20110314

Mart 2011

Okunan çok değerli kitaplar, büyük bir merakla izlenilen kült filmler,iki hafta içinde inceleyip düzeltmem istenen yedibin dosyayla uğraştığım mesai saatleri,alamadığım kadro,giremediğim sınav,gidemediğim şehir,arada sırada kendimi düşünürken yakalayıp beynimi yeniden boş bir levhaya döndürme çabalarım,yüklüğü kalmaması gereken geleceğin gözlerime yapışan sakız haline gelmesi vs.
Çocukken bende "içinde ne var" takıntısı vardı.Taşın içinde ne var diye saatlerce parçalamaya çalışır her oyuncağı/hediyeyi içinde ne var diye mahvederdim.
İlk paragraf da sanırım hayatın içinde ne var sorusunun cevabı.O da taş gibi bişey,debelendiğinle kalıyorsun içinde bişey yok.
Çoğu zaman geçmiş bende mide bulantısı yaratsa da bazen çocukluğumda babamın büyük ütüyle yaptığı tostları yiyerek ceyar olmayı istediğim günleri özlüyorum.

7 kişi karşıladı;:

Şirvan 14 Mart, 2011 17:27  

Büyük ütüyle yapılan tostla büyümüş bir çocuk çok yaratıcı biri olmuş olmalı; ama sen hep isyankar moddasın.

mgntwmn 14 Mart, 2011 18:45  

'orda hayat var mı' diye bir not düşecektim yaşam destek ünitesi olarak. geldim ve hala hayat olduğunu gördüm.

balistes 14 Mart, 2011 20:19  

Kendi tostunu kendin ütülüyorsan büyüdün demektir…

Godsyndrome 14 Mart, 2011 22:17  

Yorumlardan anladığım şu ki türk halkı henüz ütüyle yapılan tosta hazır değil :)

balistes 14 Mart, 2011 23:02  

Hatta yeteri kadar kötü olursan belki Ceyar'ı görebilirsin, hatta bizzat şahsen kendin Ceyar bile olabilirsin :)

P.S: "tostumu ütüledim bekliyorum" diye iğrenç bi espri de yapasım geldi ama bak yapamıyorum :O)

UYKUSUZ// UYURGEZER 18 Mart, 2011 10:12  

"otobiyografi" başlıklı yazını niye burada göremiyoum acep?
U(YKSZ)

Godsyndrome 18 Mart, 2011 12:00  

yazı hoşuma gitti bende kalsın dedim.

  © Blogger templates 'Neuronic' by Ourblogtemplates.com 2008

Back to TOP