Bu Blogda Ara

20091207

Sanrısal sancılarımın abuk sabuk izahı

5-12 yaş aralığım tanıdığım tüm insanların "oku büyük adam ol" sözünü dinleyerek geçti.Hacim/kütle olarak büyümemi kastetmiyorlardı o kadarını anlıyordum ama ötesini çözemiyordum.Ne olacağımı bi türlü söylemediler zaten.Şu an itibariyle 7 aralık saat 03.25,evde kimse yok,dasdağınık(düz mantıkla gidersek daskapitalin türkçesi de kapkapital, iç ses konuya dön ibiş)bir odada bu satırları yazıyorum.Trt'de de yeryüzü diye bi belgesel var ama sesi kısık olduğu için yerin hangi yüzü mevzubahis ondan emin değilim.Ankarama yine yağmur yağıyor. Akşam sekizde sigara aldım ama paket bitti.Şöyle bir genele bakınca sanırım büyük adam olamadım.Hala sanmanın alemi yok kesin olamadım ama büyük adam nedir halen çözemedim.Bu yüzden de tanıdığım çocuklara hiçbişey olma diyorum.Bu bişey ol demek anlamı taşıyor.Kastettiğim makine mühendisi ol,2 de dil öğren vur paranın gözüne demek değil. Hiçbişey olmak kötü lan.Valla.Kendim için değil de başkası için yaratılmışım gibi geliyor bana.Epeydir var bu.Sanki 47 yaşında taksiciye çemkiricem,adam ee yeter be diyerek mesleği bırakıcak hayatı değişecek.Ben sırf o iş için yaratıldım.Ne geyreksel bi düşünce diyerek sırıtmanın dışında yazarı etkiliyen psikolojik ve fizyolojik faktörlerin tahlilini yapın demiyorum ama sizden isteğim de aynı.Bişey olun.Hiçbişey olmak kötü lan.Valla.

20091206

Kısa Mesaj

Çabuk trt yi aç diye başımın etini yiyen,zihinsel engelli folklor ekibini göstererek mesaj vermeyi seçen akabinde üşengeçliğim yüzünden erişemediğim kumanda sebebiyle beni metin şentürke mahkum eden zahir insanına selam olsun.

Yarını Bekleyin


Başlıktan medet ummayın,ben demesem de hep bekliyosunuz zaten.Yarın bişeyler düzelicek sanki,benden tüyo düzelmeyecek.Zaten şu saat itibariyle facebookta orhan gencebay şarkısı paylaşmış bir insanım (dilim sana git derse, kalbim gel gel diyor/bıktı gönlüm çileden aşktan kork kork diyor/ne kararsız insanım gönül senden geçmiyor /çooğğok seviyor)Hazır ayle dediğimiz esasında sevdiğim ama keşke sevmesem bi başıma olsam negzel (ne güzel demek istedim allah bu msn i kahretsin)düğüne gitmiş,ev sakin hatta sapsakin olmuşken giderek beni kendine esir eden orhan gencebay hayranlığıyla bir votka almam,akabinde fişne suyu burn vs.ile harman yapmam,böyle hayat mı olur lan diye tiridine tiridine banmam uzak değil.Akabinde müzeyyen zeki ne varsa alayına gideriz de artık konu o değil.
Bugünlerde zihinsel emekli hissediyordum kendimi.Zihnimi yeniden emekletebilmek sonra yürütebilmek çok zor geliyor.Kendimi çöp tenekesine falso vererek kağıt atmaya çalışırken buluyorum.Çok rahat bir saatimi böyle bişey için harcıyorum kaldı ki ben bigün daha yaşamak o kadar önemli ki diyen insanları gördüm.Bir saatte dolu şey yapılabilir.Kitap okunur şiir yazılır komşu kızı kovalanır.İşleyen demir ışıldar parantezinde herşeyi katabilir insan ama bana bu bohemlik daha heycan verici geliyor lan.Bu yolun sonu delilik gibi görünüyor ama bakalım kısmet.Hayırlısı,alnımızın yazısı vs.

20091204

Rüzgar Kırmış Dalımı

Serpil:Sen içtin mi?
İçses:Aha serpil bu.Dört sene boyunca beğyaz çikolatalı milka çıtır gofretle beslediğim hatun.Lan ilk soru bu mu olmalıydı.
Godsy:Sen seviştin mi?
Serpil:hahahaha
Yaşlı adamın gözleri:Edepsiz herif otobüste böyle soru mu sorulur.
Serpil:Yok bankadan peydahladım çocuğu.Ben evleneli 2 sene oluyor lan.
Godsy:İki senedir karnında değil bu heralde.Kaç ay var doğuma?
Serpil:Nasılsın diye sorar insan öncelikle.Velayetine mi alıcan çocuğu.
Godsy:Sen kahve mi yapıcaktın ki bana promilimi sordun.
Serpil:Hahaha hiç değişmemişsin.
Godsy:Sende hiç değişmemişsin.
Serpil:Ayak yapma lan yakışmış mı hamilelik.
Godsy:Yakışmaz mı hafız,bir mavi balina kadar güzelsin.
Serpil:Hahahaha
..............................
Bu şekilde akıp gitti konuşma.Serpil liseden sıra ve sıla arkadaşımdı. Zekiydi,malıngözüydü, iyiydi, hasdı,hoşaftı ama yıllar sonra hamile bir hatun olarak halk otobüsünde mi karşıma çıkmalıydı. Tüm karşılaşmalar hayalkırıklığı oluyor nedense.En çok da Atakan-cevval-beyinleri 2200 devir yapan akranlarımın 'altıyüzelliyedi çelebi mehmet efendi ' olmaları can sıkıcı oluyor. 20'li yılların ikinci yarısı hayatın en kasvetli kısmısı bence.Uçamayacağını anlıyor insan,bu kesin uçmuştur dediklerinin de uçmak yerine yerleşik hayata geçtiğini gördükçe bir burukluk çöküyor bünyeye.Ve günün şarkısı da tam o sırada hemen yanında oturan cello'nun telefonundan geliyor. Ümit besen söylüyor efendim kader utansın.

20091203

Yeni Kayıt

Mevzubahis insan ise,herşey bir tuhaf...

Okuyucu Sorunsalı

Saat 05.30 itibariyle galiba ben yine uyuyamadım diye bi yorumda bulundum kendimle ilgili olarak(bir ben vardır bende...muhabbeti) Uyumak için herşeyi yaptım.Yatağa ters yatıp, cenin pozisyonu alıp başparmağımı emerekten , yattım allah kaldır beni diye içimden mırıldandım.(Alfred Adler sonuncusunu yapmıyordur bence)Olmuyor, neyse.Konumuz uykusuzluk değil zaten.
Başlık o kadar afilli oldu ki ben bile bir konumuz olduğunu sanıyorum.Bugün godsyndrome okuyucularıyla ilgili fikirlerimi beyan edeceğim.Zira biraz evvel kendimi aradım google'da.
Kimim ben diye psikanaliz yapmaktan daha kolay bir yol.Soft erotik sitelerde bile yazılarıma değer vermişler sanırım ama ben girip bakmadım tabi soft diye değil erotik diye(temiz ahlakın faydaları işte)Neyse konudan sapmayalım.Genel olarak okuyucu ile ilgili fikir-yorum-merak'larım şunlardır efendim.

1-Hiç okumadığım,sayaç vasıtasıyla da beni okurlarken hiç görmediğim ama blogunda benim bloga link şeyitmiş bloglar var.Senin anan baban yok mu yavrum diye söze başlayan teyzeler gibi oldum ama hakkaten abi bunda amaç nedir?

2-Yaklaşık 6 aydır blogumu hergün ziyaret eden,izleyen,blogunda link veren ama nedense hiçbir yorumda bulunmayan insanlar var.Bikere de bişey deseniz ölür müsünüz desem ayıp olur mu? Tabi burda eleştiri sevmememin de etkisi olabilir ama sevmediğiniz blogu okumayın zaten di mi?

3-Bir de yazılarımı okuyup ara ara da olsa fikir beyan eden ama benim kazulet pc'im ve explorer6 kullanışımla alakalı olarak bloglarını ziyaret edemediğim bir kitle var.

4-Şahsım adına facebook sahibi olmasam da Godsyndrome fırlaması namı hesabına bir adres aldım ki bunda da amaç okuyucu profilimi görmekti.Beni ne tür insanlar okuyor,eğitim durumları ne,nasıl insanlar?Bir bayan kuaförüne de gisele bundchene de aynı anda hitap edebiliyorum yazılarımda diye görmek istedim.Ama orada da insanlar çok sessiz.
Ha ben bu tarzdan hoşlanıyor muyum?Mesela bir mağazaya gittiğimde size kart çıkarıcaz da kimlik numaran ne,hangi takımlısın,bihter mi daha güzel necla mı türünde sorular beni deli ediyor ama cidden beni okuyan kişileri merak ediyorum.Zaten bi şekilde istikrar kazanmış yorum yazan değerli arkadaşlarımın pek çoğunu yakinen tanıyorum ve bundan mutluyum.Ama ya diğerleri?

5-Ha başka dertlerim yok mu sadece dört madde miydi derseniz hayır ama doğaçlama bi yazı olduğundan valla çok çalıştım ama aklıma gelmiyor.

*Şimdi bu yazıdan ne bekliyor bu herif diye düşünebilirsiniz ki ben düşündüm.İç sesim uykunun gelmesini tabi ki ibiş diye yanıtladı ama size söyleyebileceğim sebep; bu tarz bi yazı benim içimde uhde/uhte/ukte'ydi.Ölürüm falan diye yazmak istedim.Arz ederim.

20091202

Güzelleme

Oğlum zaten hergünün 32.gün ceneriği gibi diyerekten akşamdan rakı almış olmak güzel ama an itibariyle ufaktan ayılmak kötü.Sabahlamayalı çok olmuştu.Saat 4'te yazmak güzel.2 saat sonra dışarı çıkıp,Ankara'nın ayazını yemek ve sonraki 9-10 saati de ayakta geçirmenin keyfi paha biçilemez.Saat 16 o'clock itibariyle soluğu sakaryada almak iki de votka redbull çakmak...Ohh mis. Bir de bana hayatı sevmez derler.

20091201

Kasım 2009

Komik bi yazı.Evet hatırlıyorum.Geçmiş zaman olur ki hayali cihana değer.Bedel miydi yoksa.Beni bu tereddütler öldürecek.Net ol as-lanım dese de içimdeki ses.Başka bi ses de lan deme ağzını yüzünü dağıtırım diye çemkiriyor.Miyoz,matoz her şekilde bölündüm anasını satiyim.Bir şey yapacak olsam 50 farklı godsy fikir belirtiyor.Fetret devrinde misin dedi bugün biri, sanki bir ayağım viyana kapısında diğeri hicazda demiryolu döşüyor.Neyin fetreti lan. Bunları da ay nasıl çemkiresim var demekten ziyade tarihe not düşmek baaaabında yazıyorum.Günlüğe yazınca sonradan kaldırıp atmak gibi bir huyum var,bari burda dursun.Neyse işte;
Kasım, Aralık oluyordu.2009'un hayrını görememiştim zaten.İnternet portallarında felanca astrolog hanım burcum için, yeni yıl sıkıntılı geçecek ehi ehi diyordu.Sanki 26 yıldır evin salonunda mezdeke dans ediyordu.Bu ecdadını dürttüğüm merkür nasıl gezegen ise bir türlü adam olmuyordu.Ne zaman yeşilli-bejli rüyalara dalsam mı acaba diye içgeçirmeye kalksam yan etkiler insanı olmadık yerden vuruyordu.(Bir bilsen ey okuyucu yazar alt metinlere neler koyuyordu)Hayatın en itici yanı şuydu ki;bi türlü bitmiyordu. Yüreğimden, saatte 4V hızla sabır akıyordu.Hergün isim şehir eşya oynar gibi geçiyordu.Dilimde bir isimle uyanıyor, aklım başka bir şehire kayıyor,hayvan gibi itilip kakılıp,sap gibi kalıyordum.Sap burda bitki oluyordu ama benzediğim eşyayı bi türlü çıkaramıyordum.Kalas eşya sayılmalı bence desem de.Oyundan atılıyordum.Neyseydi,işteydi,fazla da uzatmamalıydı.Bir ay daha beni deşe deşe geçip giderken yeni gelen ay'a ve haaassiktir be denilecek günlere, şimdiden pek çoklarımızın tulumba ismiyle bilmediği tatlıdan uzatıyordum.Bu kadardı.

Powered By Blogger

  © Blogger templates 'Neuronic' by Ourblogtemplates.com 2008

Back to TOP