Artık
Arada sırada bloguma bakıyorum.Yandaki james dean'e onun altındaki aptal profil yazısına falan... Sonra kendime bakıyorum.Artık kaybetmek heyecan yaratmıyor bende zira kaybetme eşiğimin ne olduğunu öğrendim.Artık kendimle dalga geçesim de gelmiyor,zira kendimi pek düşünmüyorum epeydir. Herşeyle dalga geçmeyi de bıraktım,aslında her şey benle dalga geçiyormuş.
Kötü bi işim var,ama iyi bi işi olana rastlamadım zaten.İşimin en güzel yanı evim.Gülmek zorunda değilim,konuşmak zorunda değilim,sulu yemek yemek zorunda değilim,düzenli olmak zorunda değilim.
Kitap okumuyorum artık ki bence bu çok güzel bişey.Kendimi geliştirmekten ziyade gelişme isteğimi durdurmak daha mantıklı.
Melihat Gülseslerle,Safiye Aylalarla doldurduğum bi listem var.Her akşam onlarca sigara eşliğinde hiçbişey yapmadan bunları dinleyip duvar seyretmek bence bişey.
İltifatmatbaasına bakıyorum bazen,farkettim ki ben öyle bi aşık değilim ya da artık değilim. Sevgililik fikri bana çok anlamsız geliyor.İki insanın birbirini aynı anda sevme fikri çok ütopik zaten sevgililik de o iki insanın bu durumu anlayana kadar yaşadığı travma...
Artık bişey olmayacak.En güzel yanı da bu.Hayatımın en merak ettiğim sorusu mesleğimdi öğrendim.Acaba ilerde fikir değiştirip evlenir,çoluk çombalak işlerine girer miyim diye merak ediyordum.O kadar güzel bi kafaya asla sahip olmayacağımdan da eminim artık.Ve iki ay sonra zaruri masraflarım çıktıktan sonra bile ayda onbeş adet 35'lik almama yetecek maaşım olucak.
Vesselam;
Bence artık yazmama gerek kalmadı.
