20110518

Mayıs 2011

İşin güzel yanı 15 sene sonra yeniden -artık çıkamasam da- evin bahçesinde bir kayısı ağacına kavuşmak oldu sanırım.Kayısı ağacıyla konuşarak geçirilmiş şizofren çocukluk günlerimde bundan 15 sene sonra güne votkayla başlayıp votkayla bitireceğim ve sigara içmediğimde ölecekmiş gibi hissedeceğim aklıma gelmezdi.
Klostrofobinin sadece asansör-sinema-uçak vb. ile sınırlı kaldığına olan tez psikolojinin ayıbı olmalı ve otların arasındaki şeytan tüyünü seyrederken psikolojik tezleri eleştirmem de benim ayıbım.
Aynı günü yaşıyorum sitemi herkesin ortak paydasıyken, buralar gibi kasabalarda hissedilen aynı anı aynı nefesi yaşıyorum oluyor.Farklı bişey yapmakla farklı hissedeceğini düşünüyorsan zaten daha alacağın çok yol var demektir.
Ben burda 2.5 yaşındaki minik bir kızdan çiçek alırken ya da kuğuluda kuğuların ayaklarının çirkin oluşunu kafama takarken ya da her nerdeysem orada,tek hissettiğim yanlış yerdeyim duygusuyken: Bir tek yolculuk ederken rahatım, ne başladığın yerdesin ne bitecek olan yerde, hiçbiyerde olmamak ve hiçkimsede sanırım en güzeli bu.

2 kişi karşıladı;:

bi dost 18 Mayıs, 2011 14:05  

15 sene önce bebek, ya da en azından çocuk değildin ve ben bir yaşlıyla arkadaşım şu an. yanlış değil ama çok üzücü. 3 sene sonra ben de yaşlanıcam. 15 sene öncesinde çocuk olmadığımı düşünüp kahrolucam. ben de oraya takıldım, duyguma ad koyamıyorum.

baturaysakin 18 Mayıs, 2011 19:13  

Dediğin gibi en güzel rahatlamma şekli yolculuktur. kısa ya da uzun olması farketmez. Uzun zamandır bi yolculuğa çıkmadım bi ara büyük adaya yolculuk yapalım mı?

  © Blogger templates 'Neuronic' by Ourblogtemplates.com 2008

Back to TOP