Bu Blogda Ara

20150416

&


İzlemekte olduğum 1850 dizi içerisinde beni kendisine en çok hayran bırakan karakter House of Cards dizisindeki Rachel oldu.Ne başlayabildi garibim,ne bitirebildi.

20150414

Sen hariç

Düşen bir çığda hiçbir kar tanesi kendisini olup bitenden sorumlu tutmaz.

      Ben sıklıkla kendi üstüne düşmeyi başarabilen bir çığ olduğumdan her kar tanesine kızma hakkım var sanırım.Olağanüstü bi acı çekme tutkum olabilir.Siz mi bana zarar vereceksiniz ben kendime daha fazlasını yaparım diyen salak bir inadı kalkan yapabilirim.Sıkıldım deyip çekip gidecek cesaretim olmayabilir Ve bunlar günlük hayatımda çok işime yarayabilir.Bütün aksiliklere rağmen ve hiç de şık olmamasına rağmen devam edebilirim.Hala nefes alıyor olmak ve şuana kadar kimseyi öldürmemiş olmak,benimle ilgili her sorunun sonunda karşımdakiyle hava durumundan konuşur hala gelmek gibi olağanüstü başarılarım da var hiçbir cv'ye yazılamasa da.
      Yine de aksilikleri,mesaileri,anlamsız excel tablolarını,beni değil de aslında neden kendisi gibi olmadığımı anlamadığı için meraklanan insanları bırakınca eve dönünce ve bir kaç cbs dizisi, bikaç sayfa kitap, birkaç sigaradan sonra ansızın çıkan o boşluk hissi.Giderek sıklaşmasından korkmak, eskisinden daha uzun sürüyor olmasından korkmak. Aptal diye aşağılayamamak, şansıma tüküreyim diye geçiştirememek, inatlaşamamak, bütün silahlarını bırakıp onun soğukluğuna teslim olmak.Ve her seferinde daha derinden hissetmek.
      Tüm çocukluğum bir kayısı ağacının üstünde geçmişti.Yalnız maymun.Şimdi çalıştığım yerin önünde de bir kayısı ağacı var çok şükür.Artık çıkamasam da bazen dallarını seviyorum çaktırmadan. Hayatımda kim varsa hepsinin toplamı bana bi ağaç gölgesi kadar huzur vermiyor.Yoldan geçen kamyonlara,tur otobüslerine,bitmeyen tükenmeyen arabalara bakıyorum.Bana çok az kalan yeri kestirmeye çalışıyorum.Deliriyor muyum bilmiyorum ama giderek daha fazla hissediyorum. Bişey geliyor ve gelen her ne ise bana hiç de iyi birşeymiş gibi gelmiyor.Kendimi savunmak da istemiyorum artık.Savunacak bişey kalmadığından belki.

20150411

x

Yarın yine iş var, sana pazartesi sendrom gülüm, bana ömür sendrom! İlerde desinler bu sendromun tanısı, adı, sanı Serhat Neşesikeder tarafından konulmuştur desinler.Bunca sene yaşanır mı lan diye korkanlarda görülüyor desinler.Bu da istemeden teşhis ettiğim bi rahatsızlık işte.Şahsen ben kendimi hep hastalığın görüldüğü ilk insan olarak hayal etmişimdir.Kalp kanseri mesela.
kalpkanseri (lat:corcanser) : anlayışsız insanların,hastalıklı zihinlerin insanın kalbini kemirip bitirmesiyle oluşan rahatsızlıktır.Hastalarda yaygın biçimde b12 eksikliği, beyinde yanık ve alkole yatkınlık görülür.Hastalık ilk kez 2015 yılında türkiyeli bir serhatta görülmüştür.
Bence şahane olurdu azizim.
Neyse konumuz bu değil.Tarihe not düşelim.11nisan2015: gözlerinin içine bakmak istemedim.Bu anlayışsızlığın farkında olmadıklarını görmekten korktum.Nasıl yaşayabildiklerini anladım.-mış gibi yapmayı ezberleyişlerini.Anlaşılan kudretli gen biliminin istisnasıyım.

Bikaç bira masalı

Adaya gidelim, bisiklet bineriz.Yüz kere saate bakalım  zaman çabuk geçmesin. Eski'memiş evler görelim.Balkonlarını kıskanalım insanların.Yolda dans edelim.Kutlanamamış herşey için. Kendimi kandırabilir miyim bilmiyorum ama işte bir günüm gıcır geçsin istiyorum.Hiç derdi olmayan burjuva piçlerine imrendiğimden midir nedir.Bilmiyorum.
Bir de koşalım istiyorum.Damarlarımız patlayıncaya kadar koşalım.Sigortamı yatıran işyerinden kaçalım, türk aile yapısından,la'y'iklerden ve osmanlı torunlarından,dereotundan ya da tereotundan, yıkanmamış ellerden,halimize edilen şükürlerden,bizden kötü durumda olan fakirlerden,misafir evindeki kötü çaydan,hayırlısından,amcaoğlundan,hemşehriden,sınıf arkadaşından,yağmurda açılan şemsiyelerden,ve şemsiyelerin her türlüsünden,beterin beterlerinden, yetmişiki milletten gelen in,cin,orospu,cazu sülalesinden...Kaçalım.Biraz da biz namert olalım.
Koşarken ölürüz belki,yakalayamadı bizi ibneler deriz.1987 den beri koşmuyorduk iyi oldu deriz. Sonra masal bu ya hep mutlu yaşarız.

20150409

995

Gençlikte herkesi yenemiyorsun, yıllar geçtikçe dava değişiyor.Herkese yenilmeyim bari diyorsun. onla da kalmıyor ki mevzu, herkes nerdeyse sen ordan uzaklaşıyorsun. Vazgeçsen yetmiyor, bıksan herkes bıkmış, tiksinmeye kalksan biliyorsun ilk başta tiksineceğin kendinsin. Zombiler sadece filmlerde mi sanıyorsun?
Bir de dalgasına oynayanlar var.Hayatlar güzel.Tüm maçları gazozuna.Sen de amma umutsuzsun diyenler familyası, dur bakalım hayat neler getirir bilinmez diyenlerle teyze çocuğu. Sen de mutlu olmayı bilmiyorsun diyen alim tayfası.Uğraşma hiç bi küfür yetmiyor soylarına soplarına.
Pazar öğleden sonra evin antresindeki boşluk kadar acımasız olmamalı belki hiçbişey ki ben bunu anlatamam.Hiç şiir okumamış adamlar nasılsın diye soruyor bazen.İyi olunur kötü olunur nasıl olmak başka nasıl olur aklı almıyor.
Nereye gittiysem vaktinden erken gittim bu zamana kadar.Ne geldiyse başıma: hep geç kalmaktan. Bi bıraksalar,beni bana bıraksalar, beni derdimle bıraksalar.Çok şükür'lük dertler kıvamına getirebilirdim hepsini.Lakin iki gözüm; Benim iyiliğimi isteyenler olmasa.Kötülüğünüzle ne de güzel savaşırdım.Onlara sorsan herşey benim seçimim.İyi de anambabam ben seçebilcek kadar içinizden biri değilim.
Gel gör ki nerde Müzeyyen çalsa kalbim sızlamıyor artık.Üzülemiyorum içemediğim rakılara. Dünyanın tüm kitaplarını okumadan ölmek bi hüzün meselesi değil artık. Beni bana bırakın değil mesele.Bana da biraz "ben" bırakın.Böyle dediğime bakma.Kalmayacağını biliyorum.Kanser gibiler mirim tüketmeden bırakmazlar.
Tükenmek mesele değil azizim.Yanarım  yanarım da arkamdan neden tükenmeyi seçti diye soracak olmalarına yanarım.Sahi azizim.Bizim hayatımızda hangisi seçimdi?

20150407

27


Herşeyi akşama erteleyip -herşey dediğim de ufak tefek saçmalıklar- akşam olunca da öyle kalakalmak. Adam evlenmiş,çocuklar büyütmüş,akşamları misafirliklere gidiyor, hanımla market alışverişine çıkıyor,eşi dostu arıyor,halı saha maçına gidiyor,haberleri izliyor...Hayran olmamak elde değil.
İnsanın yaşama güdüsü cidden harikulade.Harikulade bi hayalkırıklığı. 
Ben mesela sadece duvara/tavana/kirişe ameleliğin ne kadar yansıması varsa işte ona bakabiliyorum akşamları.Yine de çabuk geçiyor akşamlar.İnsanlar bunca işi nasıl yetiştiriyor, merak ediyorum. Neden yaptıklarını anlamışlığım hiç olmadı zaten.
Oburluğum tutuyor bazen.Sen bilmezsin.Arasıra ben acıkırım.Bi hafta patates kızartması yerim mesela.Aynı şarkıyı üçbindefa dinlerim.Bütün tatlılarım sufleye döner ya da.Sefilleri özler yeniden başlarım.Yeni bişey keşfetmeye mecalim olmadığından ya da bulduklarımın çok güzel gelmesinden bilmiyorum.Şu ara Sezai Karakoç'la geçiyor akşamlar.Bu adamla rakı içebilmeyi ne çok isterdim.
Bu arada bugün ihtiyarın birine nasılsın diye sordular.Buna da şükür dedi. Sana da bu kadar hüzünlü gelir mi bu cümle? Ben yıllardır kimden duysam içim acır.Ne güzel demişti adamın biri.Tanrı'lar merhametleri olmadığı için Tanrı'dırlar.Neyse.
Dün ördek kovalamıştık,bugün hindilerden çok yaşa diye selam aldık.Bugün de nasip olmadı Türk kahvesi içmek,sevdiğimizin elini tutamadık.Bir günü de böyle harcadık.Ben uzun uzun anlatmaya çalışıp anlatamadım.Tek cümleyle bağlayıvermiş hoca:
"Ben yaşamıyor gibi yaşamıyor gibi yaşıyorum"

070420152156

20150402

1/2

-Hangi yıldayız diye sordu.Hangi takvime göre diyemedim tabi.Sana göre mi bana göre mi de diyemedim.Anlık bişeydi, kibrim depreşti.Niye bu kadar mutsuzsun diye sorarlar bir de.Bu salakla aynı yılı yaşamanın hüznü'yle başlayabilirdim mesela.

-Benle yatmak istediğini söylemeseydin şimdiye yatmıştık demişti kızın biri, eski bi zaman diliminde. Hayatın sırrını vermişti.Farketmemiştim.Farkettiğim zaman da hayata karşı ilgimi kaybetmiştim.

-Keşke daha iyi anlatabilseydim.Keşke sen daha iyi anlayabilseydin diyemedim hiç bi zaman. İki taraf da yalnız kalıyorsa ne farkı var dersen.Onlar kendilerine katlanabilirler.Ben kendime katlanamıyorum.Daha iyi anlatabilsem ben de ona katlanabilirdim.Ama kendime?Asla.

-Ellerini yıkamadan sofraya oturuyorlar.Sonra bana neden iştahsızsın diyorlar.Al küçüğü vur büyüğe.Yaşama iştahım da böyle böyle kaçmıştı.

-Sen bile göremiyorsun beni.Hayatım'daki tüm sen'lere hiç söylemedim.Benim en ağır cümlem buydu. O kadar ağırdı ki benim için hiçbirine söyleyemeden efendiliğimin dibine battı.

-Delirmedim ama az kaldı.Ve ne hüzünlü olucak benim delirmem.Sonunda dediğimize geldi diyecekler.Biz haklı çıktık diyecekler.Normale döndü nihayet diyecekler.Madem sonunda onları haklı çıkartıcaktım niye bu çileyi çektim diye soracak olursam.Cevabım bu cümlede saklı. Çileme ayıp olmasın diye.Onları haklı çıkartmayım diye.Ve en önemlisi bir gören vardır sandım.Ben, sen demeye Allah'la başladım.

-Ne güzel demiş adam.Daha,daha,daha
Dahası çok sonra.

20150401

01Nisan2015/20:48
İyi ki sigara var,gerçekten iyi ki var.İyi ki alkol var.Zeki Müren ve Neşet Ertaş da tabi. Kalan herşey olmadan yaşanabileceğinin ispatıyım.4 parça mal alıp,kapıyı çekip dünyadan çıkmış gibiyim.Pişman değilim.

20150325

Olumlu düşünelim.

Adam, araba almış diğer adama hayırlı olsun diyordu.O da saol abi daha iyisi senin olsun diyordu. Birisi evlenince de hayırlı olsun  deniyor muydu acaba?Evlenen de saol abisi daha iyisi senin olsun diyor muydu?

Ben o sırada sigara içiyordum.Karayoluna bakıyordum bi yandan -ki bence karayolları çok mühim.Bir şehri diğerine bağlıyor düşün.Ben mesela gidemiyorum.Gidenlere bakıyorum yine. Twitterdaki hem yaşlı hem kel hem umutlu adamlar gibi bakmak istiyorum hayata.
Yarını bugünden daha iyi yapmalıymışız.

Yaparız Paşam yaparız da kokain hala çok pahalı.Onu napcaz.

Çok sinirliyim çok öfkeliyim.Öfke beynimde kanuni dönemini yaşıyor.((Hani kanuni zamanında imparatorluk en geniş sınırlarına ulaşmıştı ya o açıdan (twitter eblehleri gibi söz söyleme sanatı vol.5))

Konuya giremedim hala evet kokain pahalı.Ben çok öfkeliyim.Canım burnumda.Bir de yarını bugünden daha iyi yapmam gerekiyor.Kızıldeniz civarında yaşasam ortadan ikiye ayır diyeceklerine de eminim.Her söylenene neden aldırıyorsun dersen çünkü haklılar.Herşeyi yapmam gerekir yarını bugünden iyi yapmalıyım.Mükemmel bir evlad olmalıyım.Yarın'ın personeli kurumsal gülümsemenin gamzesi olamıyorsam suç bende.Ya delirmem ya bunları yapmam gerekli.Hala deliremediysem yine suç bende.Kaybet kaybet yani.Hayatımdaki tek prensip.

Ben bunları kimseye söyleyemiyordum.Söyleyince sabret Allahtan umut kesilmez deniyordu.Bunu bana niye söylüyosun ki git camiye Allah'a söyle.Bak de Serhat herşeyden umudunu kesmiş de, ben de ona sabret Allah büyüktür dedim de.Bak bu kadar insan benle aynı fikirde sen de Allah olarak bu büyüklük iddialarında bize biraz yardım et de.Artık kimselere umut veremez olduk de.Sen Allahsın büyük düşün de.Bişeyler de işte.

Neye sabredicem lan ben.Hangi birine sabredicem.Niye hep ben sabredicem.Sonu selamet derler bi de benim için değil sabır için.Kişisel tecrübe sabrın sonu kıyamettir.Beyninizde kıyametler kopar. Şu an ben de olduğu gibi neyse.
Bende eee verecek akıl yok zaten.Yapabiliyosanız yarını bugünden iyi yapın, bana da ordan bi Efes açın.

20150322

V

Sanırım bu sana son mektubum Kemalettin.
Bilirsin bende hep bolca kibir oldu.Kibir ve aptallık birbirine uyum sağlayamadığından biraz mazoşizm'le yapıştırmak gerekti ikisini.Ne kadarına dayanabileceğimi görmek istedim. Bilirsin yaşamak hep galip gelmek zorundadır.Artık biliyorum ki sebep ister aptallığım ister korkaklığım ister şanssızlığım olsun değişmeyecek; haliyle karşılaşacağım sonuçlar da.

İçimde beni ayakta tutan iskelenin parçaları birer birer eksildi.Ve ben göremedim, görsem de yapılabilecek pek bir şey yoktu zaten.Ne kadarına dayanabileceğimi görmek için yürüdüğüm yol bitmeyecek ve ben artık nerede durmam gerektiğini biliyorum.Hala zor, ama kaç adım kaldığını bilince kolaylaşır belki.

Sana bahsetmeden olmaz, geçen işyerinin önüne park etmiş kamyonun çamurluğunda "hakettiğin yerdesin" yazıyordu.Kendime baktım.Hakettiğim yerdeydim.Önüme çıkan tek kapıdan geçmiştim. O kısmıyla sorunum yoktu.Hakkımın tek bir kapı olmasına içerlemiştim.Fazla içerliyor olmam hep sorun oldu.Fazla düşünmek, fazla önemsemek, ve önemsememin gerektiği söylenen konularda hep üşenmek.

Geçen bir yerlerde duydum.Sen de bil istedim.Hayatın sırrı diyordu "ne zaman gideceğini bilmektir"
Şehirlerden,dostluklara ya da ilişkilere... herşeye uygulayabilirsin.Mektubu yazma amacım da oydu sanırım.Benim artık "kendimden" gitmem gerekli.Şaka şaka bunu yapalı çok oldu.Sadece artık kendimi geri alamayacağımı kabullenmeliyim.

Bilirsin bitirmek konusunda iyi değilimdir.Ama sanırım öğreniyorum.
Vesselam.
Kendine iyi bak müdür,selametlerimle.
İmza
godsy neşesikeder.
22mart2015

20150314

364258


Dikili ağacım yok,melikgazi mezarlığında altı kabir sahibiyim. Hepsi de aynı şeyi söyler.
Biz zaten çoktan ölmüştük.Tek cümle kurabildiğin sınav sorusu gibi.Kurallı yaz,devrik yaz, ne yazarsan yaz aynı cümle.36,42,58  öldüğümüz yaş önemli mi, hep aynı cümle bizimkisi.21 inde leylekli köprüden atmadıysak kendimizi, ille de onkolojiden çıkma kağıtlar beklediysek efendiliğimizden. 
Bu evde tek bir tıkırtı yok, içim çanakçı deresi.Yüzmeyi öğreneyim diye girdiğin vefakat öğrenemediğin, yüzme bilmediğin halde boğulamadığın. Ne bok yediğini anlamadığın... 
Aklımda vasiyetim yazılı, adem elması değil bendeki özür yumağı.Havvadan muaf Adem'ler familyasının son halkası.
Hayattan umut kesilmez ki diyen sevgili abim.Kesilmeyen umutların hikayesi çok bende.İşe yaramaz Temmuzun birinde rakı saati beklerken içilen çaylar eşliğinde "çocuğumun adını Umut koyucam" demişti adam.Bir umut olur belki bize. Umut şimdi on yaşında ve oldukça öksüz, gayet yetim. 
Yalnızlık Allah'a mahsus yalnız yalnız nereye kadar diyorsun.Biliyorsun şirk çok günah lakin bizdeki yalnızlık;o mahsusluğun bize mahsup edilmesidir. Biliyorum anlamıyorsun.
Hep böyle gitmez diyorsun.Hep'e gerek yok sayın abim.Bi kere gitti.Pir gitti.Beni bıraktı gitti. Ben kendimle napardım düşünmedi gitti.O beni hiç sevmedi gitti.Ben de kendimi hiç sevmezdim. Kötülüğe bak,beni bana bırakıp gitti.
Sen ne kadar kör var bilir misin? Geldiğini görmezler. Görülmemeyi bilir misin? Ha senin körler ülkende tek gözlüler kral olur.Buralarda gözünü oyarlar adamın.Körün başına kral olmak bize göre ayıp olur. Görmediğimden değil yani.Bekliyorum.Bu yaşıma kadar; iki japon balığı,bir vefasız,bir tayin bekledim.Sırayı bozdum arada kendime gelmeyi bir de emeklilik bekledim. İnanır mısın hiçbiri de gelmedi.Öğreniyor insan gelecek bişey değil, benden bişeyin gitmesini bekliyorum. 
Baydım artık biliyorum.Az kaldı bekle,ellerinden öpüyorum.

20150313

pudra

Alışamamaya alıştım.Yarımlığa,sakatlığa,eksikliğe.İnandıramamaya.-Mış gibi yapmaya alışamadım. Öğrenemedim,  öğrenmek istemedim.Çirkine çirkin dedim, ama yüreğin güzel diye eklemeyi ayıp saydım.
Pek teselli bulamadım.Bulabilsem daha acınası olurdu zaten.Kırıp atmak daha doğru geldi çoğu zaman. Duru bir şey arıyordum.İçimin bulanıklığı ondandır. Takıntı yaptım.Hazır hayatın her alanında berbatlık konusunda muvaffaktım; bir istisna parantezine alabilseydim eğer tüm hayatı kurtarmış sayacaktım.
Çok halim-selim adamdım.Aman da ne efendi çocuktum.Pek bir sessizdim. Beni rahat bırakmaları için daha nicelerini olurdum.Nasıl bi yakıştıysa efendilik bana.Bırak elleri, elim kolum saydıklarım da, oturup dert yandıklarım da hamur misali yoğurmaya başladı.Sanki beni hiç bilmemişler, oturup hiç rakı içmemişiz,sanki benim kafam çok yerindeymiş,sanki her derdim bitmiş de oturmuş leylek avlıyorum gibi.Canları sağolsun.
Hayatımın en kara sevdası Ankaraydı sanırım.Koynunda kalamadığımdandır belki.Hayatıma kıble yaptığımın cezasıdır ya da.Her neyse.Bir gecede bütün sokakları yıkıldı.Umarım bir daha gitmek zorunda kalmam.Ben bu cümleyi kurabildiysem bu hayattan daha ne beklenir bilmiyorum. Aslında artık pek de bişey bilmek istemiyorum.
Her defasında pişman oluyorsam,unutkanlığımdandır.Her defasında diyordum "alnıma kazıtmalıyım belki unutma diye"
gerek kalmadı azizim, yanıyorum en çok da yanık izinin geçmeyeceğini, artık istesem de unutamayacağımı bildiğim için yanıyorum.
13 mart.

20150226

&

Kişisel tarihimize not düşmemiz lazım, o yüzden yazıyorum Kemalettin ve ne önemi var: Bilmiyorum.Dün tayinim çıktı 80 km.öteye.Herşey gerçek, hiçbişey mümkün değil.

20150223

Kefaret


İçimi öldürüyorlar Kemalettin.
Ağlayamıyorum.
Ağlamak hep çok zor oldu benim için.Bu bir hak meselesiydi.Ben o hakkı kendimde hiç görmedim. Başıma ne gelirse bana müstehaktı.Yürürdüm geçerdi, içerdim geçerdi, geçmiş gibi yapardım geçerdi, eğer hala geçmemişse yüreğimdeki sıraya geçerdi.İçli bi hüzün: sıra no 156, yaklaşık bekleme süresi 3 yıl.
Ama işte inattım.İçimde bi hacıyatmaz.Tanrı dişiydi Kemalettin. İki dakka erkek olabilse sorardım hesabını.Lakin artık gözüm kesmiyor.
İçimi öldürüyorlar demiştim ya, galiba bitti.Yenecek bi parçası kalmadı ruhumun. 
Kabil gibiyim Kemalettin.Verdiklerim yetmiyor.Aslında şunları şunları da verirsen.... diyorlar. Kimse de demiyor ki ulan senin suçun değil Habil'in yavşaklığı.
Ayakta duramayan bi talihi "tay tay" tutmaktan yoruldum.Sizin olsun.

230220151858


20150210

Çok

Şimdiki zaman hatırlanır mı?Unutmaya bu kadar gönüllüysen evet.
Bana şimdiyi hatırlatacak ne çok şey var.Buradaki "çok" şöyle sesleniyor:Ne demek hatırlatacak, unutmak ne zaman haddin oldu ki bizim işimiz hatırlatmak olsun. Bizim; yani 72milletten gelen ne kadar orospuçocuğuysak, cahilliğimizle gurur duyan kaç insan evladıysak veyahut saçma sapan bir ihtimalsek,o kadar da olmaz artık dediğin her neysek, durmadan beyninin içindeysek... senin de şimdi'yi unutma hakkın yok Serhat efendi.
Ne zaman yenilsem aklıma "sen" geliyorsun.Sen dediğim olamadığım herşey.Çok sık yeniliyorum. Gerçekten öyle miydi unuttum ama farz-ı misal sike sike hem kurallı hem bileşik hem nice yenilgilere gebe.Eyvallah diyorum, uzanayım şöyle.
Ne kadar kötümsersin diyorlar.İyi ya işte bi zamanlar ne kadar iyimser olduğumu var sen hesapla. Kim derdi bigün gelicek, en büyük başarım olacak nefes almak.Israrla savunacağım bunun ne kadar büyük bir başarı olduğunu.Tüm "siz"ler anlamayacak.
Olmak istediğim bi ben kalmadığında farkettim gelecek zaman diye bişey olmadığını.Sen kızından pay biçersin seneye okula başlar.Evet zaman sana gerçekten gelecektir.Biraz daha diz ağrısıdır benim için,yeni bir tür yavşak görmeyecek olmamın çünkü görülebilecek her türlü yavşaklığı görmenin tembelliği "gelmeyecek" zaman.
"Sevgilerimle" deyip bitirmek isterdim.Yazıyı değil hayatı.Lakin sanırım olmayacak.Herşeyi almışlar,bana sevecek pek bişey kalmadı,bir zamanlar sevebildiğim gerçeğinin acısı dışında. O da zaten kar etmedi.Aşktan falan bahsetmiyorum.Havadan,sudan.
Umutsuz yaşanır mı hiç sorusunun hazin bi cevabıyım.İşte hepsi bu kadar.

Powered By Blogger

  © Blogger templates 'Neuronic' by Ourblogtemplates.com 2008

Back to TOP