20110812

Kafkadan Günümüze burcu burcu ramazan

Yemin ederim dünyada hiçbir şey ramazan kadar hızlı gelmiyor.Bayram günü kahvaltıda stres duymaya başlıyorum önümüzdeki ramazan yaklaşmaya başladı diye.
Hele ki doğama aykırı olarak bu sene bir de çalışıyorum. Bu da ekstra oruç demek başkalarının orucunun kahrını çekmek diye bir durum var.Müdürüm geliyor mesela ki bazı sabahlar gelişinden anlıyorum sahura kalkamadığını.Sahura kalkamadan oruç tutmak,gözlerdeki o özgüven... Aman allahım eyersiz beyaz atının üstünde kudüse girerken selahattin eyyubi o kadar mağrur değildir.

Ayrıca bir de yemek mevzusu var...
Şimdi ben bekar hem de erkek olduğum için bu gerizekalı yemek yapamaz diye bana yemek gönderiyorlar.İyi hoş da hangi gün gönderecekleri meçhul haliyle ben sipariş ediyorum,üstüne onlar yolluyor bir bakıyorum mutfakta 3 tabak salata 5 tabak çorba her yer yemekle doluyor.Ama benim hem bekar hem erkek olduğum gerçeği bulaşık mevzusunda akıllarına gelmiyor nedense.Hele komşumun biri tam çakal ben zaten o bulaşıkları yıkamıyorum doğru düzgün, üstünde suyu gezdirip duruyorum bakıyorum ertesi gün aynı tabaklarla bana yine yemek göndermiş.

Ayrıca anadolu kadınındaki pirinç pilavı takıntısını da çözebilmiş değilim. Anadoluda değil de korenin aşağı fakfukfon köyünde ramazan geçiriyorum sanırsın öylesine delice pirinç tüketiliyor.Ha bir de az evvel anlattığım olayın simetriği var. Nasıl olsa yemek gelir diye ben hiçbir şey sipariş etmiyorum ama yemek de gelmiyor iş bi anda "buralarda bi yerde bi pringles olacaktı" boyutuna geçiyor.
İşin gündüz boyutu zaten bir gerilimken akşamlar daha bir çoşkulu.Buralarda inanılmaz bir akustik var.Ya da cami hoparlörlerini fast and föriyığısın cast ekibi yapmış öyle delicesine bi çoşku.. 8 ayrı caminin sesi birden geliyor, böylesine bi teraviyi nou campta kılamazsın.
Bütün bunların sonunda bayram tatilinin olması da işin en önemli kısmısı 2 günden fazla işe gitmemek çok güzel olmalı.Zira ben artık büyük şehir istiyorum, tatil istiyorum, küçük yerlerin en kötü etkisi de bu sanırım bir gün evlenmek bile isteyebilirim bu gidişle.Oksijenin fazlası kafa yapıyor.

7 kişi karşıladı;:

şahika 13 Ağustos, 2011 00:31  

Her ne kadar sana yorum yazmaya korkuyor olsam da bu sefer söylemeden geçemeyeceğim (hem içimde kalmamasını da belirtmişsin bak yeni fark ettim onu da)yazılarını çok seviyorum.

''Sahura kalkamadan oruç tutmak,gözlerdeki o özgüven... Aman allahım eyersiz beyaz atının üstünde kudüse girerken selahattin eyyubi o kadar mağrur değildir. '' kırk yıl düşünsem şöyle şahane bir cümle kuramam ben..

saygılar, selâmlar.. :)

acıdan_geçtim_güzelleştim 13 Ağustos, 2011 01:41  

ben artık iftara on kala gelenleri geri çeviriyorum, sen de dene. bir iki günde alışıyorlar böylesi bi öküzlüğe...

Dışavurum 13 Ağustos, 2011 12:36  

Sana gelen fazla yemeği, sen de başkasına ilet. Hem o kişiden de yemek gelme ihitmali yaratmış olursun.
(menfaat dünyası :))

Karakutu 13 Ağustos, 2011 16:42  

küçük yerlerin evlenme isteği gibi bir yan etkisi mi var? şimdi anlamaya başladım neden evlenmek istediğimi! ne yapmalı..

Godsyndrome 14 Ağustos, 2011 12:48  

şahika:eyvallah müdür benim de arada kendimden korktuğum olmuyor değil :)

acıdan geçtim güzelleştim:eee hiyerarşik olarak reddedemeyeceğim insanlar maalesef.

dışavurum:güzel fikir.

karakutu: evlenmeli.

Lô - Lâ 14 Ağustos, 2011 18:26  

ne bahtihiyarlik degl mi ..

irene springsson 20 Ağustos, 2011 13:01  

El den gelen öğün olmaz, o da vaktinde bulunmaz.

  © Blogger templates 'Neuronic' by Ourblogtemplates.com 2008

Back to TOP