20130531

Çocukken nerde tuhaf bir tanıdığa denk gelsek; babam, iyi çocuktu aslında sonra başına şunlar şunlar geldi o da kahretti diye özetlerdi durumu.Kelime anlamını biliyordum ama yetersizdi o anlam bu kelimeye.
Tüm sevdiklerime kırgınım.
Yanlış ülkeyi sevmişim sanırım, yanlış milleti,yanlış aileyi,yanlış kızı... Herşey bir şeyi sevmekle başlıyorsa eğer gerçekten,en başta yanlışla başlamışım ben.
Biliyorum Kemalettin,içimde en derinlerde hissediyorum.Ne olursa olsun düzelmeyecek bu his. Ölüler geri gelmiyor.Ben de gelmem.
Hep yaşarım sandım biliyor musun? Ne olursa olsun yaşarım.Çünkü ölmem gereken bir gece ölmemiştim ben,artık ne olsa yaşardım.Dün geceye kadar,belki...
Kaç sigara yaktım bugün bilmiyorum, gözüme duman kaçtı bahanesine sarılmak için. Bazen en safça yalan en esaslı olanı haline gelebiliyor demek ki!

Kahretmek neymiş biliyor musun Kemalettin.Kendini, kendinin bile iyileştiremeyeceğini anlıyorsun. İçin bile küsmüş sana,vazgeçmiş senden.Kime kızabilirsin ki artık? Sesin gitmiş, ağzını açtığınla kalıyorsun.Bari sen yapma diyorsun sesine.O duyduğun şeyin sana ait olmadığını biliyorsun.Her gidenin açtığı yaraya zaten kendimden başka kimsem yok ki diye merhem sürmeyi adet edinmişken.Seni sen yapan herşeyin "kendim" dediğinin gidişini görmek,açık yarayla kalakalmak... O yara sanırım Kemalettin, babamın "kahretti" diye nitelediği.

3 kişi karşıladı;:

Unut!-mak 01 Haziran, 2013 17:06  
Bu yorum yazar tarafından silindi.
irennem 08 Haziran, 2013 13:26  


@unut-mak ne de güzel söylemiş

Unut!-mak 14 Haziran, 2013 19:27  
Bu yorum yazar tarafından silindi.

  © Blogger templates 'Neuronic' by Ourblogtemplates.com 2008

Back to TOP