20120714

çok geç

Karşımda bi adamın bağırdığını görüyordum.Duyamıyordum ama sadece bir uğultu.Burada yönetim onlardaydı. Ses çıkarmaya kalksam benimki kaybolurdu, hatta o kadar kaybolurdu ki bugün; ben bile duyamazdım. Aslında dünyanın geri kalanı için de bu böyleydi.O an aklıma Ankara Tıp Fakültesinde Filiz Şahin isminde bir hemşire olduğu geldi, onu tokatlamayı çok istemiştim.Araya güvenlik girmişti.Orada da yönetim onlardaydı.Sonra hep o kadınla karşılaşmayı bekledim.O ablak yüzü gördüğüm an tatlı bir merhaba diyerek yüzümü kendime döndürecek sonra elimin tersiyle patlatacaktım bi tane.Onun burnundan kanlar boşalırken bi sigara yakıp "ben mevlütlerimi bu şekilde yapmaktan hoşlanırım" diyecektim.Ama olmadı, hayat hep Filiz gibileri kollardı.
Bana bağıran adam gitti sonra,Filiz gitti.Başkaları geldi.Diyemediğim,yapamadığım,gidemediğim ne varsa hepsi aynı anda geldi. İçimden bunları taşıyamayacağımı söylüyordum kendime.Neden bu kadar çoktu? Bu kadar çok olduğuna göre acaba ben bunları hak ediyor muydum? Mutlaka ki öyleydi.Ben her şeyi taşıyabilirdim. Kendim hariç herkes için yaşama görevim vardı.Ve en önemli görev herşey normalmiş gibi hareket et. Siktiretme kimseyi,bırakıp gitme,söylenme.Bilgisayarın başında işinle ilgilenir gibi yap.
Bilgisayarın başında işimle ilgilenir gibi yaparken satılık bi ev ilanı gördüm.Onun okuluna çok yakındı.Fotrafını koymuşlar ilana mutfağın balkonundan okulun bahçesi görülüyor.230.000 lira, tanrıya satacağım ruhumun, tüm şükürlerimin, hayatta başka hiçbişey istemeyecek olmamın bedeli.İlahi bir bedelin türklirası cinsinden değeri. Ruhumun o kadar etmediğinin malum bir ilanı.Çektiklerimin yüzonbeş katını daha çekmeliymişim diyerek kurduğum basit bir orantı.
Murat bey sepet peyniri,sek yoğurt,yarım kilo limon,yüz gr.kavurmalık kuşbaşı,ufak bi kavanoz bal,70'lik yeni rakı,ev,araba kornası, caddeden geçen koyunların çan sesleri,abdullah yüce,bolca sigara,okul bahçemiz yok; tavanı akmış lojman duvarı,güvercin uğultusu.Tüm nasıl'larımı almışlar sanki.Birbirimize anlatacağımız ne çok hayalkırıklığı var.Hayalkırıklığının kırdığı ne çok kemik var.Kırılmış kemikler... Sanırım sadece köpekler için cazip bir hayatım var.Bu gece kibrit koleksiyonumun hepsini yakıyorum pffuit diye bir ses, bi kucak duman penceremden kaybolup gidiyor.Tüm acaba'larımı dumanlara sarıp sarmalayıp uğurluyorum.
O gündü sanırım, hayatımdaki son gün.

1 kişi karşıladı;:

MeRiÇ 14 Temmuz, 2012 17:33  

yani ki kibrit koleksiyonuna gömülesi son gün... pffuit
pul koleksiyonuyla yapılamazdı bu müdür.
bak işte Kemalettin koleksiyonunda en gereklisini yapar godsy

  © Blogger templates 'Neuronic' by Ourblogtemplates.com 2008

Back to TOP