Konusu romantikkomedilifalanfeşmekan.Sevgülünüzü alın,battaniye,patlamış mısır( ki onun adı patlamış mısırdır popcorn değil,hasta etmeyin insanı)mis gibi.Sevgülüğüz yoksa da izleyin nolcak,bi gün buraya sap kalmış insanların manifestosunu yazıcam.

Yaa:Bu sokakta bi kedi var mart ayına da daha bibuçuk ay var ama susmuyor hayvan.Bizim sokağa girseniz temel içgüdü 3 çekiliyor sanırsınız.Yeter ya valla yeter.

Soll:Tutunamayanları bitirdim,okumayan okusun demiştim zaten.Nedeni bana kalsın ama ben Oğuz Atay olsaydım o kitabı yayınlamazdım.

Laağ:Ben ders programı hazırlamayı beceremem de eğer bu işi güzel yapan varsa bi tavsiye versin yahu. Şinci haftasonunu katmadan türkçe-matematik-tarih-coğrafya-ingilizce-muhasebe-maliye-iktisat- anayasa hukuku-borçlar hukuku-vergi hukuku-icra ve iflas hukuku-ticaret hukuku-idari yargı-kentleşme ve çevre-yerel yönetimler-yönetim bilimi-türk siyasi hayatı belirli başlıklarıyla bunlar var. Bunlara çalışmam gerek,nerden başlasak:)

............................................................................................................................foto

20090114

Kepenk


Tamamıyla sessiz ve de tamamen karanlık bir odada bir hafta geçirmek için sol kolumu verecek bir haldeyken aklıma geldi.Beynimi de lavanta dolu bir fanusa koysalar diye.Akciğerlerim dağ esintisi koksa,karla ovsalar karaciğerimi.Sırtımda asyalı küçük ayakların dolaştığı bir hayal kurmak için de sağ kolumu versem mi acaba?Ahmet ağbi gibi kalakalsam.Bir ahmet ağbi vardı ben çocukken memlekette.Kolları yoktu,bacakları işe yaramazdı.Ağzından salyalar akardı.Sabah koyarlardı yolun kenarına,akşam alırlardı içeri.Niye yaşadın ahmet ağbi?Hadi bi halt yedin geldin dünyaya niye öldün? Rakı içemeden göçüp gittin ya en çok ona yanarım.
Senden kolluyum ahmet ağbi ama senin kadar işe yaramıyor omuzlarım.Ayaklarım tutuyor gerçi, ama hayırlı bir yere götürmediler beni.Ne kerhaneye gitmişliğim var ne meyhaneye...Hiç mezarına da uğramadım,ama salla fatihaya fazla ihtiyacın da yoktu zaten.Gece gece niye geldin ki aklıma ahmet ağbi?Ne güzel şeyi düşünecektim.Şey dediysem somut bişey bekleme,hep bişey düşünürüm ben.Gereksiz olur,işime yaramaz,çözüm bulamam,bulsam uygulayamam.Sadece düşünürüm.Sosyal sorumluluk mu takılsam bu gece,sence bebeğinin kafasına bomba düşen filistinli bi baba kaç huriye satar acısını?Sen neye sattın acılarını ahmet ağbi,hergün 08.45 sokaktan geçerdi Şule.Hergün sekizkırkbeşte entarisi ala benziyoru söylerdi manav şükrü.Ben bile -ki mahallenin en süt misafiriydim-bacaklarına bakarken şulenin,sen ne düşünürdün ahmet ağbi?Kaça sattın şuleye laf atamadan,peşinden belediyeye kadar koşturamadan,hayriye teyzeye yap aramızı diyemeden geçen günlerini.Ağzındaki salyalardan tiksinmezdi bence şule,ahırağız osmana vardı zaten.Osmanın mesleğini çaktırmadan çok sordum.Hep babasının galerici olduğunu söylediler.
Konumuz bu değildi ki ahmet ağbi?Konu, bu gece ne düşüneceğimdi.Bazen ben sen oluyorum biliyor musun?Kalkıp tokat atamayacağım için kesiyorum kollarımı,koşa koşa kaçamayacağım için tutmuyor bacaklarım.Hep uçurtmalara bakarken akıyor salyalarım.33 müydün öldüğünde inan büyük iskender kadar hatırlıdır yerin bende,hem ona şöle böle diyolar.Niye sana seni sevdiğimi sölemedim bak öldün gittin.Dayımdan da bi sabah kaçıp gitmiştim o da öldü gitti.Keşke daha çok naneli şekeri alsaydım annemin annesine ya da uyur rolü yapmasaydım babamın babası geldiğinde.Onlar da öldü.
Hiç ölümünü düşünmüş müydün ahmet ağbi?Ben çok düşündüm.Yok öyle roman kahramanları gibi hamamda kızları kovalarken düşüp ölmem,keşke.Ben kalpkrizi istiyorum.Sabah erken olsun,ikindiye kalmadan gömsünler beni.Ne diye yaşadım ahmet ağbi.Ha şimdi ha kırk yıl sonra,soru ve sorun hep aynı.Hakedenleri unutup,haketmeyenlere harcayarak ve de hergün aynı günü yaşayarak ölüp gidicem.En çok bu acıtıyor canımı.Bunu da sallayalım peki,başımın ağrısına ne dersin.Başımın ağrısı durduğunda midemin bulunmasına ve de bugünlerde kambiyo karlarından veya menkul kıymetlerden iyice nefret etmeme...Haklısın bunlarda önemsiz.
Bir keresinde çok kıymetli biri değişeceksin demişti oysa değişmedim.Zaten değişecek olsam bile sırf ona inat değişmezdim ama sanırım başkalaşıyorum. Şiir yazıyorum mesela yani alt alta yazdığım iki satıra şiir süsü veriyorum.Alt alta birleşik mi yazılır acaba salla yemişim imlayı.Neyse işte şiir yazıyorum hatta yazımı da bir şiirle bitiricem.Ama eklemek istediğim şeyler var.Evet hiç susmuyorum ahmet ağbi,konuşabilseydin sen neler söylerdin acaba.Ya da konuşabilsem ben neler söylerdim acaba.Geçen gün son sözlerimi düşündüm.Bu kadar geveze birinden tek sonsöz beklemiyodun heralde.İlk olarak eski sevgilim geldi aklıma.Önce “herkesle seviş ama kimseye sarılma” diyecek oldum hemen azarladım kendimi ıssız adam mısın lan sen diye sonraki sözüm “allahbelanıversin” oldu ama o da şarkı sözüydü, olmazdı.Düşünürken uyuyakaldım kimseye tek laf edemeden ölmüş gibi hissettim kendimi.Yine başım ağrıyor,bu gece de seninle harcansın ahmet ağbi,bikeresinde garfield için harcadığım bile olmuştu,dert değil.Neyse söz verdiğim gibi şiirimle bitireyim sözlerimi.
Güller kırmızıdır menekşeler mor
Peter pan büyüdü,dorian gray oldu.
-şiir-

......................................................................................................................................................foto

20090113

Senden Olmaz

Lindsay Lohan
Bana bir türlü çekici gelmeyen hatunlar köşemizde bu hafta bu kızceyize yer veriyoruz. Şimdi hani holivud starı diyince ne olması gerekiyor bence yani benim o hatun gibilerini görme ihtimalim olmaması gerekiyor.E ben sokağa çıksam bunun gibi 152 hatun görürüm.Ne numarası var ki bu hatunun beğenmek isteyen beğensin ama ben sevemedim.
(Not:Kusura bakma Kemal,dost acı söyler)

O prozac bana lazım

Bu aralar yine hiç yazasım yok ama görev bilincidir diyerekten.Yapmak istediklerim ama yapamayacaklarım yazısı yazmak istedim.
*Bir film çekmek istiyorum.Yakışıklı, iyi kalpli,süper dövüşen,evine haram lokma sokmayan esas oğlanın ailesi öldürülüyor,hayatı mahvoluyor tam intikamını alacakken belediye otobüsü çarpıp ölüyor.40 dakkalık bir film.
*Bir de kitap yazmak istiyorum.Şimdi filmde bir tanrı var.Gezegeni yaratıyor,karalar denizler, falan feşmekan herşey iyi hoş sonra bir gün gücü azalmaya başlıyor.Lan noluyoo bee derken filmin sonunda okuyucu acı gerçekle karşılaşıyor,aslında onu yaratan bir tanrı daha varmış.
*Bir de çocuk yapmak isterdim.İlk on sene mükemmel geçerdi.O kadar çocuk olurduk ki,hiç büyümek istemezdi sonra da 5 seneye kalmadan bi daha asla o kadar mutlu olamayacağını anlayıp bir bar köşesinde altınvuruşla ölürdü.
Bunların dışında hayatta ne yapmak isterdim ımmm
Monica bellucciye kocasının çirkin olduğunu söylemek isterdim,eva herzigovaya tüm kadınlarımın içinde en çok ona vurgun olduğumu söylemek isterdim bi de nükhet duru ya babamın aşkını itiraf ederdim.Evet demek ki sadece gevezelik yapmak istiyormuşum hayatımda.
Başka bişey yapmak ister miydim sanırım hayır,hayat kısa zaten bunları yapsam yeterdi.

20090110

Sitem

Keşke uçabilseydi Batman ya da Superman, mesai saatleri dışında ucube clark değil de Bruce wayne olsaydı.Atlas dünyayı ıkına sıkına taşımasaydı yoyo yapıp oynasaydı.Zeus garıyagıza bakacağına ciddi olsaydı biraz da diğer tanrılar arkasından iş çevirmeseydi.Keşke kahramanlar bu kadar kofti olmasaydı.Belki o zaman biz de insan olduğumuzu hatırlardık.

Belalı Mim

Kemal'den mim geldi ben de esnetilmiş mim başlığıyla bloga koydum ama her seferinde bir sorun çıktı.Bu dördüncü denemem hayırlısı allahtan,başlayalım.Mimi biraz esnetmek istedim.Şöyle aşığım böyle bi aşığım diye yazamam çünkü.Olaylar birebir yaşanmamıştır.Sadece denklik olsun diye durum belirtmek açısından.Sonra tuhaf analizlerde bulunmayın :)
Nasıl Bir aşıksın

Saplantuluyum

Ben:Canım,sence de yetmedi mi ama ne zaman yatışacaksın.
O:Ne diyosun be sen.
Ben:Gel barışalım artık diyorum.
O:Delinin zoruna bak.Biz ayrılalı üç sene oluyor.
Ben:O kadar oldu mu yıa,hiç farkında değilim.

Romantikim
Ben:İçeri geç canım.
O:Anaa,elektrikler gitmiş.
Ben:yok gitmedi,mum ışığını seversin diye düşündüm.
O:Hıı,bi an dalmışım
.........
O:Ben şarap içmesem,ekşi oluyor.
Ben:Bu tatlısından ama,dene bence
O:Yok yok ben içmiyim.Fanta var mıydı.
Ben:Biraz da kurupasta getiriyim istersen,bi de ümit besen kaseti buluruz.

Kalın kafalıyım
Ben:Canım tuzluğu uzatır mısın.
O:Elin yok mu Allahınbelası
Ben:Noldu şimdi,durup dururken.
O:Bir de soruyor ya.Geçen gün beni ağaç etmemiş gibi.
Ben:O pazar günü değil miydi?
O:Evet
Ben:Bugün cuma
O:Eee,nolmuş
Ben:Haklısın canım afedersin ben eşeğim.

Yardım,imdat,help,sos,bir bilen

Bu kod bi şekilde sayfama girmiş ne zaman yeni kayıt desem önce bu kod gözüküyor baktım html temiz duruyor ama nasıl oluyorsa girmiş işte.Ben bloga ilk yazmaya başladığım da bu kod vardı ama sonra cumhuriyetin kurtarılamayacağını kabullenip sayfadan çıkarmıştım epey oldu napcam şimdi yaa onca şablonu resmi marilyni falan tekrardan sayfaya koymakla mı uğraşıciim.Biri bana gelsin,akıl versin löy löy löy

Not:tehlike geçti sanırım aslında hiç bi fikrim yok ama geçmiş gibi gözüküyor.İlgilenen herkeslere teşekkür ederim :)

20090108

Başlıksız,noktalı virgül.Nokta sen virgül ben.

Yarın nasıl olur hava, inan bilmiyorum ama dalgın bir gökyüzü olacak içim.O kadar çok işim var ki yarına dair.Önce oturup neler yapacağımı bulmam gerekecek, seni bir dakika düşünmemek için. Yine de seni düşünmek istiyor canım.Nasıl merak ediyorum bir bilsen hala kuşburnu çayı mı içiyorsun mesela,ya da o ufacık saat duruyor mu kolunda.

Beni sorarsan bildiğin gibiyim.Hastalandım geçen gün, doktora gidemedim ama sanırım sosyal olamadığım için dolmuş sigortamın süresi.Tıpçı bir çocuk buldu arkadaşlar.O da olmaması gereken bir damar.Gözyaşlarımı kan dolaşımına bağlıyormuş bu damar.Bu yüzden hep hüzünlüsün dedi. Aldırmadım ,iyiyim şimdi.

Başka başka...ımm hala memur olamadım mesela ama takmıyorum.Ev sahibinin bir evi var,hayalcinin bin işi.Bazen sevda işleri muaviniyim,bazen tembellik mütehassısı ya da operatör salak...Baktım sıkılıyorum astronot olup platonik gezegenine iniyorum.İnsanlık için küçük,yalnızlığım için büyük adımlar atıyorum.Bugün mü,bugün kaybeden kinayeci günü.

Bazen sen geliyorsun aklıma,istemeden oluyor inan.Ne zaman bi dilencinin yanından geçsem "Allah sevdiğine kavuştursun".Beddua etme be adam!Yok illa söyleyecek.Hemen aklıma geliyorsun.Ne çok ortak noktamız vardı.İkimizde senin gözlerine bakmaktan hoşlanırdık mesela.Gözlerini görebilmek için benim gözlerime bakmak zorundaydın.Ne talihsiz kızdın sen.

Yarın sen doğumgününü kutlayacaksın,ben varoluş günümü.Neler neler geldi aklıma.Bir telgraf çeksem dedim."Bu kutsal günde stop tanrı olup papatya yağdırmak vardı stop yağmur niyetine stop mikail duy sesimi stop"Koştum postaneye ama bilmiyormuş memurum.Dedim sigara çeker gibi iki kısa bi uzun.Anlamadı.Bir mektup yollayım bari dedim,başladım yazmaya.”Bazen sorarlar bana saat sorar gibi; o yüzden korkarım gelmeyecek sevdiğimi beklerken birisinin gelip ,niye böylesin diye soracak olmasından”Vazgeçtim sonra adresini bilmiyordum.Oysa bulurdum, gönderecek olsaydım.

Beni ciddiyete davet etme sevdiğim,sevgilim olduğun günlerde kaldı o.Tamam ciddi olayım,sen iste.Dünüm,bugünüm,olmayan yarınım,doğmayan çocuklarımın anası,ruhumun arabesk haritası. Kalbime astığım diplomasın sen hiç bitiremediğim o okuldan verilen.Yerini bildiğim,baktığım ama görmediğim,değeri kalmayan,başka aşklar için denkliği olmayan. İyi ki doğdun,iyi ki varsın. Nice,nice yıllara.
İmza
Kaybeden kinayeci
..........................................................
Sendin Şehrim
Giderken,
Terke hazırlandığım şehir,
yürüdüğüm sokak,
ve adımlarım kanadı.
Senin olmadığın durakta kaldı nefesim...
Senin saçındı kalan sayfa arasında;
Ayraçtı sanki, yanlızlığa adımlarda...

Şiir:Saklıdefter
Foto

20090106

Selim


Bu kitabı okumamıştım.Ara sıra tutunamayan olduğumu söylerdi bazıları o yüzden okumaktan hep kaçtım.Ya okur ve tutunamayan olduğumu öğrenirsem.Bu korku beni hep uzak tuttu bu kitaptan.Şu an üçte birini okudum kitabın. İçim rahatladı.Çünkü bu kitap benim için bir kere okuyup aa tutunamayanmışım yauw diyeceğim bişey çıkmadı.O yüzden kitap sonunda fikir beyan edemiyeceğim sanırım.Belki bir kaç kez okuduktan sonra,ama özlemişim okumayı.İyi oldu benim için.Sanmıyorum ama eğer okumayanınız varsa tavsiye ediyorum tabii ki.

20090103

Bende başlık düşünücek hal mi var.

Sevgulü Gunlük
Nasılsın müdür ?Biliyorsun bugün dersaanedeki ilk günümdü.Dersaanem Elmadağ-polatlı yolunun 8.km yakınında, olmayan benzinliğin arkasında ufacık tefecik bir yer.Önce kötü haberle başlayayım kız popülasyonu neredeyse sıfır.Şaşkınlığımı düşün,bunca yıl her gittiğim sınıfta bir erkeğe 14 kız ortalamasıyla eğitilirken,koca sınıfta 8 kız var.Zaten sınıf dediğime bakma en çıtırı benim.Elemanları bayram günü görsem ellerini öperim.Bireysel emeklilik işiyle uğraşan varsa gelebilir hacı.Bir de böyle mayemivays havasındalar “kpssden 215 aldım ama istediğim kurum olmadı”,”su gibi almancam vardı.Daumdan torpilliydim ama memleket sevdası ağır bastı” falan.Noluyor yaa,orası neresi bana da soruyolar tabii.Sen neyi hedefliyorsun monşer?Devlet malzeme ofisinde tomruk olucam inşallah ne diyim.Öss zamanında da böyleydi,nereyi hedefliyorsunuz diye sorduydu hocanın biri.Ankara Siyasal,Boğaziçi ingilizce işletme,odtü zooloji falan herkes sıralamıştı.Ben tabi sevmiyorum böyle şeyleri,başımı sokacak bir okulum olsun yeter demiştim.Herkes gülmüştü.Tabii son gülen iyi gülüyor.Bir de sigara sorunu var , bu ayazda dışarı çıkıp sigara içmek zorunda kalıyorum.Zaten kanser olucam işte daha ne?İlla araya zatürreyi de katacaklar.İliğim kemiğim dondu yeminle hacı.Bir duman avcısı bulsam bu yasa çıktığından beri biriktirdiğim tüm öfkeyi ondan çıkartıcam ama onlar da sadece sabaha karşı avlanıyor sanırım.ama hoca güzel anlattı yağ gibi ders anlatıyor lan,ilk defa bayan olmayan bir insanın anlattığı dersi anladım.Ben bile anladım yani düşün.Dersaneden çıktıktan sonra bir arkadaşımla buluşmak için kaave uğradım ama ekti beni.Hayır isim verip rencide etmek istemiyorum ama çekeceği var benden.En beteri ne biliyor musun ödev.Evet ödev yapıcam.Ben üniversitede bile ödev yapmadım ki hacı bütün sınavlarım 50 üstünden değerlendirildi.Bu yaştan sonra rencide falan oldum ama yapıyım yapıyım malzeme ofisine gidinceye kadar daha çok yolum var. Gözlerinden öperim günlükcüm...

Mim

Kemal den ilginç bir mim geldi.Kaç kere blog yazmayı bırakıyordun.Bi kere tam sayıyı Chaotic verebilir sanırım çünkü her seferinde o ikna etti beni.Benim hatırladığım 3.İlkinde hadi kibarlık biz de kalsın,iftiraya uğramış ve bırakmak istemiştim.İkincisi sıkılma sebebiyleydi sanırım.En sonuncusu da yıllık dördüncü major depresyonumu geçirirkendi galiba.Bir de hep var zaten bu istek, o sil butonunu her görüşümde canım çekiyor.Yazmak isteyen olursa yazsın.

Buz

Mevsimin ilk karı
dilek tut dedi kız
olmaz dedi çocuk
tanrının cv'si kötü.

Kar

Seninle geçen günleri sayamadım.Birden başlayarak öğrettiler saymayı.Sensiz geçen günleri de sayamadım.Hiç o kadar saydırmamışlardı çünkü.Okulda öğreniceğin bişey değildir aşk.Bak ben öğrenemedim hala.

Kış

Kış etkisini gösterdi diyor ya haberlerde,aynı öyle işte,
Aşk etkisini gösterdi,şehirlerim sana teslim...

20090102

Beter ol köpek.

Yaklaşık 10 senedir eğitimimle ilgili tüm kararları yazı-tura atarak yaptım.Pişman değilim. Mantığımla karar verseydim.Pozisyon farklı olur sonuç değişmezdi.Yine dersaneye gidicem evet eşşşşşeeeekk kadar ben ted kolejine girmeye çalışan zibidiler gibi dersanede sınava hazırlanıcam.Kabahat bende 45 IQ İle okumaya kalkarsan dersane köşelerinde böyle sürünürsün işte.Neyine lan senin okumak. Sanki sınavı kazansan bir yere yerleşicem kurum sınavı çıkıcak,ingilizce çıkıcak,soruşturması çıkıcak,mülakatı çıkıcak,torpili çıkıcak.Evet sadece ben değil herkes uğraşmak zorunda bişekilde.Ama önümde ingilizce+soruşturma+yaş problemi gibi fazladan etkenler olmasa ve ben yine kpss ye hazırlansam yine aynı şekilde söylerdim.Dengede duramama sorunu bu,amaç ortadan kalkınca kalan faktörlerle yola devam etmek çok güç oluyor.Niye marangoz olmadım ki,tahtadan süpermen yapardım. Mide bulantılarım yeniden başladı.Evet,değişemiyor insan.Bir kere ıskalaman yeterli sonra kaybetmenin sonu yok.İyi şeyler düşünmeliyim di mi,pozitif olmalıyım.”Çekim yasası”... bizim evde avea bile çekmiyor lan,ne çekimi ne yasası...

20090101

Hançer-i Ebrusu Saplandı Dile

Ana Beatriz Barros
Godsyndrome Entertainment iftiharla sunar.Tanrının erkeklerle dalga geçmek için yarattığı hatunlardan biri daha.Gönül isterdi ki o eşsiz;-eşsiz derken tam olarak kelime anlamıyla eşsiz- sırtını gösterecek bir foto ile karşınıza çıkalım.Ama her hali güzel zaten.Bak aklıma geldi niye çıkmadı lan bu büyük ikramiye.

Gitmediğim taksimden banttan yayınla bildiriyorum.

Sevgulü günlük
Mutlu noğeller günlük,tiksenç bi günün özetiyle karşındayım.Günüm zaten kötü başladı.Benim pc var ya hani 118 yaşında felçli bi kadından daha fazla arıza çıkaran pc’im işte ona ms office yüklemek üzere arkadaşımdan hard disk almıştım.Pc 3 kere çökme tehlikesi atlattı attığım tekmeler hayat öpücü yerine geçti sanırım ki düzeldi.Sonra akşam yemeğinde bi baktım masada çeşit sayısı az,aç kalktım sofradan ki aç olduğumda hiddetli olurum.Kardeşim kazandibi alıcaktı yeni yıla onu yiyerek giricektim. O da alınmamış,tabi geldim mi felaketler hep üst üste geliyor işte.Sonra pedere erbakan selamı verdim ama böyle salladım.Kaşlarını kaldırdı.Almadım dedi.Nevale de yok.Bana soruyorlar ya yılbaşında niye uyuyosun.Bu kadar düşüncesiz aile fertleri varken napiyim.Neyse dedim kendi kendime boşver.Gece zengin olcan nasılsa.Bu hafta rüyamda önce baklava yedim,yediiim yediiim bitmedi.Sonra devekuşu gördüm.Deve kuşu beni öpüyordu.Ben onun gıdısını okşuyordum.Tabirde baklava ve devekuşu için size para çıkacak para çıkması ne ki fort knox size hibe edilicek türünden şeyler söylüyor.Zaten pek rüya da görmem hayırlısı dedim aldım bileti.Oturmuş lebleyi yiyerek hayal kuruyorum.Ben böyle palmiyeler arasında hamakta yatıyorum.Adriana denizden çıkıp bana doğru geliyorarkada günbatımından bir fon.Süperim.Sonra heyecan artmaya başladı tabii.Gece ilerliyor.Bir baktım ekranda bi kız lan bu saatte rte’de pardon trt’de yeniyetme popçu mu çıkmış diyorum.Ben nerden biliyim hiç aklıma gelmiyor ki hadise pantolon giysin.İlginç bir deneyimdi.Öğrovizyon şarkımızı çok beğendim ten point from godsi diyim yani . Hele o şarkıyı hadise süper minisiyle zıplayarak söyleyince 72 millet kölemiz olur bence.Neyse ve büyükan geldi.Sonuç olarak ikramiye çıkmadı tabi.Alkol isteğim daha da arttı.Elime kolonya döküp yaladım oje kokladım ama ııııhhh işe yaramadı.Cnbc de adrianam karolinam doutzenim işveli işveli yürürken onları da izleyemedim zaten.Bu saatten sonra tek ümidim rüyamda o adi devekuşunu görüp öpücüğü iade etmek.Gözlerinden öperim günlükcüm.

Powered By Blogger

  © Blogger templates 'Neuronic' by Ourblogtemplates.com 2008

Back to TOP