Bu Blogda Ara

20100731

684

İlham gelmiyi ya la!Demek ki 683 yazılık dağarcığım varmış.Demek ki yaşanacak bişey kalmamış, ilginç olaylar bitmiş,platonik aşkların miyadı dolmuş.Vefa istanbulda bi semtimiş.(Yok bu alakasız oldu.)Neyse öhöm ben şimdi kütahyaya gidiyorum sevgili blog okurları.Ne yazık ki o kadar yardım çığlığıma rağmen ne kütahyada yalnız yaşayan bi bayan okurum çıktı, ne ruslarıyla ünlü bi otel adı veren oldu.Yemeklerini araştırdım dolma dışında bişiy yok.Kırmızı etiyle meşhur yemeği olmayan anadolu şehrinin hayat damarı falan yoktur bence.(Yine) neyse dönüşte bişiyler yaparız.Kütahya izlenimi mi olur artıkın rectoa söyleşisi mi?Şovmastgo falan icabında.Yazacak bişey olmayınca çok saçmaladığımı farkettiğimden burada yazımı noktalıyorum.Sağlıcaknan kalın.

20100724

Klavye gevezesi

Bloga sık yazan bir insan evladı olarak ara verince kelimeleri binbir manayla doldurasım intak senin,teşbih-i beliğ benim at koşturasım geliyor ama hattı zatında o derece neşeli bi insan değilim.
Geçen gün gerek blogumuzun kurucu babalarından(abd tarihine gereksiz bi gönderme vududan da baba olmaz zaten-dur daha vudu ismini anmadın ki salak) voodoogirl ve twitter aleminin en matrak üyelerinden janedoe ile buluşarak gerekse medağrı iftihar ettiğim dostum phaloe ile görüşerek hasbihal etme arzusuyla yanıp tutuşan gönlüme bi kova su dökmüş gibi oldum.Dostluk güzel şey azizim diyerek bir bomba haber daha veriyorum.Yok nazar falan değer diye bu haberi 2 hafta sonra vermeyi uygun buluyorum.(yazar bu satırlarda bir duygu sağnağı-çelişki vb. hisler arasında gidip geliyor)
Yine de aaa diyen o hallerinize kayıtsız kalamayacağım için başka bir itirafla kendimi bağışlatasım var.Geçen gün (kimbilir kaç hafta önce)tavandaki sivri sineği öldürmek için sandalyeye çıkarak başlattığım akabinde de sandayenin üstünde sörf yaparak devam ettirdiğim ve üçlü salvo halinde yere inişle tamamladığım vefakat yerdeki kola kapağının ayağımı delmesiyle hassi.tir(nokta olan yerde "k" harfi var) diyerek yere istemdışı eğilirken sandalyeye çarparak hayata veda edip, ibiş gibi görünmeme sebep olan dişim; yetenekli olması sebebiyle erkek olmasını umursamadığım doktorumun yurda ayak basmasıyla nihayet yeniden bünyeme katılacak.
Evet hepiniz bu habere çok sevindiniz biliyorum.Yine de yaza yaza bunu mu yazdın lan tepkinizi hissettiğimden amaaan çok sıcak diye kös kös oturacağınıza iki satır da siz yazın demeyi bir borç biliyorum.Alkışlarla yaşıyorum.Mutfakta aç,yatakta kaplan,msnde çapkın,gerçekte kırgın, sanalda piç,genelde hiç... yıllarca böyle bildiniz siz....Herşey olduğu için hiçbişey olamayan adamdan hikayeler dinlediniz.(Yazar son cümleleriyle bu yazı yazılırken zeki müren dinleniyordu lan mesajı vermek istiyor)

20100721

Romantik Culyet

Medyanın blog'ları,ünlülerin de twitterı keşfetmesiyle olan yine gariban blogcuya oldu.Yılmaz Özdil'e açık mektup,Okan Bayülgen sana söylüyorum,Ayşe Arman buraya bak türü yazı başlıkları görüyorum ki bu adamlar ciddi ciddi muhataplarının kendisini okuyacağını sanıyorsa eyvahlar olsun.Şimdi bana Ahmet Çakar kükremesi tarzında eyyy godsyndrome sen de zamanında gisele bundchene mektup yazmamış mıydın diyenleriniz olursa eğer; o gün evi boyatmıştık kimyasalların etkisi altındaydım.

20100714

Cornelius İnsanı

Bu hafta cornelius söyleşiyle karşınızdayız....Biraz önce okuduğunuz cümle 3 hafta önce yazıldı aslında.Adam kendisindeki star elektriğini gördükten sonra direkt star kaprisinde uzmanlık yapmış.Soruları yolladıktan sonra "yok bunun yanında viski yok mu?Meyvem nerde? Vay efendim ışık şu an sağdan geliyor,yarın cevaplayayım soruları diyerek epey bi zorladı.ama başardık nihayetinde.Buyrun burdan yakın;

*Godsy:En son Pelin Batu'ya adadığın blogla manşetlere çıktın?Ona gizliden gizliye aşık mısın?
Cornelyus: Pelin Batu'ya olan bakışımı tam olarak kelimelere dökmem mümkün olmasa da sosyoloji bu duruma platonik paradokslaşma diyor.
Aşk değil, nefret değil, trajedi hiç değil. Onunla ilgili en iyi dileğim tarihin arka odasında kilitli kalması.(Buradan da anlaşılabilir
ki parapsikolojide maskülen kaotisisizm adı verilen sendromu yaşıyorum)
*Godsy:Özel bi soru sormak istiyorum.Reklamcı kızlarla yatmama karşı çıktın, tarz sahibi olmama karşı çıktın,mason olmama karşı çıktın?Sen bi radikal misin?
Bana mı düşmansın?Derdin ne koçum senin?
Cornelyus: Öncelikle şu ortak paydada buluşalım. Tarz sahibi olmana karşı değilim ama belli bir yaştan sonra bu işler çok zor.
Sen ve benim gibi kısmi fosilleşme yaşayan bizlerse lale devri çocuklarıyız. Senin kırılmanı istemediğim için bunu direk söyleyemiyorum
ama artık tarz aslanın yelesinde. Üniversite mezunları ve işsizlik arasındaki ilişkiyi düşün. Aynen öyle şu anda tarz sahibi
olmak. Artık herkes marjinal, herkes fırlama oldu. Eskiden böyle değildi. Tüm marjinaller birbirini tanırdı. Sonra eskiden saygı
vardı. En uçarı kıyafetlerimizi giyer, saçımıza en antin kuntin şekli verir öyle çıkardık Beyoğlu'na.
Artık tabi bu eski değerler kayboluyor. Neyse diyeceğim o ki reklamcı kızlar inadından vazgeç. Mason olmak için Kpss'den yüksek puan lazım, yanlış anlama ama o da zor.
Sen bu yoldan devam et. Zaten şunun şurasında 35-40 sene ömrün kaldı. Bazı durumlarda kaderci olmak gerek.

*Godsy:Hacı bi kübalı gibi domino oynayabilir misin?Ya da clevelandlı bi teyze gibi bingo yapabilir misin?Amcalara göstereceğin bi yeteneğin oldu mu hiç?
Cornelyus: Bir çok kadın için bingo bulaşık deterjanıdır, bir eğlence biçimi değil. Fakat keşke sadece bulaşıkla kalsa
çamaşır, ütü, yemek derken ömürler geçiyor. İşte bu da bir nevi domino etkisi. Bunu bir şema halinde bazı amcalara gösterdiğimde ise
eşlerine yıllardır hiç yardımcı olmadıklarını ve onları büyük bir yük altında bıraktıklarını anlayıp kalp krizi geçirdiler. O günden
sonra yegane meziyetim olan toplumu aydınlatmaktan vazgeçtim.

*Godsy:Peki sinirliyken naparsın mesela ya da üzgünsen... içerim deme sakın?
Cornelyus: Çocukken çay bardağı yerdim sinirlendiğimde. Tabi şimdi yaş geçince insan o günleri hatırlayınca bir tatlı tebessüm beliriyor
dudaklarında. Şimdilerdeyse Kosta Rika'daki çiftlik evime gidiyorum sakinleşmek için. Doğayla iç içe yaşam tüm sinirimi alıyor.
Çıplak ayakla sadece o bölgede yetişen böcekleri ezip çatara çutara sesler çıkartmak elektriğimi atmama yardımcı oluyor.
Bahçemde kivi ve ananas yetiştiriyorum, ayrıca bahçeye diktiğim 4 metrelik direkte amatör olarak banci campinkle uğraşmaya başladım.
İçkiyle pek aram yok. Sadece özel günlerde 1 kasa bira ya da 2 büyük rakı içerim. Başka türlü ağzıma içki sürmem.


*Godsy:Baban reisi cumhur olsaydı sen gazetelere hangi olayla çıkmak isterdin?
Cornelyus: Varsayımlar üzerine konuşmak ne kadar doğru bilmiyorum ama çok büyük olasılıkla gazete manşetlerinden inmezdim.
Hatta bazı gazeteler benim haberlerim için ek gazete çıkartırdı. Özellikle de yardımseverliğimle haber olurdum.
Golf ve eskrimdeki başarılarımla spor, borsa ve piyasa analizlerimle ekonomi, cinayetten kurtardığım insanlarla ilgili de 3.sayfada
mutlaka hergün 1-2 haberim yer alırdı. Uzakdoğu ve akdeniz mutfağından seçkin yemek tariflerimi içeren bir ek haftada bir
gazeteniz ile ücretsiz verilirken, iddaa ekinde tahminlerimi yazmaktan geri durmaz, sizler için özel olarak her salı 3 farklı seviyede sudoku
hazırlardım. Bu yüzden belki de babamın reisi cumhur olmaması en hayırlısı oldu diyorum kendime. Bu tempoya yürek dayanmaz.
(Benim değil okuyucuların yüreği)

*Godsy:Blogunda kendine has bi tarzın var.Bir ay tek kelime yazmayıp sonra da destan yazıyorsun.Gerçekte de böyle bi yapın mı var?Bir ayda kazandığın maaşı,bir günde yer misin?
Cornelyus: Kazandığım maaşı çabuk yiyebilirim çünkü cebimde olduğu müddetçe paraya önem vermem. Fakat kelimeler öyle mi? Kelimeler her zaman varlar
ama onlar "beynimizin kiri" değiller ve onlar savurganlığı haketmiyorlar pehlivan... Böyle böyle derken sana çok uzun traşlar atabilirim ama alakası yok.
Gayet de üşeniyorum. 50.Sanat yılını kutlayanlarda bir yılgınlık oluyor hani. Bilirsin o duyguyu. Benimkisi de biraz öyle artık.
Eskiden sürekli blog yazıyordum. Sürekli. Yemek yerken, uyurken, duştayken sürekli aklımdan blog yazıyordum. Fakat daha sonra fark ettim ki blog
beni ele geçiriyor. Sosyal hayattan kopmama neden oluyor. Bıraktım. Yoksa inanılmaz sosyal biriyim ama feysbukta az arkadaşım var ona aldanma sakın.

*Godsy:Deli komik bi adamsın,blogda komik olmak kolay ama gerçekte de komiksin sen.Niye la,ciddi olsan biraz olmuyo mu yani?
Cornelyus: Babamın bir sözü var bu konuda ki bunu bir yazıda Serdar Ortaç söylemiş gibi yazmıştım bir blog yazısında:
"Samimiyetin sembolü ciddiyetin suistimali değildir.". Daimi makara yapıyor olmam önemli konularda fikir sahibi olmadığım
anlamına gelmez. Mamafih fikir sahibi olmak ve bu fikre bilgi, araştırma ve gözlemler temelinde sahip olmak takdir edersin ki
farklı naneler. Ayrıca babamın bir sözü daha var aklıma gelmişken söyliyeyim onu da. Yemekte heyecanlı biçimde kendisine bişey
anlatanlara söylüyor ve mavi ekran vermelerine sebeb oluyor: "Hem ye hem konuş".

*Godsy:Şimdi biz kendi bloglarımızda kendimizle dalga geçiyoruz ya bunları okuyan ibişten doğma aptiden olma bazı insanlar da oluyor bazen.Onlar dalga geçmeye kalktığında senin de lan şunu itin şeyine... diye kurduğun cümleler oluyor mu?
Cornelyus: İnsanın kendisiyle dalga geçmesi yürek ister, bilek ister. Öncelikle bunu yapabilenleri selamlıyorum bu platformdan. Diğer yandan
bu nüanslara uyanamayan bir takım antenler hakkındaki görüşlerimi sormuşsun. Bunlar 3-5 kendini bilmez çapulcudur ay dost. Her meslekte çürük
çarık insanlar olduğu gibi blogger'lıkta, blog okuyucularında da patates tayfa mevcut fakat o kadar da büyütmeye gerek yok. Temelde sağlam bir
kitle yetişiyor ve eminim ki sağlam kafalı vücutlar içerisinde bulunduğumuz bu kötü dönemden bizi kurtaracak.

*Godsy:Lisedeyken bizim bi hoca vardı şeklinde başlayan bi cümle kurdun mu hiç?
Cornelyus: "İyi güzel de lisedeyen bizim bir değil bir çok hocamız vardı" gibi bir ibişlik yapmam için çeldirici bir soru sormuşsun ama
ben bu oltalara gelmem kirve. Asla öyle cümleler kurmadım. "Ben askerdeyken..." de demedim. Hatta inanmazsın ama "Vurdum tekmeyi
kapısına girdim içeri, dedim ki patron efendi! ay sonunda maaşıma zam yapılacak! O KADAR! Sustu kaldı peki tamam dedi" da demedim. Yalnız üç beş kere çeşitli kıraathanelerde
otururken ortamın büyüsüne de kapılıp "Elimizden tutan olmadı ki a.q. doktor olurduk mühendis olurduk" demişliğim var.
(Her ne kadar kıraathanede de otursam bilim uğruna kor alevler içinde yanan gönlüme gem vuramıyorum, orada ki "A.Q." aqua'nın
kısaltması yani sıvı anlamında, sakın aklına başka bir şey gelmesin.)

*Godsy:Kendinde en sevmediğin özellik nedir hafız?Yani gördüğüm en sadık adamsın,efendisin,sulu yemek yapabildiğine bile eminim ama bizi kendinden iğrendirecek bi yanın varsa şimdi söyle?
Cornelyus: Şu soru senin kariyerine insan kaynakları müdürü olarak devam etmen gerektiğini gösteriyor. İş görüşmesi sorusu bu.
Kendimde en sevmediğim özelliğim cemiyet hayatındaki insanların aksine benim fazla saf ve iyi niyetli olmam. Fiziksel olarak da
sadece topuklarımı beğenmiyordum, onlara da 3 yıl önce başarılı bir operasyonla silikon taktırınca artık herşey daha güzel oldu benim için.
Dünya yumuşacık artık.

*Godsy:Sen de galpgöğzü yerine tutti fruttiyle yetişen o şanslı çocuklardansın o günleri hatırlayınca meme işte keşke yatıp uyusaydım dediğin oluyor mu?
Cornelyus: Babamın sanayi casusu olması nedeniyle çocukluğum Avrupa'nın farklı ülkelerinde geçti. Fakat en nihayetinde örflere adetlere
bağlı oluyor bizim insanımız. Biz de öyleydik. Mahalledeki 13-15 yaşlarındaki tüm çocuklar tuttu frutticilik oynarken biz
dansa davet oynardık Türkler olarak. Dışardan gören de der ki "Vals herhalde Avusturya'lıların değil Türk'lerin bulduğu bir dans".
Elin oğlu "Çin çin çin çin tuttu furutti" diye tempo tutar karşısında Klodya'sı Tifani'si dans ederken biz dizilir birbirimize "Ben Hacer'e gidecem, sen?" derdik.
"İmanı bol olan kazansın" temelindeki Kalp Gözü, 5. Boyut gibi dizilerinse sıkı bir takipçisiydim o zamanlar.
*Godsy:Birgün birisiyle röpöğtaj yapacak olsan ona soracağın ilk soru ne olurdu? Bu da sana son sorum olsun.
Cornelyus: En kolay soruyu en sonda sormuşsun. Cizel Bündşen ya da Miranda Kerr ayrımı yapmaksızın tüm insanlığa ilk sorum:
"Bir oturuşta kaç lahmacun yersin?"

Kusmuk

Bugün dükkana 50'li yaşlarında bi adam geldi.Spor ayakkabıya benzeyen siyah köseleyi topuklarıyla ezerek giymişti.Lacivert kumaş pantolunun paçalarını yukarı kıvırmış,pantolonu göbeğinin üstüne çekmişti.Pazardan aldığı tişörtün içinden bi top beyaz kıl yumağı dışarı taşmıştı. Elindeki kısa maltepe onbirinci parmağı gibi duruyordu.Bugüne kadar gördüğüm en iğrenç yüz ifadesine sahipti.Aşık olduğu mesleğinden ıskartaya çıkarılmış bi orospunun çaresizliği mi desem, yoksa yıllar evvel araba çarpmış bi köpeğin bi tas yemek gördüğündeki yavşaması mı desem bilmiyordum.Midem bulanmaya başlamıştı.Eğer gerçekten tanrı her kuluna kendinden bi nur veriyorsa bu adamın yaratılışı tanrının kendine acımasıydı ya da tanrılıktan istifa mektubu olmalıydı.Bu pantalonu yapmamışsın dedi babama.Babam yüzüne bile bakmadan tamam yaparız diye kestirip attı.Tiksindirici bi gülümseme sardı adamı tamam o zaman dedi kirlenince getiririm. Günlerden salıydı,saat 5 sularıydı.Ben o koltukta oturmuş olan biteni izliyordum.Kimsenin yüzünü dağıtmayı bu kadar çok istememiştim.Hatta orda o adamı öldürmek istedim sonra babamı öldürmek istedim sonra kendimi öldürmek istedim.Yine de hafifletici nedenlerden ötürü olsa gerek ikisini de affettim.Galiba kendimi öldürdüm ve galiba iyi ettim.

20100709

Kişilik bölünmesi

Biz üç kişiydik.Ben, godsy, ve matbaacı...

KADIN
Ben:Aaa ne hoş bi kadın böyle.
Godsy:Aaa ne güzel bacak.
Matbaacı:Hangisi daha güzel acaba tebessümü mü yoksa hala broş takan hanımların var olduğunu bilmek mi?
Ben:Evet ya tavuskuşu broş çok şık.
Godsy:Paylaşalım o halde,hatun benim.Broş sizin.Te allam ya!

KPSS
Ben:Tee odtüye kim gidicek lan sabahın köründe.
Godsy:Nihoho,odtü fizikten terk olduğumu söyleyeceğim artık.
Matbaacı:Hayatımın aşkını odtü kampüsünde mi bulucam yoksa?
Godsy:Evet evet birer yolcuydunuz odtü ormanında kaybolmuş,aynı uyarıyla sınav süresi dolan birer serçe...

İŞ BAŞVURUSU
Ben:Tabi tabi ben bütün evrakları cumaya hazır ederim.Ben teşekkür ederim.
Godsy:Bir gün gelecek siz iş teklif edeceksiniz bana,bu sene dünyayı gezip içsel yolculuklara çıkmak istiyorum diye abidik gubudik cevaplar alacaksınız benden.
Matbaacı:Aslı anılarda kalmış aşk suretleri kaldı elimde,ben kaderin çizdiği yollarda mecburi hizmette sen talihin kollarında zevki sefa içinde...

KANDİL DUASI
Ben:Yüce müdür bana danışmadan iş yaptığın için daha karışmıyorum.Kafana göre takıl.
Godsy:Bugün kandil mi simidim nerde lan.
Matbaacı:Allahım herşeyin hayırlısını ver.
Godsy:Hayırlısı kız evladı ehi ehi.
Ben:İğrençsin
Godsy:Sen de işsizsin.Tekrar soruyorum simidim nerde?

20100707

Benim egom senin legon

Ne sıcak,ne çok iş var yapılacak,hiç halim yok,prozac olsa da yesek,okul da çok uzak lan kpssye girmesem ne kaybederim ki,sigarayı da değiştirmek lazım çok para aq,amerikan güzeli de ne güzel bi film izle izle sıkılmıyo insan,işte bi de adli sicil kaydı istiyolarmış dedim babama bi vukuatın yok de mi dedi bana....

Bu kelimelerden uygun bi paragraf oluştur lan okuyucu herşeyi de benden bekleme.Araya komiklikler falan kat.Komiklik de ne tiksindirici bi kelime.Konyada gaylerin gittiği hamam var mı aramasıyla bloguma gelen insanlar olması bile neşelendiremedi beni.Yani bu sıcakta konyadasın bi de google'a gaylerin gittiği hamamı soruyosun.Google'dan adres alsan gideceksin demek ki bu sıcakta... hamama.... ne azimli bi hedonistsin sen böyle.Google bu puştluğu niye yaptı bilmiyorum. Konyada okuduk diye böyle ağır mesuliyetlerin altına sokulmazki insan.
Ha bi de şimdi bu yazıyı 237 kişi okuyo öyle mi?Hadi lan ordan!

Neyse işte hayat sıkıcı falan bi de çok sıcak :(

20100704

Bazı Şeyler

Hani yaz akşamları balkonda bikaç bira çakarsın,hafif bi rüzgar esiyordur.Çakır keyf olursun, dünyadaki herşeyi anlamışsındır ya da sallamışsındır.Ölüler gelir aklına,dirileri aramak istersin ama konuşacak da bişey yoktur.Telefon elinde kalakalır.Eski bi hanın içine girer beynin, terzi dükkanlarının köşesinde, saksıda limon ağacı yetiştirmenin moda olduğu zamanlardır.Meyveli dondurma yiyebildiğin kadar çocuk olduğun yazlar yanından geçer, karşı şeritte giremediğin yataklar yer almaktadır.Bi yaya geçitin de yoktur zira, ten rengi çorapla olmasa da sarıya çalan morlar; zamanla illa kapanmaktadır.Çevrendeki kadınlar daha fazla fondöten sürer olmuştur artık, erkekler sigarayı azaltmaktadır.Muhabbetler bile önemini yitirmiştir zaten kimse dünyayı fethedecek kadar ömrünün kaldığına inanmamaktadır.Memleketten haberler gelir arasıra zorla evlendirilen dinçerlerin salihasının kızı merve sekiz yaşında kendini asmaktadır.Yıllar geçer, merve ölü olduğunu, salihaysa merve diye bi kızı olduğunu unutur.Ermeni ziya evinin önündeki ağacı keser ortalık kirlenmesin diye nerden bilsin ki bir zamanlar merve o dut ağacına salıncak kurmaktadır.Bazen dünyanın tüm acıları aynı gün kapına gelir,bazen aynı gün aklına gelir. Ansızın gelir bazen, bidaha da gitmez.Lanet olsun kanser ilacı kanserden yapılmamaktadır. Zaman geçer bira çarpmaz artık,rakı dokunmaz,zincirleme iç sigarayı inan boğazın hiç yanmaz. Belediye düğün salonunun bahçesindeki çınar ağacının dibine gömmüşsündür ellerini,en son sevgiliye dokunmuşlardır.Saba makamında okunan ezanlar uyandırır eski zamanlar rüyasından rab secdeye çağırmaktadır. Gitmezsin hatta gitmeyi bile istemezsin. Çok boşalıp az seviştiğin listeler vardır cebinde, çok susup az konuştuğun günler biriktirmişsindir gerinde,tayini çıkmıştır sağ omzundaki meleğin,hızır dersen kimbilir nerde?
Fransız filmlerin vardır,hiç kapanmayacak yaraların,terkedip gittiğin kadınların,alınacak yeni ayakkabıların... koskoca bi gün işte yine karşındadır.
Biz büyürüz değişir dünya zaten şarkılar hep haklıdır.

20100701

Miğm

Normalde artıkın mim yazmıycam demiştim ama Bipass'ı kırmam da mümkün değil efendim.

1. Hangi işleri yarım bırakırsın ya da bıraktığın neler var?
Hiç bi işi yarım bırakmam ben.Beter olur mahvederim keşke yarım bıraksaydın lan derler o hale getiririm ama yarım bırakmam.Pitbull gibiyim paçadan yapıştım mı...

2.
Yakın zamanda kaybettiğin biri var mı?
Normalde her haziranda bizden biri ölürdü ama kanserlilerimiz içinde ölen olmadı bu sene.Onun dışında çok yakin bi dostumu kaybettim sanırım umarım okuyordur da niyesini izah etme gereği duyar.

3.
En ağır bulduğun, sana dokunan bir yemek var mı?
Lazların yemekleri bana ağır geliyor.Pidenin üstüne şerbet döküp yaptıkları bişey var bi de sabah 8 de hamsili pilav yemiştim bikeresinde evlerden ırak.

4.
Cinsellik ve aşk anlamında unutamadığın biri var mı?
Aşk anlamında kimseyi unutmadım ben zaten.Cinsellik anlamında da Ayçayı unutamam ah Ayça ah diyorum.Ayçanın kim olduğunu bilmemeniz sizin sorununuz.

5.
Çocukken sevdiğin çizgi filmler?
Darkwing Duck tabii ki kendime hep onu örnek aldım.

6.
Blogger'a ne zaman kayıt oldun? Kim vesile oldu? Nereden duydun?
Nisan 2008 de kayıt oldum.Beatles vesile oldu.Onun bi şarkısını ararken işte voodoogirl'ü gördüm. Görüş o görüş.

7.
Çok paran oldu neler yaparsın?
Meblağğ belirtilmemiş.Benim için 2.5 milyar dolar çok para mesela.O kadar param olsa enterasanlığa gerek yok bence.Çizimini kendi yaptığım ev,rolls royce,playboy kızları,kokain yani başka ne olacak ki.

Bende mgntwmn hanfendiyi mimliyorum efendim.

Powered By Blogger

  © Blogger templates 'Neuronic' by Ourblogtemplates.com 2008

Back to TOP