Bu Blogda Ara

20090106

Selim


Bu kitabı okumamıştım.Ara sıra tutunamayan olduğumu söylerdi bazıları o yüzden okumaktan hep kaçtım.Ya okur ve tutunamayan olduğumu öğrenirsem.Bu korku beni hep uzak tuttu bu kitaptan.Şu an üçte birini okudum kitabın. İçim rahatladı.Çünkü bu kitap benim için bir kere okuyup aa tutunamayanmışım yauw diyeceğim bişey çıkmadı.O yüzden kitap sonunda fikir beyan edemiyeceğim sanırım.Belki bir kaç kez okuduktan sonra,ama özlemişim okumayı.İyi oldu benim için.Sanmıyorum ama eğer okumayanınız varsa tavsiye ediyorum tabii ki.

19 kişi karşıladı;:

miracsaral 06 Ocak, 2009 16:04  

Üstat, açıkçası ben de henüz okumadım ama Tutunamayanlar için Türkçe'nin en iyi romanı diyorlar..yalan mı söylüyorlar ?

ÖzgenAydos 06 Ocak, 2009 16:42  

tutunamayansın.

kitabı okuyan bir dost
=)

Eylül 06 Ocak, 2009 17:43  

hımm sen beğendiysen tercihine güvenebilirim demektir.. sıraya ekledim bunu da..:)

Godsyndrome 06 Ocak, 2009 18:18  

Hiçkimse:Aslında türk romanları hatta genel olarak romanlar hakkında pek söz söyleyemem ama eğer benim gibi korkuların yoksa hatta varsa da mutlaka oku.

Phaloe:tutunmam lazım:)

Eylül:Bencede her kitapseverin listesinde olmalı.

ne ben olabildim ne de başkası 06 Ocak, 2009 19:06  

tutunamayan olmayı tercih ederim, demiştim di mi:)

Beter Böcek 06 Ocak, 2009 20:25  

Hayatına kazınacak bir roman olacak bence ayrıca üstaddan korkuyu beklerken kitabını da tavsiye ederim.

siminya 06 Ocak, 2009 21:35  

Türkiye'nin en iyi romanı mı ?! hadi ya !

anıl 06 Ocak, 2009 22:08  

evet, buna yorum yapabilirim.
selim ailecek çok sevdiğimiz bir insandır serhat, tahmin edersin sanırım.
kitabı daha iyi anlayabilmen için oblomov, solgun ateş, don kişot ve biraz şekspir okuman faydalı olur diye düşünüyorum, en azından ilerde, bu isimler aklında olsun.
en iyi kitap mevzusuna gelince. kitabın en iyi kitap olup olmamasından ziyade şunu söylemeliyiz ki edebiyatımızda eşi benzeri olmayan bir eser ve atay da birçoklarının en yoğun olarak duyumsadığı kişi.
son olarak şunu demeliyim. tutunamayanlar tutunan tutunamayanların anlayabileceği bir kitap değil, mesela bir pamuk okuru bu kitabı anlayamaz, gençlik histerileriyle melankolileriyle geçiştirilecek bir kitap değil, yaş olarak çok uygunsun kitap için, bunu anlayacağını düşünüyorum.

mirel metyu 06 Ocak, 2009 22:34  

belli bi yerden sonra okuyucuyu şaşırttığı söylenir, doğru olduğu da tasdik edilir...

Arzu Pınar 06 Ocak, 2009 22:36  

benim de hep okumak istediğim, ama bir türlü başlayamadığım bir kitap.

Godsyndrome 06 Ocak, 2009 22:50  

hopçikiyaya:Doğru demiştin ama bu kadar imrenme bence:)

Tuana:Tavsiyen için sağol,yazdım bir köşeye:)

Siminya:Kişiye göre değişir tabi, ama okumadıysan oku simiin:)

lüzumsuz:Ben de seni bekliyordum:) Zira bu konuda tanıdığım en yetkin kişi sensin.Dediklerin kitabı okurkende dikkatimi çekti oblomov okumam gerek.Nihayet yorum yapcağın bişey yazmak da ayrıca sevindirdi beni:)

Mirel:Artık seninle bu konuyu tartışabiliriz,ben kitabı bitirince ama:)

Arzu:Okumadıkça liste uzuyor ama bence bir an evvel başla:)

demet 06 Ocak, 2009 23:16  

bu kitapla ilgili yazılmış en berbat yazı bu :) bu ya ya tutunamayansam korktum falan:)) tebrikler bir ilki başardın:)

Godsyndrome 06 Ocak, 2009 23:29  

evet birisinin bunu itiraf etmesi gerekiyordu,sağolasın :):)

semmy 07 Ocak, 2009 12:41  

ben de bişeyler diyebilir miyim?
yazılarımda yapmaya çalıştığım (ama hala beceremediğim ) bilinç akışı tekniğinin en iyi türk yazarıdır... bir nevi james joyce gibi yani...
(bilinçakışı için bkz. 350 kelimelik; içinde hiç tekrar kullanılmış kelime olmayan, isim tamlaması olmayan tek bir cümle yazılması ve o cümlenin anlam barındırması hadisesi) insan zekasını sorgulatıyor...
okumak için doğru bir yaşta olduğun doğru; ama doğru bir psikolojide misin? bilemiyorum. son yazılarından sonra acaba biraz daha beklesen mi diyesim var.
(haddime mi düştü acaba sana ahkam kesiyorum burda? bi de biraz daha haddimi aşıp "siz" yerine "sen" kullandım cümlelerimde...biri beni durdursun tutunamıyorum.... )

Godsyndrome 07 Ocak, 2009 19:59  

Semmy:Verdiğin bilgiler için çok sağol,tabii ki sen diye hitap edebilirsin.Hakaret etmediğin ya da beni değiştirmeye çalışmadığın sürece(evet böyleleri var) her türlü yorumu yapabilirsin.

Adsız 08 Ocak, 2009 10:41  

Bilmiyorum bana ne kadar katılacaksın ama bir iki şey söyleyeceğim. Kitap üzerine değil de kitabı okuyanların üzerine. Okuduktan sonra aaa ben tutunamayanım diye ortada dolananlardan olma sen. Kaybetmek , bak ben ne yaptım diyip ortaya sunacağın övüneceğin bir şey değil. Sessizce sindirmen gereken , kabullenmen gereken bir duygu hazmetmesi zor olan. İntihar da yine öyle, lüzumsuz demişti herkes düşünür ama bazıları yapar diye. Sen bu duyguları bu şekilde kullanan popülist kimselerden olma.Kendilerine böyle etiketleyip ortada dolaşmaları rahatsız ediyor beni. Lüzumsuz bana katılır mı bilmiyorum ama, zaten o tarz girişimleri olanlar kitabı gerçekten anlayamamış olanlar.

Godsyndrome 08 Ocak, 2009 18:39  

uyuyan adam:Ben de tam senin gibi düşünüyorum Burak.Hatta kitaptaki tarzda bir kaybeden olduğumu da düşünmüyorum zaten.Daha fazla kitap yazısı yazmalıyım sanırım sayfamı ziyaret etmenize sevindim. Darısı gar sakinine :)

anıl 08 Ocak, 2009 23:27  

aslında serhat senin sayfandaki yazıları her zaman okuyorum dersem yalan olur. ruh haletimle alakalı, bazen bilgisayarda üstüste en fazla bes cümle okuyabiliyorum veya yazdığın şey o an hiç ilgimi çekmiyor. ama yorum yapmamamın bunla alakası yok, mesela geçenlerde brad pitt in eski karısıyla ilgili yazında okuduğum sütlaç esprisi son zamanlarda gördüğüm en orjinal şeylerden biriydi, çok güldüm, hatta blog muhabbeti dönerken gar sakinine anlattım, o da çok güldü; ki o da bakıyor sayfana bildiğim kadarıyla. ama yazmadım, nedeni yok.
kısacası takip ediyoruz seni, dikkat et:)
tutanamayanlar a dönecek olursak, bu kadar çok satan bir şeyin popüler kültür imgesi olması normal, atay ın yaşarken ben buradayım sen nerdesin okuyucu serzenişinden, o eşi benzeri olmayan gar hikayesinden sonra gelinen nokta ise traji komik. bu üzerinde uzunca yazılabilecek bir konu, belki bizim sayfada değiniriz sonra. bu kitaptan bahsetmeyi sevmiyorum aslında, konuşmak bile mutsuz ediyor beni, cümleler geliyor aklıma.

Godsyndrome 09 Ocak, 2009 18:29  

lüzumsuz:arasıra uğrasan yeterli olur zaten:) kitap hakkındaki tutumunu da tahmin ediyordum açıkçası aylak zamanlarda ve iç deneyde bu kitapla direkt ilgili bir şey yok sadece bir oğuz atay yazısı vardı sanırım.

Powered By Blogger

  © Blogger templates 'Neuronic' by Ourblogtemplates.com 2008

Back to TOP