Bu Blogda Ara

20091110

Biz Siz Onlar


Demokrat değil-miş.Diktatör-müş.Hataları var-mış.O da herkes gibi tartışılabilmeliy-miş.
O zamanın şartlarını düşünmeyin sakın siz.Atatürkçü geçinenlerin günahlarını da Atatürk'ün sırtına vurun.Elalem sıradan adamı kahraman yapmaya kalkarken,siz kahramanı sıradan yapmak için uğraşıp durun.Siz nefret edin,biz seveceğiz.Siz nefret ettikçe biz daha çok seveceğiz.Siz basitleştirin,biz ilahlaştıracağız.Bunu anlayamıyorsunuz ya zaten.Anıtkabirin rekor ziyaretçi almasını ya da her durumda birinin ah atam diye göz yaşı dökmesi dalga mevzusu oluyor ya.Nasıl bir çaresizliğin, nasıl bir yalnızlığın, nasıl bir dışlanmanın ürünü olduğunu bilmeden.İsmet paşa bürokratlarının,evren memurlarının atatürk diyerek yaptıkları canınızı yaktı diye.Atasını seven herkes allahsız,kafasız,statükocu,derin,kendini toplumdan üstün gören, lanet insanlar oluyor(uz) ya;Çalın oynayın kafanıza göre.Bu çağda bu kafa,haha! Diye basın kahkahayı.Moda ne kadar cümle varsa güle oynaya kurun.Hepiniz demokrat, hepiniz hoşgörülü, hepiniz insan haklarını savunur oldunuz ya! Türkün milliyetçisi faşist de kürdün milliyetçisi demokrat ya.Sövdüğünüz ahmet kaya şimdi ilah ya.Solcusu sağcısı işkenceden geçerken umursamazdınız da şimdi hepiniz;Darbelere cuntacılara karşıymışsınız ya.Bu sirki izlemek bize yeter. Ben öyle toparlayamıyorum,futbolcu olamıyorum 10 kasımlarda.Sizin aklınız olsun,benim aklım yok.Siz düşünün,ben ezberlemiş olayım.Sizin Atatürkü sevişleriniz bir ama’yla bölünsün orta yerinden.Ben tapıyorum!

30 kişi karşıladı;:

¢ido$ 10 Kasım, 2009 01:54  

Buna benzer bir yazı yazmayı gerçekten planlıyordum (şerefsizim benim aklıma gelmişti! :)) ama 10 kasıma denk getirsem mi getirmesem mi karar verememiştim. O kadar güzel yazmışsın ki. Daha yazılacak çok şey var. Daha damarına basacağımız ve damarımıza basılan bir sürü laf var ortada. Bu bir nevi psikolojik savaşa dönmüş artık. Ama prim vermemeyi deneyelim. Çünkü onlar eleştirsinler. Onlar, o SIĞ eleştiri oklarını ısrarla yöneltsinler. Okumadan, anlamadan, bilmeden, sadece eleştirsinler çünkü büyükleri öyle istiyor. Ama eleştirdiğiniz kişiyle aynı düzeyde misiniz bunu sormak lazım? Siz Jean Jacques Roussou'yu orijinal dilinde mi okudunuz? Sizin mi okuduğunuz kitapların SADECE altını çizdiğiniz satırlar 10 ciltlik bir ansiklopedi oluşturuyor? Siz mi cephedeydiniz, siz mi kumandandınız, siz mi meclisi kurdunuz? Yoo, hayır. Siz sadece bu günlerin kaymağını yediniz, üstelik yediğiniz kaba da çok fena pislediniz.Siz hocanızı ilahlaştırmıyorsunuz da biz Atatürk'ü mü ilahlaştırıyoruz? O ZAMAN SONUNA KADAR İLAHLAŞTIRIRIZ! En azından ortada kazanılan savaşlar, yapılan devrimler var. Gerçekler var. Bizim bağlı olduğumuz değerlerin evrenselliği bugünün dünyasında tekrar ortaya çıkmıştır. Siz hâlâ mı anlamıyorsunuz? O halde anlamadığınız şeyi kötüleyin.
Ben de tapıyorum!

Düşlerimin Gerçeği 10 Kasım, 2009 02:14  

İşte gerçekler, aklına sağlık...

bi dost 10 Kasım, 2009 02:41  

ben tapmıyorum. Atatürkçü geçinenlerin günahını Atatürke mal etmiyorum. bizzat atatürkçü geçinenlerden tiksiniyorum. atatürkü kendi kalıplarının içine sokup çekillendiren ve öyle göstermeye çalışanlara. kendi amaçlarına alet edenlere, çok sevdikleri atayı! dalga geçmiyorum, geçenlere kızıyorum. atasını seven herkesin dinle imanla alakasız olmasını bekleyip, seviyorum dediğimde inanmayanlardan nefret ediyorum. türk milliyetçiliğini abartanları faşist, kürt milliyetçiliğini abartanları (yaptıklarını düşünerek) terörist görüyorum. ahmet kayaya hala sövüyorum. atatürkü sevişimi ama ile bölmek zorunda bırakanlara da selam ediyorum.

Sycorox 10 Kasım, 2009 09:25  

Maalesefki o kadar saçma sapan,basit ve son derece mantıksız düşünüyorlar...Herşeye mualiflerya,konuşmaları gereken yerde susup,Atatürke söverek,dalga geçerek kendilerini çok birşey söylemiş sayıyorlar...

Üfürükten Prenses 10 Kasım, 2009 10:46  

Fazla saldırgan olmuş,senin tarzının dışında.
İlahlaştırmak büyük hata,benim Attürk'üm siz s...olun gidin demek,hatanın alası..
Anıtkabiri aşındırmakla bir halt olsaydı 71 yılda uzaya çıkmış olurduk sanıyorum,tapınmakla nereye vardığı ortada..İlkelerini,inkılaplarını say desen mal gibi bakacak zibidiler bugün göğsünde Atatürk posteriyle geziyor..

Netice itibariyle,gözlerinde yaş kalbinde sızı hallerinde gezmek bilemiyorum kime ne fayda sağlıyor,ortada ne bir icraat ne bir ilerleme var. Bu ülke güya 71 yıldır Atatürk'e tapınam seviyesinde hayran veya ağlıyor arkasından ama henüz en azından en çok sahiplenen kesimin yaptığı ülkeye faydalı birşey görmedik.

Bence Atatürk'ü sevdirmek gerek,gerçekten ama yürekten,öyle "ühühüüü ağlıyorum mavi gözlerine" türünde değil..

_zAhİr_ 10 Kasım, 2009 11:18  

Kapalı bir yerde duran bir duyguya basarsan ; üzerine sıçrar,saldırır,bağırır ve bazen gider birilerinin suratına tükürür...Akıl ve maneviyat birleşince de aynen bu olur,sen yazınca cümleler böyle güzel olur !

Tapmak,sevmek,saygı duymak,müteşekkir olmak vb ne varsa hakettiğine inananlardan olmak...Bazıları biliyor,okuyor,düşünüyor.Bir şeyler yapmaya,katmaya,iyileştirmeye belki değiştirmeye çalışıyor.Ne yazık bazıları bilmiyor;ama hissediyor.Bazılarının elinden gelen giysisinde bir fotoğrafını taşımak, rozet takmak ya da Anıtkabir'e gitmek.Belki de yalnızca ağlamak!Ne düşünerek ağladığını nereden bilebiliriz?Belki de çok laf edebilen bizlerden çok daha fazlasının farkında olan kişiler bunlar.Maneviyat dediğin,duygu dediğin apayrı bir boyut...

"Sizin Atatürkü sevişleriniz bir ama’yla bölünsün orta yerinden.Ben tapıyorum!"

Godsyndrome 10 Kasım, 2009 12:12  

Üfürükten Prenses:Evet tarzım dışında yazdım çünkü işin suyu çıktı artık.Anıtkabire giden insanların hiçbiri biz ziyaret edelim de ülke gelişsin,bu sene 1 milyon ziyaretçi rekoru yapalım enflasyon düşsün diye gitmiyor zaten.O yanlış anlaşılmayı düzeltmek isterim.Ülkenin bu halde olmasını anıtkabire giden ve atatürkü özleyip ağlayan insanlara bağlamana da hiç bişey demiyorum.Daha doğrusu diyemiyorum. Sen Atatürk'ü bizim sevdiğimiz gibi sevmediğini söylüyorsun, senin ölçütlerine göre sevmek doğru olansa sen bu vatan için naptın Prenses? Benden ya da benim gibi insanlardan fazla olarak ne yaptın,bu vatanın "gelişmesi" için? Mantık süzgeçinden geçirilmiş, ölçülü Atatürk sevgisinin faydalarını öğret bize ;)

Üfürükten Prenses 10 Kasım, 2009 12:42  

Her bayram,seyran tören,diplomatik vs gidilir Anıkabire..
Eee saygı duruşu vs sonra çıkıp gider kim gittiyse siyasi görüşü umrumda değil,o esnada mevcut hangi siyasi görüş mevcutsa,bitti gitti.
Bu komedi,tiyatral bir sahne ötesi de yok.Şimdi sen siz başlığından sebep böyle yazıyorum muhteşemsiniz,tapıyorsunuz en çok onu siz seviyorsunuz zaten o vatanı sizler yüzünden de bizi kurtardı bizlerde arada kaynadık.tamam sen çok seven bir adam olarak anıkabire gittiğinde,burada toplumu ayrıştıran yazı yazdığında,tapıyorum aşığım dediğinde vs vs ne kazanıyorsun.Ülke şartları,demokratik olarak,ekonomik olarak sosyal olarak herşey ortada.. bitmişiz ya,aksini söylersen gülerim resmen bitik durumdayız.Attürk'ün ülkesiyle uzaktan yakından alakası yok bu ülkenin..
bu durumda anıkabire gitmek,höykürüp ağlamak saygı duruşunda bulunmak ancak fantazi olur,yapana lafım yok ama bana sıcak gelmiyor.
ben de gittim haa,7 yaşına kadar mecburen gittim annem-babam sebebli..sonra da 4 kez gittim bireysel kararımla,hiçbir faydası olmadı.
Halkçılık ilkesini daha da sindirmedim yani,ya da ne bileyim daha aydın bir genç olmadım.
gerçekçi olunmasından yanayım,tiyatroyu bırakıp icraata geçilmesini düşünüyorum..
Ama tabii böylesi daha çok işe geliyor..
10 kasım geldi mi ağla,ötesine karışma,oyunu da 6 ok'a ver Atatürk partisi ohh ne güzel vatandaşlık,inan bu mantıkta 20 milyon insan var bu ülkede..

Godsyndrome 10 Kasım, 2009 13:05  

Prenses:Ben basit bi soru sordum sana.Benden farklı yaşadığın Atatürk sevgisi sayesinden bu ülkeye benden farklı olarak ne yararın dokundu demiştim.Ama cevap alamadım.Anıtkabire gidiyorum da noluyor,cevap vereyim; Ben tabi bu sene otuz kere gideyim de voltran oluşturup işsizliği yıkalım diye gitmiyorum. Sadece orayı ziyaret etmek,ülkemi kuran insanların hangi şartlar içinde bunu yaptığını bir kez daha hatırlamak tarihten alınacak dersleri tekrar hatırlamak,oranın maneviyatını yaşamak bana huzur verdiği için gidiyorum. Gidince noluyor'un tersi gitmeyince bişey olcaksa eğer.Tamam gitmeyelim de kurtulsun ülke. Ben de ülke şartlarının iyi olduğunu söylemiyorum ama 70 milyonun yükü niye sadece anıtkabir ziyareti yapanların üstüne yıkılıyor anlamıyorum. Biz tembeliz sadece ağlıyoruz da siz napıyosunuz, tarikatçılar napıyor, ülkücüler napıyor.Niye 50 yılın ihalesi hiç bir sol/atatürkçü parti bu ülkede tek başına iktidar olmadığı halde atatürkçülerin üstüne kalıyor. Bir adamı bu kadar sevmek,değer vermek neden bu kadar lanet edilesi bişey oluyor çözemiyorum işte. Sevmeyenlerin de üstün bi vasıf kazanıp ay'a gittiğini görmedim ben.

Üfürükten Prenses 10 Kasım, 2009 14:27  

Puhaaa,ülkücü ve fetullahçı oldum.
Atatürk'e salysasümük ağlamakla bir halt olmuyor dersen,Fetullahçı oluyorsun..
Tapıyorum dersen,kral oluyorsun öyle mi..?
Tapmıyorum insana tapmak tabiatıma aykırı,,,

Atatürk'e gittim bende,ondan bir b.k olmadı benden de galiba..olmadı yani yalan değil.yani gittim öyle dana gibi,anlamadım onu,faydalanmadım,gittim geldim..

ama hemen fetullahı,ülkücüleri kattın ya,helal olsun..
beni yaftalama godsy,hiçbir kalıba sığmam..Bu cümleleri senin kurduğuna inanamıyorum Godsy.

Her 10 kasım kocaman kocaman laflar etmekle bir yere varılmıyor diyorum özetle,ayy hala fetullahtayım ya,bak bu ikinci vaka oldu,cemaate girsem de boşa gitmese ithamın aç kalmam malı götürürüm madem suçlanıyorum,boşa gitmesin ;))

Godsyndrome 10 Kasım, 2009 14:45  

ben fikirlerimi söyledim, anlamadığım şeylerin izahını istedim prenses.seni onlardan ayrı yazdım,virgül var arada senin hesapla ülkücüleri de fethullahçı yapmış oldum.Ayrı ayrı sınıflardan bahsettim.Tartışabilceğimizi sandım ama yanıldım.Sen sorularımı yanıtlamak yerine demogojiye boğdun sağol,haklı olmak hep güzeldir :D

VodviL 10 Kasım, 2009 15:36  

Bir Atatürkçünün böyle olmaması gerekir, Atatürk ilahlaşmamalı, ona tapılmamalı neden mi?

Çünkü ilahlaştırılan birşey sorgulanamaz, konuşulamaz, tartışılamaz ve Türkiye'de Atatürk ilahlaştığı için bildiğimiz şeyler aynı, ali rıza efendi, zübeyde hanım, pembe panjurlu ev, karga kovalaması, ben de mustafayım sen mustafa kemal ol, mavi gözleri adamı delerdi, sarı saçları güneşten de parlaktı filan şimdi sorarım size bunun bir insana ne yararı var, birisine Atatürk kim? desem o da bunları söylese 'sikim öyle adamı bizim mahallede 5 tane var bundan' derim.

Eğer istediğimiz şey Atatürk'ün kurduğu Türkiye Cumhuriyet'i korumak, kollamak, aktarmak ise diğer nesillere, en çok Atatürk'ü konuşcaz, tartışacaz sorgulayacağız, ne yaptı neyi yanlış yaptı bileceğiz ilahlaştırmayacağız ulan o kadar, o bir insandı başka birşey değil,

Neden karşılaştırıyoruz Atatürk'ü diğer devlet adamlarıyla, neden her 10 kasım da illa diğer devlet adamlarının Atatürk'e olan güzel sözlerini dinliyoruz, neden Atatürk yoktu düşman çoktu atatürk geldi düşmanı yendi satırlarıyla kendimizi kandırıyoruz.Bu sözlere neden muhtaçız.

Yok böyle birşey bahsettiğimiz şey Cumhuriyet'i korumaksa önce o cumhuriyeti kuran insanı sorgulayacağız ne doğru ne yanlış ne eksik ne fazla diye.

Ahmet Kaya ilahlaşıyor diye bizde Atatürk'ü mü ilahlaştırcaz bumudur, akıl fikir bunumu gerektirir.
Yobazların Atatürk şöyle böyle demesini mi kafaya takacağız biz bu kadar yobaz mıyız arkadaş.
Ya yobazlığı geçtim aptalmıyız.

Elbette aptalız en azından akıllı değiliz,
Bir Atatürkçü Düşünce Derneği google kapanmalı diyorsa ben böyle düşüncenin amına koyarım, neden kapancak? Atatürk'e laf ediyorlarmış orospu çocuğu bende sana laf ediyorum dava et kapa çenemi böyle birşey mümkün mü?
Sen kulaklarını ve gözünü kapayınca hiçbirşey olmaz mı sanırsın, ya da başkalarının kulaklarını gözünü kapayınca herşey güllük gülistanlık mı sanırsın?
Değil, olamaz da,
Biz ne zaman Atatürk'ü adam akıllı öğrenmek isteriz, ne zaman onu putlaştırmaktan kurtuluruz ne zaman pembe panjurlu evinde kargalarında amına koyim demeyi öğreniriz o zaman belki küçükinsan olmaktan belki kurtuluruz, ve o zaman Atatürk'ü az çok tanımış oluruz.

Çoğu yer gereksiz aslında lafı uzattım ama düzenlemesi çok uğraştırır, okursanız belki birşey ifade etmiştir.

Unknown 10 Kasım, 2009 15:39  

Yapılan bu tür tartışmaları gereksiz ve yıpratıcı buluyorum. Ben anıtkabire giderken bu ülke için iyi şeyler olsun diyerek gitmiyorum. Tamamen insani bir duyguyla ziyaretimi yapıyorum, yaptıkları için teşekkür ediyorum ona ve onun huzurunda tüm şehitlerimize..Kuşkusuz hepimiz Atatürk'ü seviyoruz. Sadece aynı şeyi farklı yollardan söylüyoruz.
Bir de söylemeden geçemeyeceğim; "Atatürke gittim bi b.k olmadı" tabiri beni rahatsız etti. Lütfen Atatürk'ten bahsederken kendimizi, düşüncelerimizi ifade etmek için düzgün kelimeler kullanalım. Düzgün kelime kullanmakla bu ülke kalkınmaz demeyiniz bu bir saygı göstergesidir.
Son olarak Godsy yazını çok beğendim;)
Sevgiler..

Âheste 10 Kasım, 2009 15:55  

VodviL e katılıyorum. Herkesin bu hayatta çooookkk sevdiği, idolü (ilahı değil) vardır. Sevgisi kişiyle sevdiği kişi arasındadır kimseyi bağlamaz. Ama kişi, herkesin kendisi gibi düşünmesini, sevmesini, idolüne tapmasını isterse, bu şahsi tercihlere dolayısıyla özgürlüğe müdahaledir. Başkaları kabadayılık, despotluk yapıyor, atıyor, tutuyor diye siz de atıp tutarsanız, kabalaşırsanız, inatlaşırsanız onlardan bir farkınız kalmaz. Samimi insanken, despot oluverirsiniz. Seven sevsin, sevmeyen sevmesin. Dileyen kabul etsin, dileyen reddetsin ama kimse kimseyi mecbur etmesin.

Godsyndrome 10 Kasım, 2009 16:10  

Son yorumum:Ben zaten düşüncelerimi yazımda belirttim. İsteyen istediğini düşünsün. İsteyen tarihi eşelesin mevlana ünlü filozofmuş ama şemse aşık galiba diye,kanuni büyük liderdi ama kılıbığın tekiydi diye, Atilla'ya kadar gidip sorgulayalım herkesin hatalarını dökelim. Ben düşüncemi söyledim.İsteyen istediğimi gibi inansın sevsin sevmesin.Kimseye de zorla sevin dediğim yok. Herkes nasıl istiyorsa öyle kabul etsin.Ben safımı belirttim.toplumu benim gibilerin böldüğü iddiası olursa da şimdiden kabul ettim :)

Kayhanoviç 10 Kasım, 2009 16:10  

Sorun Atatürk de değil! Sorun Atatürk' cülerde... Sizin gibiler yüzünden tiksinti geldi.Hayır efendim Atatürk den değil. Laik düzenci kemalistlerden. 72 yıldır sizin gibi zihniyetten cektiğimizi bu ülke ingilizlerden çekmedi.
Halen gelmiş Tapmakdan bahsediyorsun.Soruyorum sana o korktuğunuz sofulardan, dincilerden, şeyh lerden ne farkın var? Allah Aşkına. Söylermisin bana Bu ülke 72 yılda ne üretti. Senin üfürüke sorduğun sorudan daha basit olsa gerek. Bir tane tüfek ürettimi Top ürettimi? Askeri yönde ne kadar geliştik. Ya ünilerimiz ne kadar gelişti. İnsanımız ne kadar kitap okuyor? O allah belasını versin iran varya hani canım örümcek kafalı bağnaz düşünceli sığırlar ordusu varya. Kendi tüfeğini, tankını, topunu hatta nükleer enerjisini üretiyor. Yahu uzaya kendi imkanlarıyla uydu attılar. Halkı araştırırsan işi gücü kitap okumak. Malesef bizim gibi tarihini çöpe atmadılar. Adamlar 1800 lü yıılardaki kitapları okuyorlar. Soruyorum sana kemalist arkadasım sen ne okudun? Hani karsılastırıyorsunuz ya.

Atatürk e voo büyüsü heabı tapalım. Hatta anıtkabirin etrafında dolanalım. Ama Atatürk ü anlamayalım. İlerlemek adına hiç bir şey yapmayalım. İşimize gelmeyince ata nın okları bunlar hesabına darbeleri savunalım.

Artık yeter! Ben dünya piyasasında güçlü bir TÜRKİYE istiyorum. Bizler bu kadar gerizekalı değiliz. Bu kadar kişiyiz cıkmıyor mu içimizden mühendisler. Yahu daha gecenlerde israilden maket ucak alıp pkk yı BBG evi gibi izliyoruz diye shov yaptık. Lan üretsene alt tarafı maket. Yokk üretmek yok. Nede olsa hazırı var.

Godsyndrome 10 Kasım, 2009 16:17  

kayhanoviç:son yorumumu yazmıştım ama bak yukardaki linklerde blog kuralları var.Benim gibilerden tiksinti geldiyse okumazsın biter arkadaşım.Resmi gazete değilim ben. Tiksiniyosun madem okuma. Gerizekalı düşüncelerimle kendi yağımda kavrulayım. Benim kimseden tiksindiğim yok, kimseye benden farklı düşünüyor diye gerizekalı da demiyorum. Hakaret ederek de olsa düşüncelerini yazmışsın sağolasın.

Kayhanoviç 10 Kasım, 2009 16:32  

Ben bu yazını çok önce okudum. Ta ki yorumları görünceye kadar cevap vermedim. Dedim sonucta fikirdir. İstersen öküze tap, istersen sevgiline oda olması güneşe, Allaha, peygamberine, farketmes. Kime taparsan tap fark etmez... Bu kadar sığ bir adam değilimdir. Sen kendin de bu ülke için ne yaptın sorusunu bulabiliyor ya da elalemi ocu bu sucu diye etiketleyebiliyorsan.Biri de cıkar artık tiksinti geldi bu benzetmelerden deme hakkına sahip olduğuna inanıyorum.

Yoksa sende mi Laik depresifsin: http://www.kayhanovic.com/2008/12/laik-depresif-endoplazmik-retikulum-hastaligi/

Arkadaşım umarım ideolojilerini yıkar geniş bir perseftik den bakarsın. Atatürk e üzüldüğün kadar. İstanbul a geldiğin sıra Fatih camiine girip Maresel Gaziosmanpaşa nın Fatih sultan mehmet in yanındaki mezarı basın da duygulanırsın. Orada 1850-1920 arası yatan kaç tane paşa var haberin var mı? Sadece bir defa ziyaret et. İşte orada da yatıyor bu ülkenin aslanları...

Godsyndrome 10 Kasım, 2009 16:59  

Kayhan:O yazını okudumuştum önceden son 50 yıldır ülkede atatürkçü parti iktidara gelmedi diyorum, sen sizin yüzünüzden kendi silahımızı yapamadık diyorsun.28 şubat generalinin günahını anıtkabire giden adama nıye yıkıyoruz ben çözemiyorum.Tam da dediğim şey Fatih Sultan Mehmet'i de eleştirip duralım, peygamberi de o zaman. Milletler kendi değerlerini "eleştiri" altında hırpalamamalı. Ayrıca Fatih camiine de gittim merak etme. gaziosmanpaşa da hemşerim onu da iyi bilirim.Ama sen bunları yapmadığımı nerden çıkardın onu da bilmiyorum. Şu "tapmak" kelimesine gelirsek de kimsenin secdeye varalım dediği yok zaten.Cümle içinde yaratmak kelimesini kullanınca yaratmak Allah'a mahsustur diyenler gibi. Basit bir kelimeyi bile Allahı bırakıp buna tapıyorum demek gibi algılıyorsanız o da benim hatam demek ki. yani bana kızıyorsun ama senin etiketlemediğin halin buysa bi de etiketlesen nolur düşünemiyorum. Tamam öğrendim düşüncelerini,benim perspektifim bana çok geniş geliyor,burda kalayım ben. sağolasın. Yazıyla kimsenin düşüncesini değiştiremeyiz, değişmesin de zaten. Sen kendi fikrini savun ben kendimi ama işi gerizekalığa vurmanın ,hakaret etmenin alemi yok. Sağlıcakla

Kayhanoviç 10 Kasım, 2009 17:21  

Parti derken herhal de CHP den bahsediyorsun. Gelmiş bizler daha pıtırcıkken. Okudum neler yaptığını. Mimarsinan' ın kabrinin acılıp kafatasının calınması, hatta müzede sergilenmesi, Ata nın etnografya müzesinde bekletilmesi, Kur an arapca yasaklaması yüzünden din adamlarının bir 15 yıl adapte olamaması. Karsı cıkanların köy meydanlarında asılması. Şehir efsanesi değil gerçektir. 60 yıl öncesini anlatacak değilim. Uzun uzadıya. Vardır bir sebebi illaki 50 yıl boru değil. Ya bu ülkeyi zaten asker yönetti. Asker ne derse o oldu. İstediği başbakan, istediği cumhur oldu. Zaten Atatürk'cüler yönetti. Kah arka plan da kah arada yetti la diye darbe yaparak. Varlığını sürdürdü. Örnekleri pakistan da ve Çin de mevcuttur. Benim Atatürk ya da anıtkabire gidenlerle zerre kadar art düşüncem olamaz. Din yobazlığı ile Atatürk yobazlığına karsıyım. Ben Ata derken öncekileri de savunurum. Kemalist düşünce gökten zembille inmiş hesabı sadee Atatürk ü savunur diğerlerini yok sayar. Senin şahsına hakaretim yokdu. Öyle anladıysan kusura bakma... Kal sağlıcakla.

Üfürükten Prenses 10 Kasım, 2009 18:07  

@Dila; Godsy bana Anıtkabire gitmeyenlerdesin madem sen ne yaptın bu ülke için türünde bir soru sordu..
bende ona ben de gittim ama bir b.k olamadım dedim..gitmek bana birşey katmadı,aydınlanmadım,zekamı açmadı,Atatürk mantığına,aydınlığa erişmeme faydası olmadı dedim.

kelimelere takılıp rahatsız olacağına,mirasını yiyen,Atatürk'ü kullanan,pr çalışması yapan,sırtından geçinen insancıklara takılın.Emin ol o zaman daha iyi Atatürk'çü olursun.

Üfürükten Prenses 10 Kasım, 2009 18:13  

Beni yaftalayan,sıkışınca mahalle kavgası yapıyormuşuz gibi "amaaaa sizzzz osunuz,busunuz "diyebilen bir mantıkla tartışamam,mümkün değil..
ben bir insana tapınmadığım için ufkum açık çok şükür.
Atatürk'ün yaptığı hatalarında farkındayım,kimsenin altından kalkamayacağı işleri başardığınında..
Tartışılmaz hiçkimse yok,milyarlarca insanın inandığı dinler tartışıyor,ki bir insandan bahsediyoruz.

Atatürk'ü "siz " olarak çok seviyorsanız,dönemsel ühühüüü ziyaretlerinden ötesini yaparsınız,ben size göre yeterince sevmiyorum zaten o yüzden sorumluluğum yok,üstelik fetullahçıyım ses etme bana ;)

Mavi gözlerin zerre faydası yok şu anda ülkeye,fikir lazım bize,uygulama lazım,sahip çıkacak düşüncleri lazım..Mavi gözler,sarı saçlar iş bankasının reklam filmi olur olsa olsa ...

Unknown 10 Kasım, 2009 18:51  

kimin ne kadar Atatürkçü olduğu konusunda bir yorumum olmadı dikkat edersen. farklı bakış açıları olabilir, bunlar tartışılabilir ama benim niyetim tartışmaya dahil olmak değildi. herkesin düşüncesi kendine, müdahale yok baskı yok..sadece sarfedilen sözlerden duyduğum rahatsızlığı dile getirdim. sen Atatürk'ü bizden (biz?) daha az seviyorsun demek değildir bu.

Düşlerimin Gerçeği 10 Kasım, 2009 19:15  

İki Mustafa Kemal vardır:
Biri ben, et ve kemik, geçici Mustafa Kemal...
İkinci Mustafa Kemal, onu "ben" kelimesiyle ifade edemem; o, ben değil, bizdir!
O, memleketin her köşesinde yeni fikir, yeni hayat ve büyük ülkü için uğraşan aydın ve savaşçı bir topluluktur.
Ben, onların rüyasını temsil ediyorum.
Benim teşebbüslerim, onların özlemini çektikleri şeyleri tatmin içindir.
O Mustafa Kemal sizsiniz, hepinizsiniz.
Geçici olmayan, yaşaması ve başarılı olması gereken Mustafa Kemal odur!

M.K.ATATÜRK

Herkezin yorumuna cevap olmuştur umarım...

BlahBlah 10 Kasım, 2009 21:33  

godsy görüyorsun değil mi, onu sevmek bile bazılarına batar hale geldi. kimi insanlara isimlerinin ardı sıra iki üç über ötesi sıfat takılırken biz burada "Atamı seviyorum" derken bile toz bulutuyla karşılaştık.

seviyoruz veya daha da ötesi, tapıyoruz, tapıyoruz derken putlaştırmıyoruz, lafı ve düşünceyi hemen o kısma çekmeye çalışmayın. benimsiyoruz, hayat felsefemiz haline getiriyoruz, herşeyden önemlisi onunla gurur duyuyoruz.

bu yazıyı okurkeni bırak, uyduruk bir yorum yazarken bile duygulanıp damla damla gözyaşı döküyoruz.

Bettra 11 Kasım, 2009 10:15  

Sevgili Godsyndrome,
Ülke olarak içinde bulunduğumuz bu sıkıntılı dönemde yazdıklarınızı hangi duygu ve düşüncelerle yazdığınızı anlamak bana hiç zor gelmiyor. Ve anladıklarımın arasında "Puta Tapınmak"la aynı kapıya çıkan hiçbir ifade yok.
Okuyucularınızdan kimilerinin "Ona tapıyorum" dediğinizde nasıl olup da bunu puta tapınmakla aynı kefeye koyabildiklerini, söylediklerinizi nasıl bu kadar çarpıttıklarını şaşırak okudum. Ya ana dillerine çok yabancılar yada algılamada bir problem var.
Eminim Ata ve peşinden giden paşalar, hala bir yerlerde bizi görebiliyolarsa, burada bunca kısır, yersiz dialoğa kafa patlatmamızı çok anlamlı buluyorlardır. Yazık.

Bir de söylemeden geçemeyeceğim:
Sevgili Üfürükten Prenses,
kurduğunuz talihsiz "Atatürke gittim bi b.k olmadı" cümlesiyle ilgili Dila Okatar'a katılıyorum. Kimse sizi sevdikleriniz, sevmedikleriniz yada sevme özümseme biçimlerinizle ilgili yaftalayamaz. Düşüncelere saygı duymayı öğrenmemiz gerek önce. Ancak bir millet için bu kadar önemli tarihi bir kişilikle ilgili kamuya açık bir yerde fikir beyan ederken bu gibi üslupsuz, argo kelimeler kullanmaktan kaçınmak gerek. En azından tarihimize duyduğumuz saygı nedeniyle.

Sevgiyle,

Üfürükten Prenses 11 Kasım, 2009 11:36  

@Bettra; Atatürk'ü 10Kasım'da,29 Ekim'de,23 Nisan'da,30 Ağustos'ta ziyaret etmek ülkeye hiçbirşey katmıyor.Bende gittim,bana da katmadı.Bahsettiğim buydu,daha kaç defa açıklamam gerekiyor bilmiyorum.

Sevdiği birini ziyaret etmek elbette çok duygulu ama burada bahsi geçen kişi,eski sevgilimiz değil..Siyasi,ahlaki ve askeri olarak kıymetli bir insan.
onu ziyaret etmek,hem de böyle sahtekarca her bayramda törenle hatta siyasiler olarak "zorla" hiçbir ilerleme sağlamıyor.

Sağlıyorsa buyrun anlatın.. Çoğu Nereye gittiğini bile bilmeyen 400 tane ilöğretim çocuğu gidiyor,öğretmen zoruyla tepişip,oynaşıp geliyor oraya,herkes demiyorum ama çoğunluğu böyle..bu çocukları önce Atatürk ikeleriyle adam gibi donatsakta sonra oraya götürsek,ya da kendileri Atatürk hayranlığıyla gitse nasıl olur..? Ama yok dostlar alışverişte görsün..Ben böyle düşünüyorum.

Lütfen duygusal değil gerçekçi bakın,keşke sizin söyledikleriniz doğru olsa herşey toz pembe olsa,bende boş beleş,haddimi aşarak konuşuyor olsam,keşke..

Eğer hala ifademde sorun varsa,lütfen mail yoluyla ulaşın izah edeyim.

@Düşlerimin Gerçeği:Çok güzeldi paylaştığın metin..

Godsyndrome 11 Kasım, 2009 12:18  

@Bettra:Tam da; ben türkçe yazamıyor muyum acaba dediğim bir anda ilaç gibi geldi mailin, sağolasın.
@ayrıca sevgili cidoş,düşlerimin gerçeği,sycorox,bi dost,zahir, dila okatar,blahblah... yazdıklarıma hak vermekten öte anladığınız için ve Anıtkabir'in Telli Baba Türbesi değil de müze olduğunu bildiğiniz için hepinize teşekkür ederim.

Bettra 11 Kasım, 2009 13:48  

Sevgili Üfürükten Prenses,
Benim yazdıklarınızdan anladığım sadece şu: Aynı dili konuşmuyoruz.
Ne kadar uzak anlamlar çıkarıyorsunuz..? Kimse size toz pembe bir ortamdan söz edip "Her şey harika siz neden bahsediyorsunuz?" demedi. Kimse Anıtkabir'e gidelim de her şey güllük gülistanlık olsun da demiyor.
Sadece böyle önemli kişiliklerden bahsederken kullandığımız dile özen gösterelim demek istedik.
Siz tutup konuyu nerelere sürüklediniz?
Vefat eden yakınlarınızı, ki ben Atatürk'ü kendime çok yakın hissediyorum, ölüm yıl dönümlerinde ziyaret etmek onları geri getirmiyor. Hayatımızda kötü giden şeyleri yoluna da koymuyor. Ama yine de gidiyoruz değil mi? Bunu sadece değerli hatıralarını anmak için yapıyoruz.
Şu noktada size sonuna kadar katılırım: Atatürk'çü olmak Anıtkabir'i ziyaret etmekle olmuyor. İzinden yürümek, fikirleri ileriye taşımak her 10 kasımda onu düşünüp iç çekmekle başarılmıyor. Onunla aynı ideolojiyi paylaşıp izinden yürümek isteyenlerin elbette çok daha başka işler başarması gerekiyor bir mezarı ziyaret etmekten öte. Ama bütün bunlar onu ziyaret etmenin kötü bir şey olduğu anlamına gelmez. Siz kabri ziyaretten hazzetmiyor, gereksiz olduğunu düşünüyorsanız zaten gitmemelisiniz. Kimse sizi bunun için yadırgayamaz.

Sevgiler,

Üfürükten Prenses 11 Kasım, 2009 14:18  

Bettra;

Aksine kabir ziyaretlerinden birçok şey elde ederim..
Ölümü hatırlarım,geçmişi sorgularım,ziyaretine gittiğim kişiyi anarım hüzünle,özlemle..

Ama diyorum ya bu kişi benim rahmetli babaannem değil.. iki gitsem ağlasam,okusam rahatlasam.. bu değil ki..Bahsettiğimiz insanın düşünceleri var,zihniyeti var,hedefleri var..Benim Atatürk'ü sevme nedenim ok gibi mavi bakışları olmadığı için,arkasından hiçbirşey yapmayıp sonra 71 yıldır ziyaret etmek saçma geliyor..
terkedilsin kimse kapısına uğramasın unutulsun yokolsun demekle aynı şey değil bu..

hadi ben sizlere göre Atatürk düşmanıyım,öyle olsun.. O yüzden aptalım ve anlamıyorum hiçbirinizi..Peki her yıl aşındıranlar neden bu kadar ruhsuz,bitmiş tükenmiş,kör ve cahil..?
Birşeye sahip çıkamayıp,sonra sahkekarca ağlamak,bu kadar hassas olmak,nukutlar atmak,tehtidler savurmak komik geliyor bana..

dün 100 tane blog okudum hepsi,izindeyiz atam nutukları atmış,Allah aşkına siz inanıyor musunuz buna..?
bu insanların hangisi izinde Atatürk'ün,yalvarırım söyleyin..
sahtekarlık değil mi bu,tiyatro değil mi..
ben bu cümleleri kurdum diye değişmiyor zihniyet,değişmeyecekte..ülke de değişmeyecek,daha da kötü günler yaşayacağız adım gibi eminim.

Elimizde sadece ankara ili kaldığında da Anıtkabir'e gider höykürür,ağlar izindeyiz atam diyenler olacaktır,sizi temin ediyorum göreceğiz bu sahneleri..

poff...



A

Powered By Blogger

  © Blogger templates 'Neuronic' by Ourblogtemplates.com 2008

Back to TOP