Bu Blogda Ara

20100530

Plan

Godsyndrome:Herşey normal gitseydi şu yaşımda newyorkta-izlandalı bi modelle yaşayacaktım ama planladığım gibi olmadı.
Godsy'nin kardeşi:Planını bozan ne diye sormayacağım sadece merak ediyorum neye güvenerek yapmıştın bu planı?
Godsyndrome:Eeee,ıııı...

Godsyndrome:Bak plan basit şu kızı görüyon mu?Onun yanına gittiğimizde ben sana "bu ilişkiyi bitirelim mübehher,ben şu an hayatımın aşkını gördüm" diyeceğim.Sen de bana bi tokat atıp gideceksin tamam mı?
Godsynin kardeşi:Şimdi bi tokat atıp gitsem olmaz mı?
Godsyndrome:Vizyonsuzsun, sen benim mürvetimi istemiyor musun lan?
Godsy'nin kardeşi:Yürü git be!

20100528

yedinci yıl (yüzüncü yılın çakması semt anlamında değil bildiğin yedi)

Şimdi aldığım bi habere göre bugun apartmandaki yedinci yılımızmış.Vay be o kadar oldu mu demedim tabi, az bile olmuş sanki asırlardır buğğğ nasıl desem kürt çalar çingen oynar modundaki apartmanda yaşıyorum.Önceki hayatımda almanyaya giden bi inşaat işçisiymişim de geldiğimde apartmanın arazisine gecekondumu yapmışım gibi hissediyorum.
Yasin,tebareke,amme satmak için onbeşgünde bi apartmana gelip apartmanımız kadrolu bohçaçısına asılan,benim sap ikamet ettiğim apartmandan hatun yapmaya kalkan kadirden, hassas tartı neriman teyzeden,Allah günah yazmasın ama sevişirken bile hatim indirme potansiyeline sahip olduğunu bitmez tükenmez dualarıyla belli eden necla teyzeden,normal şartlar altında bırakın herhangi bir apartmanı orta asya steplerindeki obada çadır kurmasına bile izin verilmemesi gereken memet amcadan,bulaşık makinesi alınalı 3 sene oldu be kadın hala niye çıkarmıyosun o bulaşık önlüğünü cümlesini bi türlü yüzüne haykıramadığım sibel teyzeden ve de alayından sıkıldım.Neyse işte bu yazıdan da sıkıldım,tüm islam alemine kutlu olsun 7.yıl.Ayrıca ikide bir bozulan dürttüğümün apartman kapısını tamir ederken yanıma gelip yıldız tornavidayla düz vidayı açmaya çalışan nizamettin amca hep sormak istedim.Senin annenle baban teyze çocuğu mu ya ne gerizekalı adamsın sen.Efendi olduğumdan ve dayak yemek istemediğimden bunları hiç söyleyemedim yüzünüze umarım bi gün okursunuz ama ben taşındıktan sonraki bigün.

20100526

Mutlu Yılllar

Padme'ye

Doğumgünü kutlaması için fazla 'içten' bir yazı olacak sanırım.Ve şu hayatta öğrendiğim bir kaç şey varsa,bunlardan biri de içtenliğin ürkütücü bir şey olduğu.Yine de hiçbir olaydan ders almadığım için olsa gerek yazmaya devam edeceğim.
Başka zaman olsa sevimli bir şeyler yazarım.İltifatmatbaasında dolu olanlardan.Bu sene daha kısa bir şeyler olurdu belki;

23.55'te dikilmeliydim kapına,
bir elimde çikolatalı-karamelli külahta dondurma,
diğer elimde bir demet papatya
seni tanımak bana pek de iyi gelmedi aslında,
o gün bugündür tanrıya gıcığım mesela,
ya da telefon çalıp arayan sen olmadığında
öyle sinir oluyorum ki hiç sorma...

Uzayıp giderdi böyle.Her zamanki gibi basit,şirin bir şey.Aslında biliyorum: böyle bir şiircik ya da ne yazacağımı onbeş gün önceden planlamak yerine, bugün sana msn'de "demek bugün doğumgünün,nice yıllara o halde" deseydim; bu halim senin daha çok ilgini çekerdi eminim. Ama doğruları yapmak konusunda pek başarılı değilim.
Ruhunda yüz ayrı kadın var sanki ve huysuz olduğunda hatır-gönül dinlemeden herkese aksileşsen de,herşeyden çabuk sıkılsan da,nefret ederken ve çok severken aynı tepkileri versen de ben hepsini de seviyorum.Ve şükürler olsun ki seni nasıl/ne şekilde sevdiğimi sen çok iyi biliyorsun.
İyi ki doğdun padme.Canın sıkkın olsa da,herşey sana anlamsız gelse de,sen güçlü durmayı sevdiğin ve ben seni güçlü görmeyi sevdiğim için bazı şeylerin bahsini hiç açmasak da bugün hepsini bir yana bırak ve doğumgünün keyfini çıkart.Nice yıllara.

En ucuz dostun,Serhat
yirmialtımayıs
Ankara

20100525

Sivil Hayat

Sivil hayata adapte olmak çok zor bişeymiş.Canramboğ sendromuna kapılmış gibiyim.Hala sabah 6 da kalkıyorum ve bi bakıyorum 142-143 diye şınav çekerken buluyorum kendimi( soldaki 1'i dikkate almayın)Askerliğe de geç adapte olmuştum zaten ki devletin üçyıldızlı subayının karşısında kasaturaya kamasutra demiş bi insanım(dervişin zikri) allahtan kimse çakmamıştı.

Annemin telefon konuşmaları da çok can sıkıcı "ay geldi geldi,bir kiloğğ almış( sadece bi kilo gibi geliyor kulağa) bir yanmış bir yanmış,tam erkek olmuş.Bir de herkese söylüyor bunu, sanki 5 ay önce ibneydim,askerden sonra erkek oldum.Tam erkek ne ya!

Babamın tepkileri daha işlevsel mesela,önceki gün elime bir gaste parçası tutuşturdu.Baya baya ilanı okumuş,üşenmemiş makasla bir güzel kesmiş,İtfaiyeci alım ilanı.Tamam güzel meslek; öğlen 3'e kadar çardakta tv izleyip çay içiyorsun sonra veleybol oynayarak stres atıyorsun ama insanların ateşini söndürmek için para alamam bu işi parayla yapamam babağ dedim.O da ona bozuldu.

Bildiğiniz gibi cansu taşındı arkadaşlar(Not:gerçekten cansu diye biri var mıydı diye bana şizofren muamelesi yapan arkadaşlara selam ediyorum)Yerine taşınacak elemanın da iki kızı varmış nihoha.Daha malı şey yani kızları görmedim ama ikisini toplasan bi cansu etmezler gibime geliyor.Ahh ben de mi taşınsam napsam.

Ben böyle içtenlikle yazıyorum ki yazıyı tekrar düşünürseniz;27 yıldır erkek olmadığımı düşünen bi anne,başıma kırmızı kask takmamı isteyen bir baba ve çekip giden platonik bir aşkın derin acısı var yazıda sonra msnde orda burda ne komik yazıyosun diyenler çıkıyor.Neresi komik lan bunun okuyucu.Derdimizi döküyoruz gülüyosunuz ayıp be valla...

20100519

Hala başlık bulma özürlüyüm.

Askerlik:Gittim,gördüm(ebeminkini),geldim.Nasıl bir hayat yaşarsa yaşasın, bir erkeğin hayatında görebileceği en fantastik şey askerlik.Her ne kadar kankim lütfü,silaağam clara ve kabuğuna şafak attığım kaplumbaam nurettini özlesem de istasyondan-pentatlondan ve tavuk etinden kurtulmak şahane.Askerliğini yapmamış arkadaşları bir an önce kışlalara gitmeye davet ederekten bu konuyu sonsuza dek kapatıyorum.

Ankara:Kapalı mekanda bile güneş gözlüğü takan,saçlarını sarıya boyatmış,göğüslerini göstermeye çalışan hatunları ve konsolos köpeğine benzeyen süslü erkekleriyle canım şehrim hala aynı.

Ev:Anneciğim odamı düzenlemiş ben yokken.Odaya girince kendimi singer dikiş makinesi almak için para biriktiren ev kızı gibi hissettim.Keşke tavana makrube miydi neydi ondan da assaymış.

Karahaberler:Blahblah hanıma dest-i izdivaç teklif ettik, kendi blogunda ingiltere yolcusu olduğunu söylemiş.Ne diyeyim bebeeem.Dünya ahiret "Acımsın" artık.(böhüü) Ayrıca rusgörünümlütürk komşum,ciğerimin köşesi,canım liselim cananım taşınmış lan.Haberi duyunca camı çerçeveyi indirdim evde.Ben böyle kaderi dürteyim.Ayrıca biricik su perim de meksikaya gideceğini söylüyor ki bir insan meksikaya niye gider hala anlamış değilim.Tüm kadınlarım gidiyor tek tek, ümit besen dinleyip tekel birası içsem yeridir lan okuyucular.

20100516

Blahblaha iğlağnıaşk

Bebeeem sözlerime 1990 yılında yazılan bir aşk mektubundan alıntıyla başlamak istiyorum. "Nardanem ağaçlar kalem,okyanuslar mürekkep olsa yine de sana olan hissiyatımı anlatamam" fırıncı reşat abinin, aynur ablaya yazdığı bu mektup ve ayrıntıları dip notta belirteceğim.
Neyse konumuza dönelim aşkitom, biliyorsun ki kısa bir süre sonra terhis oluyorum.Askerde mermilerle adını yazmak istedim ama adını henüz bilmediğim için yazamadım.Nöbetlerimde cüzdanımdan fotrafını çıkarıp hasret gidermek istedim ancak bende fotrafın da olmadığı için vergi kimlik kartıma bakarak avundum.Neyse çok az kaldı.
Kurabiyem, bence salı günü cepada buluşalım.Ben ellerinden tutup "benimle yaşlanır mısın hafız" diyeyim.Sen de pek tabiğğ diye cevap ver. Ben de aldımgabulettim aldımgabulettim aldımgabulettim diyeyim. 3gülfübielham okuyarak bağlayalım bu işi.
"Bu indirim kuponu ne kadar indiriyooğ acaba" diyerek tekin acara gelmiş Asuman hanımla, bimde kasiyerlik yapan Gülsüm de ebedi aşkımızın şahidi olsunlar.Cepadan çıkar çıkmaz da balayına gidelim.Gemlikte oturan bir halam olmadığı için ve halamı da gemliğe taşımak uzun süreceği için şirin bi butik otele yerleşiriz.Biraz tuzlu olur ama sana feda olsun çimenim.
Balayından da aşkımızın meyvağsıyla dönebiliriz istersen.Hatta meyvağmızın adı da Elma olsun,bence bi kız çocuuğu için şahane bir isim Elma.Şimdi feedback yaparaktan aynur-reşat aşkına dönelim. Ben çocuk-kene yan komşum olan Aynur abla daşş gibi bir hatundu hatta bırak taşı yürüyen mozele gibi bir şeydi.Hem de zengindi.Reşat abi de yakışıklı olduğu söylenen(bence kafası meşe palamuduna benziyordu) 3 ay fırıncıda çalıştığı için kendine fırıncı diyen ipsizin tekiydi. Aynur abla tuttu buna aşık oldu(rahmetli dedem olsa "garı aghlı işte" derdi) sonra işte mektuplar feğlan bunlar işi pişirdi.Mektupları ben de okudum tabii, o yuzden görüyosun hissiyatım kadar edebiyatığdım da güçlüdür.Neyse bunlar evlendi.Reşat ağbi çok mektup yazdığı için olsa gerek writing'den sıkıldı speaking'e yöneldi.Muazzam bir romenceye sahip şu anda.Asuman abla da 3 çocuktan sonra doçgamyon gibi oldu.Evde tv izleyip çekirdek çıtlatıyor.Bence bizim aşkımız da böyle olabilir bebeeğim.
Bu vıcık vıcık aşk mektubu sonunda da benden iğrenmediysen hatta ufaktan tebessüm ettiysen bence sen de benden hoşlanıyorsun demektir.Hatta ne hoşlanması deli gibi aşıksındır lan aşkım.Eğer söylediklerim aklına yattıysa cepanın otoparkında beyaz opel corsanın yanında bekliyorum seni.
Not:Corsa benim değil ama her otoparkta beyaz bir corsa bulunur nasılsa.Sevgilerimle didarım.

İmza
Kulun, godsycan!

20100509

Boşluk

1-)Evi aradım bugün.Anneler günü malum.Çok özledim dedim ama yalan söyledim.Zira çok özleme yeteneğim yok benim.Aslında özleme yeteneğim de yok.Annem de özlenmesi gereken bi annedir esasında.Bişeyler oluyor,zaman-mekan-insanlar değişiyor.Sen değişiyorsun,ayak uyduruyorsun ortama.5 aydır tv izlemedim mesela,viceroy içip benimo yedim.Her cuma üstümde boxer,eller ensede,66 erkekle birlikte mıcır dolu bir yolda uygun adım yürüyerek marş söylüyorum.Sabahları yerde yuvarlanırken süngü takmaya çalışıyorum. Solucan toplamak ve ot yolmak gibi güzide işlerle uğraşıyorum.Olağanüstü yaratıcılıkla bulunmuş küfürler işitiyorum,tek tük dayak yiyorum.Geçiyor günler,daha yok mu diyen kaşar hatunlar gibi oldum.Herkes çıkmanın derdinde, arada sırada bu derde ben de düşüyorum zira tahammül sınırları epey zorlanıyor ama sonra bi bakıyorum;Dışarda da mor sümbüllü bağlarım yok.
Çok sıkıldım lan.Hayatımdaki bir beladan kurtuldum bu sene, askerlik de bitiyor yakında nasipse. Geriye iş bulmak ve alkolik olmak kalıyor ki,bunları da yapınca 30'uma gelmeden hayattaki tüm hedeflerime erişmiş olacağım.Garip.

2-)Facebookta godsyndromeu eklemek isteyen erkek arkadaşlar allah aşkınıza kimsiniz nesiniz bi mesaj atın,blogunun hayranıyım falan diye gönlümü alın, zira erkekleri çok sıkıcı bulan biri olarak pek ekleyesim gelmiyor.Pozitif ayrımcıyım falan.

3-)İltifatmatbaasına niye son verdiğimin cevabı yazıyor zaten arkadaşlar.O cevabı beğenmeyenler sıkıldım şıkkını işaretleyebilirler.Belki godsyndrome da aynı sona uğrar. Şebeklik de nereye kadar sürecek.Daha az yılışık bi blog,daha bireysel yazılar,falan filan.

Powered By Blogger

  © Blogger templates 'Neuronic' by Ourblogtemplates.com 2008

Back to TOP